Tankların Tarihi Günceli

ATG 140 - GERÇEK KAYNAK ALEMİNE GİRİŞ

Eylül 05, 2016
Çeviren: Black Wall – Düzenleyen 1ghostdreamer – Yayıncı: Useless


ATG BÖLÜM 140 - GERÇEK KAYNAK ALEMİNE GİRİŞ


(Useless notu: Bu çeviren arkadaş Black Wall namı diyer kolu çıkan arkadaş. Kaynak Alemini derin diyar yapmış düzelteceğim onları gözümden kaçan olursa affedin.)



 Anlama ( kavrama) süreci boyunca, başlangıçta belirsiz olan kaynak formülü şimdi onun kafasında acıka görünüyordu. Ve bu aynı zamanda Buda’nın büyük Yolu’nun başarıyla oluşturulduğu anlamına geliyordu. Şu andan itibaren artık o herhangi bir engel olmadan gelişimine başlayabilirdi. Aynı anda Yun Che’nin bedeni ve ruhu son derece rahat hale geldi. Başlangıçta büyük bir dünya ve doğaya karşı, bu tür korkuyu herkes doğuştan taşıyordu ancak şuan Yun Che’nin vücudunda en ufak bir korku belirtisi yoktu, yerinde cesaretin var olduğu açıkça görünüyordu.

‘Sana güvenmiyorum ya da lütuflarına inanmıyorum. Benim dünyamda her şeyin hakimi benim; en azından ben doğduğum sırada, dünyada ki her şey benim için var oldu!.’’

Önceki korkusu yerini gurura bıraktı. Yun Che’nin 54 kaynak girişlerinin tümü hatta saç kökleri bile açıldı. Onlar dünyanın tüm unsurlarıyla ve elementleriyle karşılaştıklarında ahlaksızca dünyanın atmosferini ve tüm kaynak enerjilerini ahlaksızca emmeye başladı.



Yun Che gözlerini açtı ve Jasmine’in gözlerini kırpmadan ona baktığını fark etti. Hafifçe gülümsedikten sonra söyledi;    

‘‘Jasmine ben başarıyla ilk aşamayı geçtim’’

Jasmine yavaşça başını salladı ve devam etti ‘‘Biliyorum ve bu sadece üç gün sürdü’’

Üç gün? Ne üç günü? Yun Che aniden dondu. Şu an midesinden açlık hissinin geldiğini fark etti.  O sadece üç gün geçmiş olabileceğine inanamıyordu. O ‘Büyük Yolu’ sessizce anlamaya çalışırken zamanın akşını hissedip anlayamazdı, bu ona sadece birkaç nefeslik zaman gibi gelmişti.

Jasmine ifadesiz bir yüz ile söyledi;‘‘ Bu kez; şimdiye kadar ki beklentilerimi aştın, ama sadece girişine adım attın,  Buda’nın büyük yolu’nu resmen anlayabileceğin zamana gelince o tamamen senin anlama kapasitene ve özverine bağlı. Eğer açsan yemeğe gitmelisin, bundan sonra Buda’nın Büyük Yolu’nun ekimi resmen başlayacak.’’



Yun Che başını salladı ve daha sonra gökyüzü zehir sedefi içinde, daha önce hazırlanmış erzak yığınından bir şeyler aldı, doymak bilmez bir iştah ile kısa süre içerisinde doydu, yere oturduktan sonra gözlerini kapattı ve hızlıca meditasyon durumuna geçti.

‘ Benim büyük yolum, Buda kalbimin içinde’.

Evrende ki her şey, hepsi benim esirim…

Gümüş bir ışık tabakası Yun Che nin vücudu üzerinde belirdi, daha sonra, yavaş yavaş Yun Che nin vücudunun üzerinde oyalandıktan sonra daha net ve zengin bir hale geldi.

Buda’nın Büyük Yolunun ilk aşamasının amacı dünyanın canlılığını emmek ve dünyanın canlılığıyla doymak ve vücutta bunu rafine ederek saçlar, organlar ve hatta kemik iliği de dâhil olmak üzere vücudunun yeniden doğmasına izin vermektir. Her bir âlemden sonra vücudunuz yeni bir evrim geçirecektir ( güç kazanmak yani )

Ve vücut her yeni bir âleme girdiğinde ölümden biraz daha uzaklaşıp, insanın ömrü de katlanarak artacaktır.

Ve bu süreçte kaynak enerjisi dolu oda içerisinde Yun Che’nin 54 kaynak girişlerinin hepsi açıldı, ve onun kaynak enerjisi aynı oranda damarlarında dolaşmaya başladı.

Sessiz kaynak yerleştirme odasında Yun Che sesleri, ayak seslerini hatta nefesleri ve kalp atış seslerini bile duyabiliyordu. Toplam sessizlik altında kaynak yerleştirme odasında zaman akışını tespit etmek imkânsızdı,  ancak Yun Che vücudunda değişiklikler olduğunu açıkça hissediyordu, o bütün hücrelerini saran sıcak akımı hissetti ve yavaş yavaş vücudunun sıcak akımlar ortasında değiştiğini hissediyordu.

Bilmeden yirmi gün geçti. Bu yirmi gün içinde Yun Che kaynak yetiştirme odasından dışarı yarım adım bile atmadı, uyumak ve yemek dışında bütün zamanını gelişimi ile geçirdi, o uyurken bile vücudunda ki tüm girişler açık kaldı ve dünyanın zengin enerjisi ve canlılığı durmaksızın vücuduna dolmaya devam etti.

Zaman duygusu olmadan gece ve gündüz yetiştirmesine devam etti, hatta Yun Che ne kadar zaman geçtiğini bile bilmiyordu, bugün onun sessizce kaynak enerjisinde tuhaf dalgalanmalar meydana geldi.o sessizce iç görüşünü aktif hale getirdi ve birkaç nefes sonra damarlarının daha geniş ve zengin bir hale geldiğini gördü.

Kötülük tanrısının ateş tohumunu yuttuktan sonra onun kaynak damarları kıp kırmızı bir renge dönüşmüştü, ama şuan onun kızıl renkli kaynak damarları kristal benzeri bir görüntü verirken parlak bir ışık yaydı.

Yun Che anında ortaya mutlu bir yüz ifadesi çıkarttı, bu onun kaynak gücünü yükseltmek üzere olduğunun açık bir göstergesiydi. Ve bu tüm âlemi kapsayan bir yükselmeydi.

Yun Che hızla kalbini sakinleştirdi, zihnini odakladı ve kaynak damarlarının içine kaynak enerjisini yönlendirdi. Sonra yine serbest bıraktı ve vücudunun içinde dolaşmasına izin verdi,

Phoenix’in üç damla kanının doğası düşünüldüğünde onun kaynak gücünün değişimi mantıklı hale geliyordu ve onun bedeninin içerisinde heyecanla yanmaya başladı. Soylu ilkel ilahi canavarın özü, kaynak enerjisinin içerisine süzüldü ve gerçekleşmek üzere olan etkileyici değişikliği hissetti.

Kaynak enerjisi vücudunda dolaştı daha sonra onun kaynak damarlarına girdi, bütün bunlar meydana geldiği sırada onun kaynak damarları gözle görülür bir şekilde küçük bir genişleme gösterdi.



Tüm bir iki saat sessizlik altında geçti. Yun Che’nin kaynak enerjisi zaten altmış kere vücudunun etrafını dolaşmıştı, bu kez kaynak enerjisi bir kez daha döndüğü gibi onun kaynak damarları aniden büyük ölçüde genişledi ve bir süre sonra kaynak damarları eski boyutuna dönene kadar bir süre sonra daha da sarsılmaya başladı, türbülanssa girmiş desek yanlış olmazdı.



Daha sonra Kaynak damarlarında ki göz alıcı kırmızı renk parlak beyaz bir kristale dönüştü ve daha güçlü ve zengin hale geldi, bu kırmızı renk birkaç nefes boyunca solana kadar yavaş yavaş silinmeye devam etti. Işık tamamen kaybolduktan sonra   şiddetli bir enerji dalgası dışarı aktı ve vücudu boyunca yayıldı. Bu kaynak enerjisi eskisine göre çok daha zengin ve güçlüydü, onun kaynak damarlarından çıkan enerji küçük bir dere olarak düşünülebilirdi, daha önce bu kısa zaman diliminde büyük bir nehir gibi genişledi.

Rahat bir dalga Yun Che’nin vücuduna yayılmıştı o yardım amaçlı bir inilti çıkmasına bile izin vermedi.

Kaynak yetiştirme odasına girdikten sonra yirmi üç gün boyunca onun kaynak gücü direkt olarak büyük bir âlemi geçmeyi başarmıştı, temel kaynak alemi seviyesindeb gerçek kaynak alemi seviyesine yükselmişti.

Bu, budanın Büyük yolu eğitiminin bir sonucuydu aksi taktirde bunu yapmak onun daha fazla bir zamanını alırdı.



‘’Hıh, sen nihayet beklediğimden biraz yavaş olsa bile gerçek kaynak aleminde ilk seviyeye girdin, şimdi sen gerçek kaynak alemine girdiğine göre nihayet kolayca kötü ruhu kontrol edebilirsin, ilk kapı her zaman açık kalsa bile hiç bir sorun olmaz.

Yun Che gözlerini açtı ve hala önünde duran jasmine baktı ve kendine güvenen bir ifade ile gülümsedi.

Onun vücudundaki giysiler terden sırılsıklam olmuş ve vücuduna yapışmıştı, ancak kapalı kapının arkasında en büyük değişiklik onun dış görünüşünde olmuştu, Yun Che nin derisi çok daha doğal ve hassas, ama şuan onun derisi yumuşak ve beyaz bir kadının derisine benziyordu, hatta bir bebeğinkine. Onun yüzü o kadar beyaz dı ki su bile onun yanında o kadar temiz görünmüyordu, Budanın harika yolu onu daha erkeksi yapmadı aksine ek bir kibarlık ve güzellik getirdi, gözleri tertemiz ve hatta suya batırılmış mükemmel taşlar gibi bembeyaz olmuştu

Şimdiki görüntüsünü gördüğünde Yun Che ufak bir sürpriz yaşadı, o sıkıca yumruklarını kavradı ve vücuduna muazzam bir güç ve canlılık hissinin aktığını hissetti ve yüzünde kendine güvenen bir gülümseme meydana geldi. Gökyüzü zehir sedefinden bir hançer aldı ve avucunun içine vurdu.

Keskin hançeri sol avucuna batırdı, eğer daha önce aynı miktar güç ile bunu yapsaydı kan sıçrar ve büyük ihtimalle avucu delinmiş olurdu, ama bu sefer Yun Che sadece hafif bir acı hissetti hançeri çıkardıktan sonra avucunun içinde beyaz bir leke kaldı, hatta derisi bile henüz kesilmemişti.

‘’Şimdi Buda’nın büyük yoluna inanıyor musun’’ jasmine hafifçe sordu.



Yun Che başını salladı ‘‘Bu yasaklanmış cennetsel kitap’’ gerçekten adına layık. Sadece girme eşiğinde olmama rağmen zaten şaşırtıcı bir sonuç elde ettim.  Eğer bu hızda devam edersem, resmi olarak ilk aşamaya girebilirim. O zamana kadar benim kaynak gücüm artmasa bile Murong Yi’yi yenmem mümkün olacaktır’.



Yun Che nin bedeninde bu şok edici güç arttıkça kendine güvenen bir yüz ifadesi ortaya çıkarttı.



Jasmine küçük bir yetişkin havası ile başını salladı ve şöyle dedi ‘‘Şimdi geçici olarak kaynak gücünü geliştirmeye ara vereceğiz, sadece ilk aşamanın kapısını araladın buna alışman gerek’’



Yun Che yirmi gün boyunca Kaynak yetiştirme odasında kalmıştı. Jasmine buna biraz şaşırmıştı daha sonra gökyüzü zehir sedefine baktıktan sonra onun daha önce hazırlamış olduğu kuru erzak ve yiyecekleri tükettiğini gördü. Yun Che açlıktan düz olan midesine dokundu, yeni giysiler bir dizi halinde değişti, ve kaynak yetiştirme odasından ayrıldı… Sonuçta o gerçek kaynak aleminin gücü ile uzun bir süre yeme veya içme ihtiyacı duymazdı.

Ama O gerçek kaynak alemine girmişti, nihayet onun şu anki gücü ile imparator kaynak âlemindeki alev ejderinin küçük bir miktar kanıyla oluşturulmuş haplara vücudunun dayanması mümkün hale gelmişti.



Ejder kanının dışında dört ot türü ve değerli bir kristal türü ejder kanı haplarının oluşturulması için gerekliydi. O Xiao tarikatından gerekli olan dört otu elde etmişti ama hala bir mavi kristal eksikti.



Benim kara ay tüccar loncasından onu almam gerek, Yun Che bunun için elli bin mor kaynak sikkesinin gideceğini düşünüyordu.



O kaynak yetiştirme odasının dışına yürüdü ve onuncu kattan birinci kata indi, Yun Che kaynak yetiştirme odasından dışarı adımını attığı anda genç bir adamın yavaş yavaş yürüdüğünü gördü.

Genç adam siyahlarla kaplıydı ve Yun Che ile aynı yaş ve boyda olduğu görülüyordu. Yüzü soğuktu onun kalın ve siyahlarla kaplı kaşı iki eğimli keskin kılıç gibiydi, onun gözleri su kadar sakindi ve bakışlarında her hangi bir dalgalanma yoktu.



Yun Che gözlerini kıstı ve onun vücuduna iyice baktı.



Bu çok kibirli bir insandı ve bu kibri genellikle bakışlarıyla, eylemleriyle ya da dilleriyle gösterirlerdi. Küstahlık onun havasına hatta kemik iliklerine kadar işlemişti, ancak onun dış görünüşünden her hangi bir kibir izi tespit edemedi. Yun Che ona bakmadan yürüdü, o sanki Yun Che yokmuş gibi davranıyordu,

Onu geçtikten sonra Yun Che döndü ve derin düşüncelere dalarken genç adamın silüetini izledi.

‘‘Böyle bir yaşta bu yakıcı ateşin gücü ile birlikte, bedeninden çıkan o derin boğucu aura…’’

Hiç şüphesiz bu yanan cennet kılanının liderinin oğlu, göksel kaynak sıralamasının birinci sırasında bulunan Fen Juechen!’’

Sikong Du onun kibirli birisi olduğunu söylemişti, ve onun değerlendirmesi hiçte abartılı değil gibi görünüyor.

Yorum Yap "ATG 140 - GERÇEK KAYNAK ALEMİNE GİRİŞ"