Tankların Tarihi Günceli

ATG 147 - HAPİSHANE TANRISININ BÜYÜK KİTABI

Eylül 05, 2016
Çeviren: Black Wall – Düzenleyen 1ghostdreamer – Yayıncı: Useless


ATG 147.BÖLÜM - HAPİSHANE TANRISININ BÜYÜK KİTABI

Yun Che sadece budanın büyük yolunun ilk yarısını kavramasına rağmen, iyileştirici yetenekleri son derece şok edici idi. Yun Che küçük peri den tek darbe almasına rağmen onun yaralanmaları, iç yaralanmalar veya diğer yaralanmalar olsun çok şiddetli kabul edilirdi, ama birkaç gün boyunca neredeyse bütün yaralanmalardan kurtuldu. O ne kadar tıp tekniğinde yetenekli olursa olsun, ‘Budanın büyük yolu ‘ olmasaydı, tıbbi uzmanlığı ne kadar iyi olursa ne kadar büyük rol oynasa da iyileşmesi en az bir ay sürerdi.

Yaralanmaları iyileştikten sonra, Yun Che bazı gıdalar hazırladı ve derin yetiştirme kulesine döndü, o derin yetiştirme kulesinde kaynak gelişimi ve budanın büyük yolunu birlikte geliştirmeye devam etti. Lan Xueruo birkaç gün boyunca onu ziyaret ediyordu, ama çoğu zaman onu bulmak mümkün değildi, bu yüzden o sadece sessizce odasına bazı iyi yemekler ve elle toplanan giysiler bırakıyordu. Bazen o lojmanına geri dönerse diye lan xueruo onu görme ümidiyle arada sırada lojmana geliyordu. Lan xueruo uzun süre kalmadı ama aceleyle de orayı terk etmedi; her zaman sıcak bir şekilde gülümsüyor olsa bile, Yun Che gözlerinin derinlerindeki endişeyi görebiliyordu.

(Ç.N maşallah adamdaki göz değil mercek nerden gördüyse onu ☺ )

Lan xueruo konuşmak için inisiyatifi ele aldı ve Yun Che’nin asla endişeleri hakkında soru sormadı. Sadece gelişimi için soru sordu.

Bu gün, Yun Che yetiştirme odasında aniden gözlerini açtı. Gümüş bir ışık geniş bir şekilde bedenini kapladı ve küçük bir gümüş pagoda ( uzak doğu tapınağı anlamına geliyor sembol gibi düşünün ) başının üstünde çıktı. o anda sanki başka bir dünyaya maruz kaldığını hissetti, son derece tanıdık yetiştirme odası olmasına rağmen, gördükleri, duydukları etrafta ki kokuların son derece farklı olduğunu hissetti.

Çevresinde olan şeyler değişmemişti, ama tüm vücudu değişmişti.

Gözleri daha saf hale gelmiş ve zeminde bulunan her tozu ve lekeyi ayırt edebiliyordu. Sakinleştikten sonra havada hafifçe akan sesi bile duyabiliyordu. Derisi yeni doğmuş bir bebek gibi, hatta daha yumuşak ve temiz olmuştu ve hatta dış derisi güzel bir parlaklık içeriyordu. Pürüzleri tamamen yok olmuştu ve bir kadının bile gıptayla bakacağı bir hale gelmişti.

Budanın büyük yolunun ilk aşamasının resmen ustası olmuştu.

‘’sadece iki aylık bir zamanda beni yine hayrete düşürdün’’ duvara karşı sırtını yaslayıp uyuklayan jasmine gözlerini açtı ve Yun Che’ye baktı onun şeytani anlama yeteneği onu yine şok etmişti.

Yun Che aniden ayağa kalktı aklında bir fikir vardı ve gökyüzü zehir sedefinden overlord kutsal kılıcı çağırdı, sıkıca iki eliyle kavradı ve vücudunun önüne yatay tuttu. Bu sefer ‘kötü ruh’ u açmadı hala daha önceki gibi ağır olsa bile… Sürekli bir şekilde 1950 kg ağırlığında ki kılıcı tutmayı başardı, hala güzel bir şekilde kontrol edebiliyordu. O sanki 250-300 kg bir silah tutuyordu sanki.

Yun Che koluyla vücudunun önünde bir yay çizdi, ağır kılıcı dans eder gibi salladı.

‘’woshh…’’

Neredeyse iki bin kg ağırlığında olan bu kılıç savrulurken, kükreyen bir fırtına benzeri bir ses çıkardı. Yun Che’nin adımlarından onlarca metre uzakta olan jasmine bile ağır bir kuvvetin üzerinde kükremesini hissetti. Derin yetiştirme odasında ki hava aniden kaolitik oldu derin yetiştirme odasını koruyan mühürler bile hafifçe titriyordu.

Hafif bir kılıç güçlü isabetli ve tehdit edici olabilir, ama toptan imha, eşsiz zulüm hissi ve gökleri harap eden ve yeryüzünü parçalama yeteneği gibi güçlere asla sahip olamaz, sadece ağır bir kılıç bu tür yeteneklere sahip olabilir.

Hatta hava ürpertici oldu ve çıkan ses yun Che’nin gözlerinin açılmasına sebep oldu… Her bir savurmada büyük bir gökkuşağı gibi yukarı doğru eğilimli bir pirzola hissi verdi. Bedeni döndü, vücudunda ki tüm kan kaynamaya başladı ve pervasızca elinde ki ağır kılıcı salladı, tamamen zalim ve sağır edici bir ıslık sesi yankılandı. Yun Che önünde bir dağ olsa bile o tek bir saldırıyla ikiye bölmesi mümkün olacaktır ve on bin atlı ona saldırsa bile tek bir saldırıyla durdurabileceğini hissetti.

‘’haaa!!  ‘’

Bir sonraki saldırıda, Yun Che ağır zemine vurdu.

‘’bomm!!!’’

Derin bir enerji ile korunan ve kıyaslanamayacak şekilde sağlam olan derin yetiştirme odası, gerçek kaynak aleminin gücü ile zarar verilecek bir şey değildi. Fakat Yun Che’nin bu saldırısı karşısında tüm zemin şiddetli bir şekilde sallandı ve muazzam bir gürültüyle beraber yerde metrelerce uzunluğunda bir çatlak ortaya çıktı. Uzun bir süre çatlaklar ortaya çıktıktan sonra yavaş yavaş koyboldu.

On ya da öylesine sürekli saldırılar sonrasında, Yun Che zaten nefes nefese kalmış ve terden sırılsıklam olmuştu. Ağır kılıç ile kendini desteklerken, yere oturdu ve heyecanlı bir şekilde yüzünde oluşan gülümsemeyle alnında ki terleri sildi. O içtenlikle bu kılıcı seçerek doğru bir karar aldığına inanıyordu.

Jasmine başını sallayarak yürüdü ve dedi ki ‘’ beklediğim gibi resmen ‘Budanın büyük yolunun ilk aşamasına girdin ve bu ağır kılıcı kullanabiliyorsun. Ama bu tamamen kontrol edebileceğin anlamına gelmez. Şimdi zaten bu kadar kısa süre içerisinde kullandın, yorgunsun. Başka bir kişiyle mücadele etmen mümkün değil. ‘’

(Ç.N. BUDA’mı gol değil be, ı want to see gollll ☺ )

‘’Yani, sonra ki ay için senin görevin bu ağır kılıcın ağırlığı ile rahat bir şekilde hareket etmek ve iyi bir şekilde kontrol edebilmek için ise’’ jasmine ciddiyetle şunları söyledi ‘’ şu andan itibaren kılıcı gökyüzü zehir sedefi içerisinde saklamayacaksın, tamamen tükenene ve dermanın kalmayana kadar eğitimine devam edeceksin ve ayağa kalktığın an bu ağır kılıcı eline almak zorundasın, yemek yerken ya  da bu yeri terk etmen gerekse bile bu ağır kılıcı taşımak zorundasın, hatta bir an için bile vücudundan ayırmayacaksın! Bunu bile ve kendi kol veya bacağın gibi ağırlığından hiçbir rahatsızlık hissetmeyene kadar bunu yapmaya devam edeceksin! ‘’

‘’Tamam’’ Yun Che hiç tereddüt etmeden doğrudan kafasını salladı. Jasmine bunları söylemeseydi bile hala aynısını yapardım. Ama hemen ardından kafasını iki yana salladı; ‘’ hayır… Derin yetiştirme odasında bir an için elimden bırakmayacağım, ama bazen ben buradan ayrılırken, sırtımda taşımam mümkün değil.’’

‘’Neden?’’ jasmine ince kaşlarını hafifçe çattı.

‘’benim daha önce neden iki tane yararsız teknik seçtiğimi biliyor musun?’’ Yun Che daha sorusundan sonra anlatmaya başladı. ‘’Nedeni çok basit. Bir nedeni ben üç ay boyunca kaynak yetiştirme tekniklerinin bir hiç olduğunu ve ben sadece yıldız tanrısının kırık gölgesini geliştirirken kaynak gücümü geliştirmek istedim. Ben kasıtlı olarak insanların benimle alay etmesine ve iki işe yaramaz çöp tekniği aldığımı bilmesini istedim. Ben ve ‘Murong Yi arasındaki eşitsizlik konusu çok net ve onu yenmek hala çok zor olacak, bu üç ay içerisinde yetiştirmesine konsantre olursa bu çok daha zor olacak çünkü. Muyong Yi bir iç saray öğrencisi olduğu için, kesinlikle benim kaybetmem mümkün olmaz… Maçtan önce ya da maç sırasında içine kuşku düşmesini ve bana temkinli yaklaşmasını istemem. Sadece benim yapabileceğim şeyleri tahmin etmesini istemiyorum.’’

‘’ o ve diğerleri benimle alay ediyor ve benim kibirli, cahil ve gülünç bir insan olduğuma inanıyorlar. Böylece ben ağır bir kılıç ve iki çöp teknik seçtim. Ayrıca gücümüzde büyük bir fark olduğuna inandığından bana karşı her hangi bir uyanıklığı olmayacaktır. Kavga sırasında herhangi beklenmedik bir kaza olmayacak. Ama eğer ben dışarıda bu 1950 kg ağırlığında ki kılıcı zahmetsizce taşırsam bu büyük bir kargaşaya sebep olur ve Murong Yi bunu duyarsa kesinlikle bana karşı tetikte ve uyanık olacaktır’’

Yun Che nin konuşması bittikten sonra, jasmine yandan kibirli bir şekilde homurdandı. ‘’ Genellikle kibirli ve kendini beğenmiş davranan, kibirli bir hava ile kendini sunarsın, ama şimdi böyle ihtiyatlı davranıyorsun, bu yüzden kendinle çelişiyorsun.’’

‘’hayır, hayır, bu hiçte çelişkili değildir.’’ Diye gülümserken şunları söyledi: ‘’ kibirli ve küstah olmak sadece başkaları için bir gösterim şekli, ama ihtiyatlı olmak her zaman kalpte saklı olmalıdır ve başkalarına göstermek gerekli değildir. Birincisi tamamen kaygısız yaşamama izin verir ve ikincisi daha uzun yaşamama izin verir bunda hiçbir çelişki yok.’’

‘’hıh, sen derin yetiştirme odası dışında ne yapmak istiyorsan yapabilirsin. Ama bu ay içinde sen derin yetiştirme odasında bir an bile ağır kılıcı elinden bırakmayacaksın. Tamamen tükenmiş ve kalkman mümkün olmadığı zamanlarda bile hala yapacak bazı şeyler var.’’ Jasmine konuşması bittikten sonra, gözleri uzaklara daldı ve sanki bir şeyler hatırlamış gibiydi; hatta sesi önemli ölçüde yumuşadı: hapishane tanrısının büyük kitabı. ‘’ Tüm çaban ile anlamayı dene…

‘’Hapishane tanrısının büyük kitabı?’’ Yun Che hemen düşündü; ‘’ Daha önce söz ettiğin ağır kılıç kullanan kardeşinin tekniği mi? ‘’

‘’doğru.’’ Jasmine yavaşça başını salladı ve Yun Che onun gözlerinde ki derin kederi görmesine izin vermemek için küçük yüzünü çevirdi. Uzak ve soğuk bir ses ile söyledi ‘’ abim hapishane tanrısının büyük kitabının bu dünyada ki en güçlü ağır kılıç sanatı olduğunu belirterek; bunu yetiştiren kişiye büyük bir ağır kılıç üstünlüğü ve gücünü sergilemesine izin verecektir ve bu dünyada sadece abimden bu tekniği gördüm ve abimi izledim ve ben bunu merak ettiğim için içimden saygısızlık hissettim. Bir yıl sonra ben istemeden bu sanatın temel tekniklerini ve kılıç sitillerini kavradım. Ben silah olarak hançer kullandığımdan dolayı bunu kullanamadım. Ama bunu emanet edip kullanacak bir kişiye vereceğim günün geleceğini asla düşünmemiştim… Şimdi sana abime olan sevgimden dolayı kılıç sanatının temel aşama ve ilk kılıç sitilini emanet edeceğim, önümüzde ki Ay’a kadar anlayabileceğin tamimiyle senin kapasitene ve anlama yeteneğine bağlı.’’

‘’Ağır kılıç sanatının temeli, ağır bir kılıç kullanarak avantaj ve dezavantajları ve dezavantajlarını en aza indirirken avantajlarını maksimize etmek temelini kapsar. Eğer temel kılıç tekniklerini öğrenebilirse çok güçlü olacağı söyleniyor ve tamamen ağır kılıç ellerindeyken, ilk kılıç saldırısı gökyüzü kurdunun kesişi (Sky wolf slash) anlaman mümkün olacaktır. Hatta hapishane tanrısının büyük kitabının büyük gücü tamamen beklentilerini aşacaktır.

Jasmine konuşurken parmağını kaldırdı ve iki kaşının ortasına dokundu. Yun Che’nin zihninde temel kılıç tarzı hapishane tanrısının büyük kitabı ortaya çıkmaya başladı. Başkaları için bir ay içerisinde bunu anlamak mümkün değildi. Ama jasmine başından beri birçok kez yun Che’nin şaşırtıcı anlama yeteneğine şahit ve şok olmuştu. Jasmine Yun Che’nin bunu başarabileceğine inanıyordu.

Kaynak sanatının formülü yun Che nin zihnine girdiği gibi bedenini büyük bir şok duygusu sardı. Sadece temel teknikler olmasına rağmen yun Che ‘ hapishane tanrısının büyük kitabından’ açıkça zorba bir duygu, büyük bir şiddet, benzersiz bir şekilde heybetli bir zulüm ve zorba bir duygu hissetti. Sadece kaynak sanatın temelleri olmasına rağmen böyle muazzam bir güç içeriyordu, bu yönleriyle gerçekten dikkat çekici oldu.

‘’ Orada neden sadece temel aşama ve ilk kılıç sitili var?’’ Yun Che somadan edemedi.

‘’ Ben sadece sanatın temelini ve ilk kılıç sitilini biliyorum; aslında bundan sonra ne gelir bilmiyorum’’ jasmine başını salladı. ‘’ Abim hep hapishane tanrısının büyük kitabını yanında taşıdı. Ölümünden sonra hapishane tanrısının büyük kitabının da abimle beraber dünyadan kaybolması gerekirdi. Sen belki de bu sanatın son mirasçısısın.’’

Yorum Yap "ATG 147 - HAPİSHANE TANRISININ BÜYÜK KİTABI"