Tankların Tarihi Günceli

ATG 137 - SES İLETİŞİM YEŞİMİ

Eylül 05, 2016
Çeviren: Useless – Düzenleyen 1ghostdreamer – Yayıncı: Useless


ATG Bölüm 137 – SES İLETİŞİM YEŞİMİ

“Gerçekten bu kadar harika mı?” Yun Che şok oldu. Birinci aşamada 1500 kilo kol gücünü arttırıyordu ve 3.aşamada tam olarak 10 ton güç arttırıyordu….O zaman biri en son aşama olan 12. Aşamaya ulaşırsa tek yumrukla yeryüzünü ve gökyüzünü yarmaz mıydı?

“Birisinin gücünü arttırmak sadece Buda’nın Büyük Yolunun etkilerinden birisi. Eğer sadece kapasitesi bu kadar olsaydı nasıl ‘Yasak Cennetsel Büyük Kitap‘ unvanına layık olabilirdi. Buda’nın Büyük Yolunu çalıştıktan sonra iç yada dış fark etmeksizin bedenin tamamen yeniden doğacaktır. Sadece fiziksel bedeninin gücü büyük ölçüde artmayacak ayrıca fiziksel bedenini sertliği de büyük ölçüde artacak. O zaman kendini korumak için kaynak enerjini kullanmasan bile diğerlerinin sana zarar vermesi zor olacak. Alem atladıkça bedenin güçlenecek ve yeterli seviyeye ulaştığında damarların, bedenin, organların ve hatta en kırılgan olan gözlerin bile kaliteli bir çekil kadar kuvvetli olacaktır.”

“Aynı zamanda bedenin son derece güçlü kendini yenileme gücüne sahip olacak ve alem atladıkça bu güçte artacak. Abim 6. aşamaya ulaştığında başkalarının kaynak enerjisini kullanarak iyileştirmesi için 2-3 ay gereken ağır yaraları sadece 2-3 günde tamamen iyileştiriyordu. Abim bana 7. aşamaya ulaşıldığında körlük, kırık kol ve fiziksel bozukluklar gibi bedensel handikapların bile düzelebileceğini söyledi. 6.aşama abimin ulaşabileceği sınırdı. Sonuçta 6.aşamadan sonrası onun ulaşmayı umduğu ama asla ulaşamayacağı bir seviyeydi.”

Yun Che dinledikçe şok oldu ama bu sözler Jasmine’den geldiğinden doğal olarak onun sözlerinden şüphe duymadı. Ama o bu dünyada böyle korkutucu ve akıl almaz bir kaynak sanatı olduğunu asla hayal etmemişti. Eğer bu sözler Jasmine’den geliyor olmasaydı bunlara inanmayı seçse bile bu sözlere sadece bir fantezi olarak davranırdı.

“Eğer sen başarıyla Buda’nın Büyük Yolunu öğrenebilirsen bu senin Kötülük Tanrısının Kaynak Damarlarına ve Öfke Tanrısının fiziksel bedenine sahip olmana eşit olur. Kötülük Tanrısı yada Öfke Tanrısı olması fark etmeksizin senin duyduğun ve deneyimlediğin sadece buz dağının küçük bir parçası. İlkel Çağdaki gerçek tanrıların arkalarında bıraktığı güçler hayal edebileceğinden çok daha müthiştir. Ben sana Kötülük Tanrısının kaynak damarlarını verdim…Bunun en büyük nedeni kendi hayatımı kurtarmaktı. Saan Buda’nın Büyük Yolunu öğretecek olmama gelince…Ben senden sadece ağır kılıçtan asla vazgeçmemeni ve bu kılıcı seçmenin nedenini asla unutmamamı istiyorum!”

“Tamam!” Yun Che en ufak bir tereddüt etmeden başıyla onaylarken kalbindeki heyecan arttı…Eğer Buda’nın Büyük Yolu gerçekten Jasmine’nin bahsettiği kadar korkutucuysa Yun Che’nin bunu reddetmesi için hiçbir neden yoktu.

“Sen daha önce Feng Yue ile savaştın ve hala biraz yorgunsun. Bugün dinlenip kendine gel ardından yarın Kaynak Toplama Kulesine git ve Buda’nın Büyük Yolunu çalışmaya başla!”

…………………………………………

Bir gece geçti…

Ve Yun Che’nin Murong Yi ile savaşmayı istemesi hızlıca yayıldı ve Mavi Rüzgar Kaynak Sarayında bu olayı bilmeyen neredeyse kimse kalmadı.

“Hah! Yeni gelen bir öğrenci 3 ay sonra Murong Yi ile savaşmak mı istiyor? Onun kafası kapıya mı sıkışmış yoksa bir katır mı tekmelemiş?”

“Öksürük, öksürük. Kardeşim senin dediğin şey doğru değil. Yun Che’nin kafası aynı anda hem kapıya sıkışmış hem de kafasını katır tekmelemiş.”

(Ç.N: Bu yazarların aklına nerden geliyor bunlar :D )

“Bu arada Yun Che’nin gelişim seviyesi ne? Hah? Başlangıç Kaynak Alemi mi? O seviyede 9.seviye Gerçek Kaynak Alemindeki Murong Yi’ye meydan mı okudu? Ve ayrıca yenilirse onun kendisine ne isterse yapabileceğini mi söyledi? Şaka yapıyorsun değil mi?”

“Ben Saray Şefi Qin’in bu meseleye bizzat tanıklık olduğuna ve 3 ay sonraki savaşı bizzat görmeye geleceğini duydum. Daha gülünç olan şey Saray Şefi Qin’in ‘adil’ olması için Yun Che’yi 3 aylığına doğrudan İç Saraya sokmuş ve onun Murong Yi ile aynı koşullarda olmasını sağlamış.”

Bu konu hızla Mavi Rüzgar Kaynak Sarayında yayılmaya devam etti.

“Büyük haber! Yun Che Gökyüzü Silah Köşküne gidip bir silah seçmiş ve seçtiği şeyde kim bilir kaç yıldır kimsenin dokunmadığı Derebeyi’nin Devasa Kılıcıymış.”

“Bu kesinlikle o kılıcın Yeryüzü Kaynak Kılıcı olması o sadece seviyesine göre seçmiş. Tsk, tsk bu paylaço!”

“Daha büyük haber var! Yun Che Yüce Kaynak Salona gidip 2 tane kaynak tekniği seçmiş ve onlar sırasıyla 《Alev Yumruğu》 ve 《Ateş Bulutu Avcu》 ..”

“Pffft~~~”

………………

Başlangıç Kaynak Alemindeki biri Murong Yi’ye meydan okudu, Derebeyi’nin Devasa Kılıcını seçti ve daha fazla çöp olamayacak iki tane kaynak tekniği seçti…

Sonuç olarak Yun Che Mavi Rüzgar Kaynak Sarayı öğrencilerinin ağzında doğal olarak ‘Mavi Rüzgar Kaynak Sarayının Tarihindeki En Büyük Palyaço’ haline gelmişti.

Ve aynı anda en büyük palyaço İç Sarayda yaşadığı yerdeki büyük yatağında uyanmıştı ve tam olarak kapı çalma sesi tarafından uyandırılmıştı. Eğer bu ses olmasaydı muhtemelen bu çok rahatlatıcı büyük yatakta öğlene kadar uyurdu.

“Kim o?” Yun Che kalktı ve gerilirken konuştu. O dışarıdaki kişinin Sikong Du olduğunu düşünüyordu çünkü İç Sarayda onu bulmak için gelebilecek tek kişi Sikong Du idi.

Beklentilerinin aksine dışarıdan bir kızın sesi geldi.

“Küçük Kardeş Yun benim.”

“Kıdemli Kız Kardeş Xueruo!” Yun Che aceleyle elbiselerini düzeltip yataktan atladı ve kapıyı açtı. Lan Xueruo canlı cazibesi ile dışarıda duruyordu ve mavi elbisesinin içinde cıvıl cıvıl bir esinti gibi gülümsüyordu.

“Kıdemli Kız Kardeş neden buraya geldin?” Yun Che onu gördüğünde sevinmişti ancak Qin Wuyou’nun onun ismen Mavi Rüzgar Kaynak Sarayının İç Sarayında bir öğrenci olduğunu söylemişti. O neden buraya gelmişti?

Lan Xuerou hafifçe gülümsedi ve konuştu. “Eğitmen Qin bana senin burada olduğunu söyledi ve geçici olarak İç Saraya girebilmemi sağladı. Küçük Kardeş Yun her şeyden önce resmi olarak Mavi Rüzgar Kaynak Sarayının bir öğrencisi olduğun için tebrik ederim. Yalnız ben dün bu kadar şeyin olabileceğini hayal edememiştim. Senin Feng Yue’yi yenmene hiç şaşırmadım ama Murong Ye yüzünden Murong Yi’nin sana bulaşacağını ve 3 ay sonra onunla savaşmaya zorlanacağını asla düşünmemiştim. Bu olayı şuan Mavi Rüzgar Kaynak Sarayında tepeden tırnağa herkes biliyor ve tüm bu tartışma sesleri aslında tam olarak alay içeriyor.”

Lan Xueruo konuştuktan sonra yüzünde bir kaygı ortaya çıktıı. Yun Che yüksek sesle güldü ve konuştu. “Kıdemli Kız Kardeş Xueruo merak etme. Ben kendimin büyük kayıplar vermesine izin verecek birisi değilim.”

“Mn ben de Küçük Kardeş Yun’un herhangi bir görgüsü olmayan küstah ve cahil biri olmadığını biliyorum ayrıca her ne kadar Murong Yi’ye meydan okumak abartılı olsa da bunun hakkında çok fazla endişelenmiyorum.” Lan Xueruo hafifçe gülümsedi ve sarı renkli bir yeşim ile bir parça tılsım kağıdı çıkardı. “Benim buraya gelmemin sebebi bunları sana vermek. Bu senin Ses İletişim Yeşimin. Onun Ses İletişim Damgası ayarlandı ve içine eğitmen Qin Wuyou ve benim damgalarımız eklendi. Ve bunlarda 30 adet Yüz Mil Ses İletişim Tılsımı ve 5 adet Bin Mil Ses İletişim Tılsımları. Eğer gelecekte beni yada eğitmen Qin Wuyou’yu araman gereken acil bir şey olursa bunları kullanarak bizimle iletişim kurabilirsin.”

Yun Che onları aldı ve ileride kullanmak için dikkatlice sakladı. Aslına bakılırsa eğer Lan Xueruo Ses İletişim Yeşimi vermek için gelmeseydi Yun Che kendi gidip bir tane alacaktı. Sonuçta yüzlerce hatta binlerce kilometreden ses iletmek çok kullanışlı bir şeydi.

Lan Xueruo, Yun Che’nin odasını inceledi ve hafifçe gülümseyerek konuştu. “Her ne kadar ben uzun süre Mavi Rüzgar Kaynak Sarayında olsam da bu İç Saray öğrencilerinin yaşadığı yeri ilk görüşüm. Burası gerçekten beklenmedik bir şekilde abartılı ve Orta Saray öğrencilerinin yaşadıkları yerden kim bilir kaç kat daha iyi. Sadece bu büyük yatakta bile 2-3 kişi problem yaşamadan yatabilir.”

Lan Xueruo buraya kadar konuştuğunda sesi aniden durdu. Habersizce söylediği şeyi hatırladı ve yüzünde iki kırmızı kızarıklık dokunuşu ortaya çıktı.

Yun Che’nin bakışları nazikçe Lan Xueruo’nun gözlerinin içine bakarken bulanıklaştı. “Her ne kadar bu yatak çok büyük olsa da ben bu yataktaki boşlukta bir şeyin eksik olduğunu hissettiğimden iyi uyuyamadım….Kıdemli Kız Kardeş dün gece uyurken tuhaf hissettin mi?”

(Ç.N: Muhahaha 😀 Ağzı iyi laf yapıyor Yun Che’nin :D )

Mavi Rüzgar Kaynak Sarayına doğru yolculuk yaptıkları 10 gün boyunca aynı yatağı paylaşıp yatmışlardı. 10 gün şüpheci bir alışkanlığın oluşması için yeterli bir süreydi….Yun Che’nin ona göstere göstere sorduğu şey ‘ben sana eşlik etmezken uyumaya alışamadın mı?’ sorusuydu.

Yun Che’nin bu sorusu doğrudan Lan Xueruo’nun kalbinin içine vurmuştu. Çünkü o hala uyandığında ve uyuduğunda hissettiği kaybolmuşluk ve boşluk hissinden kurtulamamıştı. Onun yüzü kızardı ve biraz bozulmuş bir tavırla kafasını sallayarak cevapladı. “Kendi evimde….ben tabi ki normal hissediyorum. Ben….ben şimdi gidiyorum benim hala yapmam gereken önemli şeyler var ve senin gelişimini daha fazla engel olmayacağım. Kaynak Toplama Kulesinde yapacağın çalışmanın her dakikası değerlidir en azından bu 3 ayda çok sıkı çalışmalısın.”

Konuştuktan sonra Lan Xueruo gitmeye hazırlandı ve Yun Che onun suratındaki telaşı fark etti….Açıkça o gerçekten bir şey ile meşgul olacaktı.

“Kıdemli Kız Kardeş.” Yun Che onu durdurdu ve endişeyle sordu. “Neyle meşgul olacaksın? Bana söyleyebilirsin. Belki sana yardımcı olabilirim.”

“Sorun değil.” Lan Xueruo kafasını sallarken hafifçe gülümsedi ve bir süre bekledikten sonra fısıldayarak konuştu. “Sadece babamın bedeninde bir hastalık var ve bugün ona ziyarete gittiğimde babamın durumunun yeniden kötüye gittiğini fark ettim bu yüzdende doktoru davet etmeye gideceğim.”

Her ne kadar o Lan Xueruo’nun kimliğini bilmese de Mavi Rüzgar Kaynak Sarayının yardımcı saray şefi Qin Wushang’i etkileyebildiğine göre onun arka planı kesinlikle olağanüstü olmalıydı. Böyle bir arka plana sahipken bizzat doktoru çağırması nedeniyle Yun Che kendini tutamadı ve kaşlarını örerek sordu. “Kıdemli Kız Kardeş babanı görmek için doktor bulmana gerek yok sana eşlik etmeme izin ver. Her ne kadar ben çok genç olsam da ben gerçek bir dahi doktorum. Sende benim tıbbi yeteneklerimi gördün eğer beni getirirsen babanın hastalığı kesinlikle hızlıca iyileşir.”

Lan Xueruo bir süre dondu ve ardından gergin bir ifade ortaya çıkardı. Yeniden kafasını salladı ve isteksizce gülümsedi. “Sorun yok babamın hastalığı sürekli çok fazla çalışmasından oluyor ve uzun yıllardır bu hastalık devam ediyor. Tüm bu yıllar boyunca ona bakan bir doktor oldu. Küçük Kardeş Yun’un endişe etmeden burada kalıp düzgünce çalışması iyi olacaktır. Benim tarafımda endişelenecek bir şey yok.”

“Ailemdeki işler hallolduğunda seni sık sık ziyarete geleceğim.”

Lan Xueruo’nun büyüleyici gözleri bir süreliğine Yun Che’de sabitlendi ardından gülümseyerek döndü ve ayrıldı.

Lan Xueruo gittikten sonra Yun Che olduğu yerde bir süre durdu ve kaşlarını örerken uzun süre sessiz kaldı.

Çünkü Lan Xueruo’nun bakışlarında görmek istemediği bir çok şey görmüştü….Endişe, kaygı, tereddüt ve biraz da melankoli.

Kıdemli Kız Kardeş ailende tam olarak neler oluyor? Yun Che kalbinde kendi kendine mırıldandı. Ama yine de Lan Xueruo’nun aile meselelerine onu karıştırmak istemediği çok açıktı.

O da Lan Xueruo’nun arka planını incelemeyi planlamıyordu. O bir gün Lan Xueruo’nun kalbinde onun için bir pencere açacağı ve gönüllü olarak onun bilmek istediği her şeyi söyleyeceği günün gelmesini bekliyordu. Ama şuana kadar onun tamamen olumlu olduğu şey Lan Xueruo’nun şuan ondan bir şey saklıyor olsa da yada belki de şuana kadar ondan sürekli bir şeyler saklıyor olsa da Lan Xueruo’nun kesinlikle ona zarar verecek bir şey yapmayacak olmasıydı. Sonuçta onun kibar ve nazik doğası hiç değişmemişti.

—-ÇEVİRMEN NOTU—–

Diğer bölümü iyi okumalar şimdiden :D

Cennetsel Kaynak Sıralamasında sıralar nasıl? Saraydaki en güçlü kişi kim? En güçlü kişinin seviyesi ve yaşı kaç? Yun Che neler yapacak? Merak mı ediyorsunuz? O zaman sonraki bölüme tıklayın ve okuyun :D

Yorum Yap "ATG 137 - SES İLETİŞİM YEŞİMİ"