Tankların Tarihi Günceli

ATG 143 - ŞEYTANIN YANAN KAN KRİSTALİ

Eylül 05, 2016
Çeviren: Black Wall – Düzenleyen 1ghostdreamer – Yayıncı: Useless


ATG BÖLÜM 143 ŞEYTANIN YANAN KAN KRİSTALİ



Yuanba yetiştirme odasına geri döndüğünde,  dört kişi zaten gitmişti, onların yaralarını tedavi etmek için tıp salonuna sürünerek yâda başka bir şekilde gidip gitmediklerini bilmiyordu. Şu anda Yun Che dış sarayı terk etti ve yüreğinde ki ağır düşüncelerle Kara Ay Ticaret loncasına doğru yöneldi.

Yuanba’nın kaynak damarları hakkında ne düşünüyorsun? Jasmine’in sesi zihninde yankılandı.



Yun Che’nin adımları bir an için durdu ve ciddi bir şekilde sordu.‘‘Zorba İmparator’un ilahi damarları’’ diye konuştuğun şey Yuanbanın kaynak damarları mı? Eğer bu gerçekten varsa kaynak damarlar tam olarak nasıl?

Jasmine’in yanıtı kısa ve zalim oldu, ‘‘Onun kaynak damarları hiç şüphesiz Zorba imparatorun ilahi damarları. Gökyüzü kaynak kıtasında Zorba imparatorun ilahi damarlarına sahip olan tek kişi o. Zalim imparatorun ilahi damarları bazı insanlar için ilahi olarak kabul edilir. Ama onun için sadece işe yaramaz damarlardır’’

‘‘Neden’’



‘‘O damarların zorba imparatorun ilahi damarları olarak bilinmesinin nedeni, o bir kez uyandığı zaman göklere zulmedebilecek bir güç sağlayacak olmasıdır. Ancak bunu uyandırmak için zalim bir kalp, imparator olma ve iktidarın tepesinde olmak için büyük bir güce sahip olma isteği olması gerekmektedir. Zorba imparatorun ilahi damarları uyandıktan sonra her şeyin sahibi ve kendisini imparator olarak ilan etmesi gerekir. O temel kaynak aleminde olmasına rağmen kaynak enerjisini kalınlaştırması ve bir atılım yapması normal bir insana göre on kat daha zordur ve onun temel kaynak alemini kırması ve gerçek kaynak alemine girmesi mümkün değil’’



‘‘Xio Yuanbanın kişiliği zayıf değil, ama o kesinlikle güçlü de değil. Dahası, zalim bir kalbe ya da imparator olma arzusuna sahip değil. Kaynak gücü olarak o sadece çok uzak, onlardan birisine sahip olmaya ne kadar uzak olduğu ortada. Bu yüzden zalim imparatorun ilahi damarları hiçbir zaman uyanmayacak ve bu yüzden ona hiçbir faydası yok, bu yüzden en büyük caydırıcı hizmet olarak ona engel olacak ve o hiçbir zaman gerçek kaynak alemine giremeyecek’’



Yun Che uzun bir süre sessiz kaldı



O jasmine’in sözlerinden asla şüphe etmedi.



Daha zalim ve imparator olma arzusu kalbinde oluşabileceğine inansaydı büyük bir güç elde edebileceği gerçeğini açıkça konuşurdu… Ama bu istek ve arzulara sahip olsa büyük bir güç elde edebileceğini Yuanba’ya söyleseydi bile, bu konuşarak teşvik edilebilecek bir şey değildi.



‘‘Eğer Yuanba zorba imparatorun ilahi damarlarını uyandırırsa kaynak gücü patlayarak artacak mı?’’Yun Che öğrenmek amacıyla sordu.



Jasmine bir süre sessiz kaldıktan sonra Yun Che’nin kalbini önemli ölçüde ürkütecek bir şey söyledi.



‘‘Sadece bir gecede onun kaynak gücü doğrudan… İmparator kaynak âlemine hatta tiran kaynak âlemine girecek! ‘’



——————————–..



Mavi rüzgâr imparatorluk şehrinin kara ay ticaret loncası mavi rüzgâr kara ay ticaret loncasının karargâhı ve imparatorluğun en büyük kuruluşu oldu. Mavi rüzgâr kaynak sarayına gelmeden önce

Lan Xueruo onu özellikle buraya getirmişti, bu yüzden kara ay tüccar loncasını kolaylıkla bulmayı başarabildi.

Yeni ay şehrinin kara ay ticaret loncasıyla karşılaştırıldığında, imparatorluk şehrinin kara ay ticaret loncası sadece muhteşem olarak tarif edilebilirdi.



Kara ay ticaret loncası birkaç on metre boyunda ve birkaç yüz metre yarıçapında bir alanı işgal etti. Ticaret loncasının binasının tümü boyunca tarifsiz bir lüks duygusu yayıldı. Zifiri karanlık bir hilal havadaydı ve ana giriş kapısının üstünde asılı dört kelime ‘’ Kara ay ticaret loncası’’ yazılı pankart güneşin altında bir ışıltıyla parlıyordu.



Yun Che kara ay ticaret loncasının ana kapısının önüne geldi. Kapılar otomatik açıldı ve uzun boylu oldukça güzel görünümlü bir hizmetçi hafif onurlu bir havayla gülümseyerek Yun Che’nin önüne geldi. ‘‘Kara ay ticaret loncasına hoş geldiniz sayın müşteri lütfen girin’’



Yeni ay şehrinin kara ay ticaret loncası sadece küçük bir şube olasına rağmen verdikleri hizmetin kalitesi karşılaştırıldığında onlar doğal olarak bu şubenin karşısında sönük kaldı. Yun Che kara ay ticaret loncasına girer girmez içerisinin muhteşem ve görkemli havası ile şok oldu. Salonda çok güzel kızların dışında çok sayıda müşteri olmaması burayı terk edilmiş bir yer gibi yapıyordu. Ama Yun Che kara ay ticaret loncasının ortak ürün satmadığından dolayı Yun Che bunu hiç tuhaf bulmadı. Özellikle mavi rüzgar imparatorluğunda genel olarak her hangi bir şey satın almak ve ya satmak istendiğinde her şey standart mor kaynak sikkesi kullanılıyordu. Satılan ya da alınan her şey mor kaynak sikkesi üzerinden hesaplanıyordu. Kara ay ticaret loncasında fazla müşteri olmasa bile burası altın bir kovada kar ile doluydu.



‘‘Değerli müşterimiz neye ihtiyacınızın olduğunu sorabilir miyim?’’ Yun Che yi karşılayan hizmetçi kibar ve hafif bir gülümsemeyle sordu.



‘‘Üç kaynak mavi kristale ihtiyacım var’’ Yun Che doğrudan konuya girdi.



‘‘Değerli kristaller üçüncü katta bulunuyor lütfen beni takip edin’’



Hizmetçi hafifçe eğildi, narin bir duruş ile önde yürüdü ve Yun Che’yi üçüncü kata getirdi.



Üçüncü katta tek bir müşteri yoktu, o üçüncü kata girdiği an Yun Che aniden çok güçlü auralar hissetti, bir bakışta üçüncü katın büyük bir alanda nefis yeşim kutular ve ahşap kutularla dolu olduğunu keşfetti. Bir bakışta tek söyleyebileceği bu yeşim ve ahşap kutuların kesinlikle çok yüksek değerlere sahip olduğunu ve burada sadece depolama ve muhafaza amaçlı bulunduğunu anladı.



Aynı zamanda kaynak enerji dalgaları da rüzgârla yayıldı, Yun Che hızla bir tarafı saldırı oluşumlarıyla doluyken diğer yarısının da savunma oluşumları ve bazı görünmez oluşumlarla dolu olduğunu keşfetti. Sıra dışı bir şekilde bu oluşumlara anında başlanmak isteniyordu. Tabi ki, belki de bu birisinin kara ay ticaret loncası içinde çılgınca hareket etmesine neden olurdu.



‘‘ Yaşlı Qiao bu müşteri üç kaynak mavi kristali istiyor’’

Hizmetçi yaşlı adamın önüne yürüdü ve saygılı bir şekilde söyledi.



Yaşlı adam hafifçe Yun Che’ye baktı ve duygusuzca yerinden kalktı. Bir süre sonra o mavi kaynak kristalleri içeren üç yeşim kutu getirdi Yun Che’nin önüne onları koydu ve söyledi ’’bir parça için üç mor kaynak sikkesi, üç parça için toplam dokuz mor kaynak sikkesi’’



Yun Che ticaret masasının üstüne dokuz mor kaynak sikkesini yerleştirdi ve daha sonra üç mavi derin kristali bir kenara koydu böylece ticaret tamamlanmış oldu.



‘‘Eğer değerli müşterimize başka bir şey gerekiyorsa sorabilir miyim?’’ hafif bir gülümsemeyle hizmetçi sordu. Bu kara ay ticaret loncasında her müşterinin loncadan ayrılana kadar bir hizmetçi tarafından istekleri karşılanması sağlanıyordu burada her misafire gerçekten önem veriliyordu.



Yun Che başka bir şeyin gerek olmadığını söylemek üzereyken burnu aniden seğirdi. O görüş alanının solunda, yaşlı adamın sağ elinin arka tarafından fazla uzakla bulunmayan kilitli bir yeşim kutuyu fark etti ve yaşlı adama sordu ‘‘Orada ki şeytanın yanan kan Kristal’inin fiyatı nedir? Eğer fiyatı makulse onu alacağım.



( ç.n gerçekten ne burun var be arkadaş sende adamda bildiğin köpek burnu var )

Uzun bir süre sert olan yaşlı adamın ifadesi hafif bir sürpriz görmüş gibi değişti Yun Che ye baktı ve nihayet şöyle dedi ‘‘Genç adam şeytanın yanan kan kristali son derece uçucu yang türü içeriyor. Dünyada nadir şeylerden bir tanesidir ve bunu gören insanların sayısı oldukça azdır. Nasıl bu yeşim kutuda şeytanın yanan kan kristali olduğunu biliyorsun?



Yun Che hafifçe gülümsedi ve söyledi ‘‘Şans eseri, bu küçük bir kez şeytanın yanan kan kristaliyle temas etti ve son derece uçucu yang aurasına karşı derin bir izlenimi oldu. O yeşim kutuda ki aura oldukça zayıf olsa da, bu aura kesinlikle şeytanın yanan kan kristaline aittir, bu yüzden bir anda bunu tespit etmem mümkün oldu’’



‘‘Hehe, böyle genç bir kişinin bu şekilde bir deneyiminin olmasını hiç düşünmemiştim. Ben bu şeytanın yanan kan kristalinin size ne için gerek olduğunu sorabilir miyim acaba? Bir ateş nitelikli kaynak uygulayıcısı olarak görünmüyorsun’’ yaşlı adam yavaş bir şekilde söyledi.



Yun Che bir gülümsemeyle sakince söyledi ‘‘Kara Ay ticaret loncasının sattıkları malların ne için gerekli olduğunu bilmesi gerekiyor mu?



Yaşlı adam hafifçe gülümsedi ve herhangi başka bir şey sormadı, o kutuyu getirdi ve Yun Che’nin önüne koydu ‘‘altı yüz mor derin kaynak sikkesi’’



Yun Che hemen derin kaynak sikkelerinin olduğu kartı çıkardı. Altı yüz mor derin kaynak sikkelerini çıkardıktan sonra kutuyu açtı ve şeytanın yanan kan kristalini sakladı. Şeytanın yanan kan kristali vücudunda ki anka ateş gücü için çok faydalı olacaktı. Eğer o herhangi bir zor durumda kalırsa şeytanın yanan kan kristalini tüketmesiyle serbest bıraktığı anka alevlerinin gücünü önemli ölçüde arttıracaktı.

Şeytanın yanan kan kristali son derece uçucu ve ateş özellikliydi, aynı zamanda buz ile ilgili herhangi bir Zehir’i tedavi edebilirdi.



Yun Che amacını elde etmesiyle birlikte hizmetçi rehberliğinde o kattan ayrıldı, o merdivenlerin sonuna geldiği sırada beyazlara bürünmüş bir kadın ile hizmetçi yürüdü.



Bir buz ipek tül ile maskelenmiş bir kadındı; vücudu bozulmamış karlı kıyafetler ile kaplıydı ve ince bir buz peçe ile sadece buz gibi soğuk, güzel bir çift göz onun maskeli görünümünü açığa çıkarıyordu. Beyaz yeşim gibi ve aynı zamanda kusursuz ve kar beyazı gibi cildi vardı. Onun karlı elbise altında soğuk ve ruhani bir tutum yayılmasının dışında karlı elbisenin altında onun şekli zarif ve hareketleri hassas ve güzel oldu, O ölümlü dünyada kötülükten bir iz olmadan zarif ve cennetin dokuzuncu katından inmiş bir tanrıça gibi asil bir havaya sahipti. Bu şekilde bakışlar bir küfür olarak kabul edilebilirdi.



Yun Che’nin kısa bir zaman bakması onun donup kalmasına neden oldu. Açıkça onun görüntüsünü görmese bile, bu hiç şüphesiz güzel bir kadındı. Onun görünümü gizli olsa bile, sadece onun mizaç ve yalnızca şeklinden bu tür inanılmaz bir duygu yayan bir kadınla karşılaşmak Xia Qingyue’den sonra Yun Che için bir ilk oldu.



Birisi bu kadının ölümlü dünyanın soyundan olan bir tanrıça olduğunu söylese şu anda o herhangi bir şekilde şüphe etmezdi.



Yun Che’nin özenli bakışları kadında sanki her hangi bir algı oluşturmamıştı. Yun Che’nin yanından geçerken buz gibi soğuk gözleri hareket bile etmedi, o serin kokulu bir rüzgarla ileriye doğru devam etti.



Yun Che bilinçsizce bakışlarını çevirdi, uzun bir süre sadece rüya gibi güzel figürü seyretti, sonra isteksizce aşağıya inen hizmetçiyi takip etti… Güzel şeylere hayran olma zevki Yun Che’nin asla bastıramadığı bir şey oldu.



‘‘Bu Küçük Mavi Rüzgar İmparatorluğu, gerçekten sürünen bir kaplan ve gizli ejderha gibi’’ Jasmine’in sesi damdan düşer gibi geldi.



Yun Che düşünceli bir şekilde şöyle dedi ‘‘Sen biraz önce yürüyen beyaz giysili kadından mı bahsediyorsun?’’



‘‘Daha önce ona baktığında, kalp atışın gözle görülür şekilde hızlandı ve ruhunda da bazı dalgalanmalı arzular oluştu. Hmph, belki de bu erkeklerde en sinir bozucu bulduğum şeydir. Ancak ona vurulmayı aklından bile geçirme, en azından şimdilik senin ve onun arasında ki fark yerler ve gökler kadar!!’’ Jasmine soğukça söyledi



‘‘ … Diyorsun ki?’’



‘‘ Gökyüzü kaynak aleminin onuncu seviyesinde. İmparator kaynak alemine  yarım adım atmış! Mavi rüzgâr imparatorluğunda yeterince güçlü ilk on uygulayıcı arasında olarak kabul edilebilir!’’



Yun Che’nin ayakları gevşedi ve şok oldu, o neredeyse merdivenlerin üzerine çöküyordu.



Yun Che aşağıya indikten sonra beyaz giysili kadın hizmetçinin rehberliğinde yaşlı adamın önüne geldi. Hizmetçi saygıyla yaşlı adama söyledi ‘‘Yaşlı Qiao, bu saygın müşteri şeytanın yanan kan kristalini istiyor’’

Yorum Yap "ATG 143 - ŞEYTANIN YANAN KAN KRİSTALİ"