Tankların Tarihi Günceli

ATG 129 - SİKONG DU

Eylül 04, 2016
Çeviren: Mercanerr – Düzenleyen 1ghostdreamer – Yayıncı: Useless

                         


ATG 129.BÖLÜM - SİKONG DU

Yun Che’nin ifadesinin aniden rahatladığını ve gizli bir mutluluk hissinin ortaya çıktığını görünce, Feng Yue neredeyse sesli bir şekilde gülecekti,

“Eminim! Tabi ki de eminim. Fakat, sana gelirsek, bunu kabul etmeye cesaretin var mı? Ben senin kaynak gücünün Başlangıç Kaynak Aleminin onuncu seviyesinde olduğunu duymuştum.Tsk tsk, gerçekten fena değil. Eğer önemsiz bir Başlangıç Kaynak Aleminin onuncu seviyesindeki kişi bile bu meydan okumayı kabul etmeye cesaret edemiyorsa o zaman sen itaatkar bir şekilde gitmeli ve burada rezalet çıkarmamalısın.”

Uzakta basit küçük bir pavyonda Qin Wuyou sakince bir taş bankta mor bir cübbeyle yavaş yavaş çay içerken oturuyordu. Onun dikkati hep Yun Che üstündeydi. Onlar arasında büyük bir uzaklık olmasına rağmen o hala Yun Che’nin yaptığı herhangi bir şeyi görüp duyabiliyordu. Feng Yue’nin Yun Che’e önerdiği aşırı kibirli  “Üç hareket anlaşmasını “ duyduğunda Qin Wuyou’nun ifadesi aniden değişti.Ayağa kalkarken söyledi,

“Sikong, Yun Che’i hemen durdurmalısın.Onun Feng Yue’nin sözlerini kabul etmesine kesinlikle izin vermeyin. Sen Feng Yue’nin ne üzerine uzman olduğu konusunda açık olmalısın.”

“Evet, Eğitmen Qin.” Qin Wuyou’nun yanındaki yirmi yaşının altında görünen genç delikanlı başını salladı ve Yun Che’nin bulunduğu yöne doğru yürümeden önce hızlıca cevapladı.Yun Xiaofan’ın ağır yaraları çok fazla dikkat çekmişti. Değerlendirilmek için bekleyen genç uygulayıcıların tümü hayrete düşmüştü…..

Feng Yue’nin kaynak gücü üçüncü seviye Gerçek Kaynak Alemindeyken Yun Che’nin kaynak gücü onuncu seviye Başlangıç Kaynak Alemindeydi. Yun Che’den yalnızca üç seviye kadar büyük olmasına rağmen aralarında bir alemlik fark vardı. Fakat kuvvetli bir şekilde hareket etmeksizin üç vuruş yemek ona çok fazla gelebilirdi.

Onuncu seviye Başlangıç Kaynak Alemin bırak  o yedici seviye Başlangıç Kaynak Aleminden biri olsaydı bile farz edelim ki iş ona zarar verecek raddeye kadar varmasın onun hareket etmemesi nasıl mümkün olabilirdi ki?

Ve bu kaynak sarayın kargaşaya katılmak için gelen üçüncü seviye Gerçek Kaynak Alemindeki öğrencilerin yüzünde başkalarının acılarından zevk alan sinsi bir ifade gün yüzüne vurdu. Yun Che’nin açıkça kabul ettiğini gördüklerinde onların kalpleri acımaya başladı.

Eğer o farklı bir üçüncü seviye Gerçek Kaynak Alemindeki kişi olsaydı temelde Başlangıç Kaynak Aleminin onuncu seviyesindeki birinden tamamen üç darbe yedikten sonra hareket edemeyeceği gerçek olabilirdi ancak Feng Yue’nin özel bir durumu vardı; o kesinlikle dünyadaki en kolay şeyi yapıyormuşçasına kolay olurdu.

Yalnızca Yun Che tam hareket edeceği sırada arkadan ağırbaşlı, kulak yaran bir ses aniden geldi,

“Feng Yue, ben senin alçak ve uğursuz biri olduğunu duymuştum ve onlar senin hakkında yanılmamış! Bir öğrenciyi tuzağa düşürmek için  böylesi aşağılık bir taktiği kullanmak, sen bizim Mavi Rüzgar Kaynak Sarayımızın utancısın.”

Bu sözler Feng Yue’nin ifadesinin değişmesine neden oldu.O kalabalığın arasında yürüyen genç adamı görene kadar öfkesinden patlamak üzereydi. Onun ifadesi ansızın tekrar değişti ve söylemek üzere olduğu sözleri itaatkar bir şekilde yuttu. Yüzü tamamen kızardı fakat o sesini yükseltmeye cesaret edemedi.

Bu adamın göründüğü an, çevredekilerin sesleri bir süreliğine kesildi. Daha sonrasında, onların bakışları büyürken tutkulu yüksek sesle bağrışmalar ve tartışmalar başladı.

“Onun kol bandı bak, bu…bu iç saray öğrencisinin işareti! Tanrı aşkına, BİR İÇ SARRAY ÖĞRENCİSİ!”Sınavı az önce geçen bir öğrenci tam bir saygı ve tutkuyla söyledi.

“O Tanrısal Kaynak Listesinde otuz dokuzuncu sırasındaki kıdemli kardeş, Sikong Du! Bu gerçekten o! Bu İç saraydan Kıdemli kardeşler ve kız kardeşler genellikle İç Saraydan ayrılamazlar ve nadiren görülürler, fakat o gerçekten burada.”

“Ben Sikong Du’nun kaynak gücünün çoktan Gerçek Kaynak Aleminin onuncu seviyesinde olduğunu duymuştum! Bir yıl  içinde Ruhsal Kaynak Alemine geçebilir. Eğer ben onun şuan ki durumuna otuz yaşımda ulaşabilseydim rüyalarımda bile gülüyor olurdum.”

Fakat Kıdemli kardeş Sikong neden buraya geldi? Feng Yue’e karşı bir çeşit düşmanlığı olmadıkça niçin Feng Yue’i ağır bir biçimde azarlasın ki? Ben böyle bir şeyi daha önce hiç duymamıştım. Ayrıca, Feng Yue sık sık Dış Saray öğrencilerine zorbalık etmesine rağmen, yine de o İç Saray öğrencilerini sinirlendirmeye cesaret edemezdi.”

Mavi Rüzgar Kaynak Sarayı içindeki elli bin öğrencinin yalnızca yüz tanesi İç Saray’daydı. Bu yüz tanenin bulunduğu grubun ne tür defalar olduğu oldukça ortada. Onlara rakipsiz şeytanlar demek bir abartı olmaz. Ve rekabet en yoğun olarak İç Saray’ın bu yüz öğrencisi içindedir. Onlar oktan Mavi Rüzgar Kaynak Sarayı içinde en yüksek katmana ulaştılar. Bu sebeple onların emelleri ve hedefleri şuanda Tanrısal Kaynak Listesi üzerine yoğunlaştı. Onlar sanki hayatları Tanrısal Kaynak Listesindeki sıralamalarını yükseltmeye bağlıymış gibi antrenman yapıyorlardı. Orta saray ve Dış Saray gelince onlar onları ziyaret etmeye tenezzül bile etmiyorlardı,bu yüzden genellikle dış ve Orta saray öğrenciler İç Saray’dan öğrencileri göremiyorlardı.

Tartışmayı ve ilgiyle izleyen gözleri göz önüne aldığımızda Sikong Du sakinliğin resmiydi. Bu onun buna uzun zaman önce alıştığının kanıtıydı. Yakın mesafeye gelince O yun Che’e iyi huylu bir bakış attı,

“Sen Yun Che olarak çağrılıyorsun değil mi? O ne ileri sürerse sürsün bu üç hamleyi kabul etme! Bu Feng Yue Batının Büyük Çölünün Sert Dünya Köşkünden geliyor, Sert Dünya Köşkü Ailesinin kaynak sanatı savunma üzerine özelleşmiştir! Onun kaynak gücü yalnıza üçüncü seviye Gerçek Kaynak Alemindeyken eğer o her şeyini savunmaya basarsa seni bırak onunla aynı seviyedeki bir uygulayıcı bile  üç hamlede onu geri itemez! Eğer kabul edersen kesinlikle onun senin için kurduğu tuzağa düşmüş olacaksın.”

Sikong Du’nun bunu söylediği an çevredekiler aniden olan biteni kavradı.Daha sonra onların kalplerinde öfke çiçeklendi ve  Feng Yue’e  doğru küçümseme ve nefret ile baktılar. Saraya girmek için değerlendirmeden geçen bir öğrenci ile üç hamle anlaşması yapmak için güvendiği şey böylesine aşağılık ve aşırı derecede kötü olmasıydı.

Yun Che başını salladı ve Sikong Du’a teşekkür edercesine gülümsedi ve söyledi,

“Yani,buymuş olay.Hatırlatma için teşekkürler Kardeş Sikong….Kardeş Sikong’un babası Yeni Ay Kaynak Sarayından Elder Sikong Han mı?”

İç Sarayın bir öğrencisi olarak Sikong Du bu olaya karışmak için kesinlikle hiç bir sebebi yoktu ve hatta henüz saraya bile girememiş olan ona  yardım etmek için daha az nedeni vardı. Ayrıca Sİkong Du’nun onu gördüğü an o şerefiyle ve Sikong soyadıyla görünmüştü, bu Yun Che’e bir olasılığı düşündürdü. Çünkü o zamanlar, bir kişi ona onun oğlunun Mavi Rüzgar kaynak Sarayında olduğunu söylemişti.

Sikong Du bir anlığına dondu daha sonra gülümsedi ve kafasını salladı,

“Sen haklısın, Sihong Han gerçekten de benim babam. Eğitmen Qin senin fikirlerinin çok dikkatli olduğunu söylemişti. Haha, o seni boşuna övmemiş.”

Aniden, Yun Che her şeyi tamamen kavradı. Sikong Du, Sikong Han’ın oğluydu ve Eğer Qin Wuyou onun kişiliğini Sikong Du’a söylemişse o zaman Sikong Du’nun hareketlerinin bir açıklaması oluyordu. Ve Sikong Han’ın oğlu hakkında konuşurken gurur duymasına şaşırmama gerek; bunun sebebi onun oğlunun gerçekten Mavi Rüzgar Kaynak Sarayının etkileyici bir İç Öğrencisi olmasıydı!

Sikong Du, ‘’Eğitmen Qi, Bu Feng yue değerlendirmeye yardım etme fırsatını değerlendirmeye katılan öğrencileri ağır bir şekilde yaralamak için kullandı. Ayrıca bir değerlendirmesi için böylesine tehlikeli bir tuzak hazırladı. O hiçbir şekilde affedilemez. Ben Feng Yue’nin burada kalmaya hakkı olmadığına ve burada hemen uzaklaştırılmasına ve ardından ağır bir şekilde cezalandırılması gerektiğine inanıyorum. Değerlendirme konusuna gelince,bu öğrenci onun yeri alma hevesli olacaktır.”

“Bu….” Elder Qi zor durumda kalmış bir yüz ifadesi ortaya çıkardı. Eğer bir İç Saray öğrencisiyse ve özellikle Tanrısal Kaynak Listesinde ilk ellide yer alan bir öğrenci o Dış Saray’da bir öğretmen olmasına rağmen yine de onu reddetmeye cesaret edemezdi. Fakat, Eğitmen Qi’nin Feng Yue’nin değerlendirmeye yardım etmesine izin vermesinin sebebi Feng yue hala Dış Saray’da iken  onun kıvançla ilgi gösterdiği öğrencilerden biri olmasıydı. Feng Yue, Orta Saraya girdikten sonra ona daha bile fazla kazanç getirmişti. Feng Yue ayrıca ona karşı çok saygılıydı ve her zaman gizliden gizliye ona çeşitli pahalı ürünler yolluyordu bu yüzden tabi ki de o çok memnundu ve bu öğrencisine düşkündü.

Bu aynı zamanda Feng Yue’nin Elder Qi önünde bu kadar vicdansız olmaya cesaret etmesinin sebebiydi.

Eğer o Sikong Du’nun söylediği şeyi destekleseydi, Feng Yue kesinlikle tüm prestijini kaybedecekti. Değerlendirmeye giren öğrenciler zarar vermek ve değerlendirmeye girecek öğrencileri sınava giremeyecek duruma sokmak onun kötü ününü daha kötü hale getirebilirdi ve buda onun Kaynak Sarayda hayatının geri kalanı için aşırı derecede kötü olurdu. Hemen, Eğitmen Qi kesin olarak söyledi,

“Feng Yue’nin yaptığı şey gerçekten de biraz aşırıya kaçmış olabilir ancak saldırı takası durumu altında, onun için gücünü kontrol etmek zordur. Feng Yue Yun Xiaofan ile ilk kez bire bir mücadele etti bu yüzden o rakibinin kaynak gücü yanlış tahmin etti ve bu sebeple saldırırken çok sert olması onun durumunda bağışlanabilir. Onun değerlendirmeye girecek bir öğrenciyi sakatlamak için kesinlikle bir sebebi olmadığı için bu kesinlikle onun kasten yaptığı bir şey değil. Onun önerdiği üç hamle anlaşmasına gelirsek,bu her iki tarafında onaylamasını gerektiriyor olmalı. Feng Yue’nin onu zorlama gibi bir niyeti de yokmuş gibi görünüyor. Eğer o kendinden eminse bunu kabul edebilir. Eğer bunun için uygun olmadığını hissediyorsa teklifi geri de çevirebilir. Ben aslında bunun zararsız olduğunu düşünüyorum.

Elder Qi’nin sözleri Feng Yue’nin ifadesinin anında rahatlamasına sebep oldu. O ayrıca hemen yüzüne bir gülümseme takındı ve söyledi,

“Eğitmen Qi haklı.Kıdemli Kardeş Sikong, Eğitmen Qi’nin sözlerinin her bir gerçek. Ben sinirlenmiş olsam bile yine de kasıtlı olarak gelecekti genç kardeşlerime zarar verecek bir şey yapmaya cesaret edemezdim. Yun Xiaofan’ın yaralanmasına gelince, bu tamamen kasıtsızdı. Daha sonra,ben ona özür olarak kendi ellerimle bir Tanrısal Yenileme Hapı vereceğim. Err, Eğer Kıdemli Kardeş Sikong, öğrencilerin savaş güçlerinin değerlendirmekle ilgileniyorsa be bu pozisyonu seve seve devrederim. Bizim Gelecekteki genç kardeşlerimiz için Kıdemli Kardeş Sikong’un saygıdeğer duruşunu görmek aşırı derecede büyük bir şans olurdu.’’

Eğitmen Qi’nin sözleri açık şekilde taraflıyken onun açıklaması son derece titizdi. Feng Yue’nin hatasını kabullenmiş görünüşü Sikong Du’nun onun öfkesini dile getirmesine engel oldu. Sonuç olarak, bir İç Saray öğrencisi olmasına rağmen o yine de bir Dış Saray eğitmenini kışkırtmaya hevesli değildi.

Yinede, o Yun che’nin aniden söylediğini duydu, “Eğitmen Qi’nin söylediği şey doğru, Feng Yue’nin Üç Hamle Anlaşması iki tarafında onayını gerektiriyor. Biraz aşağılık ve utanmazca olsa bile, Feng Yue önerdiği için kesinlikle kabul etmek zorundayım. Bu kabul etmesem bile Kaynak Sarayına girdikten sonra problemleriyle yüzleşemeyen biri olduğum için birçok kişi tarafından dalga geçilmez miydim?

Yun Che bunu söyler söylemez herkes bir anlığına dondu.

Sikong Du’nun kaşları şiddetle kasıldı ve söyledi, “Yun Che, Sana söylediğim şeyi tam olarak duymadın mı? Onun klanının Kaynak tekniği savunma Kaynak enerjisi üzerine kurulu, Senin onu yerinden oynatman kesinlikle imkansız! Eğer o orada  durursa üç hareketi bırak otuz hareketle bile onu yarım adım geri itemezsin! Acele et ve az önce söylediğin şeyi geri al ve bu kesin mağlubiyet ‘Üç hamle anlaşmasını’ kabul etme. Bu senin için utanç verici  olamayacak ve kimse senin problemleriyle yüzleşemeyen biri olduğunu da söylemeyecektir. Eğer gerçekten kabul edersen o zaman sen gerçekten aptal olacaksın!”

Sikong Du’nun beklentilerine karşı Yun Che başını salladı ve söyledi,

“Hatırlatma için teşekkürler Kardeş Sikong fakat ben kaynak gücüme oldukça güveniyorum.Bu üç hamle anlaşması için benim kaybetme gibi bir olasılığım yok. Eğer ben tesadüfen kazanırsam o zaman Kıdemli Kardeş Feng Yue gelecekte benim önümde başı eğik yürümek zorunda.Yalnızca bu bile sevindirecek bir şeydir.”

“Ni…Nçin bu kadar inatçı ve kibirlisin!”

Sikong Du’nun yüzü sertleşti ve onun Yun Che’e karşı bakışı şaşkınlık ve hayal kırıklığıyla dolu oldu,

“Sen Feng Yue’nin kaynak sanatlarının savunma kapasiteleri ne kadar güçlü olduğunu bilmiyorsun. Bu kesinlikle senin hayal edeceğin şeyi aşıyor! Kesinlikle kazanma şansın yok! Sen yalnızca nefretini yatıştırmak amacıyla onun aşağılanmasını görmek için kazanmayı düşünüyorsun. Eğer kaybedersen, Mavi Rüzgar Kaynak Sarayından sonsuza kadar ayrılmak zorunda olduğunu düşündün mü?”

Yun Che’nin inatçı kibirliliği Sikong Du’nun sesinde kızgınlık belirtileri görünmesine sebep oldu. Fakat onun nutuğundan sonra Yun Che yinede  en ufak bir umursama olmayan sakin gülüşünü sürdürüyordu,

“Kardeş Sikong, sen yalnızca  yan taraftan güzelce izlemek zorundasın. Ben Kıdemli Kardeşin başı eğikken nasıl görüneceğini görme istediğimi kalbimde taşıyorum.”

“Sen!” Sikong Du, hayal kırıklığı içinde elini salladı: “Unut gitsin! Ben zaten söylemek zorunda olduğum her şeyi söyledim, Neyi seçeceğin sana kalmış! İleride kararından pişman olmayacağını umuyorum!“

Konuşmasını tamamladıktan sonra O asık suratlı bir şekilde kenara doğru yürüdü; Fakat o ayrılmadı ve bunun yerine onun yenilgisinden sonra Yun Che için pisliği nasıl temizleyeceğini düşünürken kaşlarını çattı….O iyilikleri ve gönül borçlarını geri ödeyen biriydi; Yun Che’nin büyük babası onu geçmişte kurtarmıştı bu yüzden o ona yardımcı olan kişinin torununun bu şekilde tuzağa düşürülmesini izleyemezdi.

Yun Che çoktan Feng Yue’nin önüne dikilmişti ve kayıtsızca gülümserken söyledi:

“Hazır mısın? Şimdi saldırmaya başlayacağım.”

“HAHAHAHAHAHA….”

Feng Yue’nin ciğerleri gülmekten patlamak üzereydi. Sikong Du gibi büyük bir şans Yun Che’i çıkmasızdan kurtarmak için ortaya çıkmıştı, yine de o hala zorla kendini rezil etmekte ısrar ediyordu. O daha öncesinde de  aptallarla karşılaşmıştı ancak asla böylesine inatçı bir aptalı görmemişti.

Ç.N:Selam arkadaşlar “Mercanerr” ben. Beklediğiniz aksiyon gelmedi bu bölüm biliyorum.Olaylar(çılgınlı şeyler)  130’da başlıyor.Yorumlarınızı aşağıya bırakırsınız.

Useless Notu : Sonraki bölüme Tıklayın 😀


Yorum Yap "ATG 129 - SİKONG DU"