Otto Von Bismark Günceli

ATG 117 - ANKA KANADININ GÖK KUBBE DANSI

Eylül 04, 2016

Çeviri için Useless, düzenleme için Rising Grey, kontrol, edit için Rising Grey arkadaşımıza teşekkürler. Keyifli okumalar..

BÖLÜM 117 - ANKA KANADININ GÖK KUBBE DANSI
“İhtiyar Şeytan! İhtiyar Kaplan!!”
Kara Şeytan ve Kara Kaplanın bir anda başlarının kesildiğini gördüklerinde tüm Kara İblis Paralı Asker Grubu üyelerinin cesaretleri tamamen dağılmıştı ve neredeyse oldukları yerde kan kusacaklardı. Oldukları yerde dona kalmışlardı ve 3 güçlü Gerçek Kaynak Aleminde olan Yardımcı Kaptanlarının 16 yaşındaki genç birinin ellerinde anında ölmüş olduklarına inanmaya cesaret edemiyorlardı.
“He he. Bu kadar çok kederli gözükmenize gerek yok kısa süre sonra onlarla buluşacaksınız.” Yun Che bedenini yana doğru eğdi ve Kara İblise doğru soğukça gülümsedi. Aniden Kaplan Ruhu Kılıcını kaldırdı ve çıkan 1 metre boyutundaki alevleri çok uzaklardan Kara İblise doğru gönderdi.
“SENİ PİÇ! BUNU SENİN KANINLA ÖDETECEĞİM! SENİ BİNLERCE PARÇAYA BÖLECEĞİM.” Kara İblisin öfkesi tavan yapmıştı. Bir hava saldırısıyla Yun Che’yi parçalamak için yükseğe atlamadan önce gürzüyle alevleri dağıttı. Yun Che’de elleriyle sıkıca Kaplan Ruhu Kılıcını tutarken atladı ve havada Kara İblis ile çarpıştı.
ÇINLAMA!!
Kıvılcımlar her tarafa uçuyordu. İkisi de aynı anda geriye doğru uçmadan önce bedenleri şiddetle titredi. Yun Che yere indiğinde biraz sallandı ama hemen sonra duruşu sağlamlaştı. Kara İblis yere indiğinde duruşunu sağlamlaştırmadan önce artarda geriye doğru 5-6 adım attı. Şaşırtıcı bir şekilde elindeki kurt dişli gürzde 1 parmak boyutunda bir delik ortaya çıkmıştı.
Yun Che ile kafa kafaya saldırı alışverişinde bulunduktan sonra Kara İblis neden Yardımcı Kaptanlarının bu kadar kolay öldürüldüğünü anladı. Sonuçta o bile saf kaynak enerjisi çarpışmasında dezavantajlı duruma düşmüştü.
Kara İblisin göz yuvaları şiddetli bir karmaşa içine girmişti. Suratı tamamen güvensizlik doluydu…İmkansız! Kesinlikle İmkansız! Onun kaynak gücü açıkça 10.seviye Başlangıç Kaynak Aleminde oysa ki ben 3. seviye Gerçek Kaynak Alemindeyim. Nasıl onun kaynak enerji yoğunluğu benimkinden yüksek olabilir. İmkânsız….Kesinlikle imkansız!!!
Ancak her ne kadar inanmak istemese de gerçek gözleri önündeydi. Rakibinin kaynak gücü ondan açıkça düşük olsa da kaynak enerji yoğunluğu onunkinden çok yüksekti. Buna ek olarak rakibinin silahı da avantajı elinde tutuyordu. Onun gürzü bir Gerçek Kaynak Eşyasıydı ve çarpışma sırasında onu kaynak enerjisi ile doldurmuştu ancak yine de bir darbeden sonra böyle büyük bir delik açıldığına göre birkaç saldırıdan sonra büyük ihtimal gürz ortadan ikiye ayrılacaktı.
“Görünüşe göre  sende bundan fazlası değilsin.” Yun Che Kaplan Ruhu Kılıcının arkasını okşamak için elini kaldırırken alaycı bir şekilde konuştu.
“Velet bu kadar çabuk kendini beğenmişlik taslama. Bu babacık demin sadece sana yumuşak davrandı. Sen sadece Başlangıç Kaynak Aleminde olan bir çöpsün yani nasıl benim Kara İblisin rakibi olabilirsin. HAAAH! FIRTINA VURUŞU!”
Kara İblis birkaç on yıldır dış dünyada ortalığı birbirine karıştırıyordu ancak herhangi bir tarikata bağlı olmadığından doğal olarak hiç yüksek seviyeli bir kaynak yeteneği bilmiyordu. Ancak her yerde bulunabilen birkaç tane düşük kalite kaynak yetenekleri öğrenmişti. Yun Che’yi kuşatıp aniden döndü ve gürzünü sallarken heybetli bir kaynak enerjisi fırtınasına sebep oldu.
ÇINLAMA ÇINLAMA ÇINLAMA ÇINLAMA!!!
Yun Che hafif geriye düştü ve Kara İblisin tüm saldırılarını engellemek için hızlıca Kaplan Ruhu Kılıcını kullandı. Ne zaman Kaplan Ruhu Kılıcı ve gürz çarpışsa net bir ses duyuluyordu ve gökyüzü kıvılcımlarla doluyordu. Artarda 30 darbeden sonra Yun Che geriye doğru uçtu ve bir düzine kadar adım geriye düştü. Kara İblisin saldırıları da o an durmuştu ve Yun Che’yi işaret ederken deli gibi kükredi. “ORADA NE İÇİN BEKLİYORSUNUZ! GİDİN VE ONU BENİM İÇİN ÖLDÜRÜN! KİM ONU ÖLDÜRÜRSE YARDIMCI KAPTAN OLACAK!!!”
Paralı asker grubu üyeleri 3 yardımcı kaptanlarının ölümünden sonra hala sersemlemiş haldelerdi ve tam olarak tepki veremiyorlardı. Ama o anda Kara İblisin kükremesini duyduklarında sanki bir rüyadan uyanmışlardı. Aniden ileri doğru fırladılar ve Yun Che’nin etrafını kuşattılar.
“Kıdemli Kız Kardeş kendinizi dikkatlice koruyun!”
Yun Che 70-80 tane Başlangıç Kaynak Alemindeki insanın kuşatması altında dikkatsiz davranmaya cüret edemezdi. Böyle bir durumda artık Lan Xueruo ile ilgilenemezdi. Ancak Lan Xueruo şuan ki zayıf bedeni ile bile hala herhangi bir risk olmadan onlara karşı durabilirdi.
Geber!!!!
Bir düzineden fazla kişi basit bir oluşumla Yun Che’ye doğru yaklaştı ve aynı anda ona doğru sıçradı. Yun Che bundan kaçınmadı ama ağzının köşesinde soğuk bir gülümseme göründü. Onların saldırılarını bir süpürme ile karşılarken devasa bir alev çıktı ve Kaplan Ruhu Kılıcının 2 metreden uzun görünmesine neden oldu.
Puff puff puff puff puff……
Alevler ilk kişiye çarptığında ikinci, üçüncü ve dördüncü kişiye hiç gücü azalmadan gitmeden önce oluşan etki ilk kişinin boynunu kırdı…Bu kadar kişiye karşıyken her yönüyle ezici bir gücün olmadığı sürece herkese saldırmak bir tabu olarak düşünülebilirdi. Çünkü saldırının gücü önemli ölçüde dağılacaktı. Bunun yerine kişi üzerindeki baskıyı azaltmak için gücünü bir yönde odaklamalıydı.
Ancak Yun Che’nin seçtiği şey ateş kaynak enerjisi ile birlikte yatay olarak etrafı süpürmekti. Tüm bu başlangıç Kaynak Alemindekilerin karşısında kaynak gücü ezici olarak düşünülmese de elindeki kılıç Yeryüzü Kaynak Eşyasıydı ve onların kaynak enerji savunmalarını kolayca kesiyordu. Ortaya çıkardığı alevler Kötülük Tanrısının gücünün kontrolü altındaki Anka alevleriydi. Kaynak sanatları ve silahındaki mutlak baskının yanı sıra kaynak gücündeki üstünlüğü onun yatay olarak süpürmesini hiç zorlanmadan hakiki bir yatay olarak süpürme haline getiriyordu.
(Ç.N: Ne demeye çalıştı inanın ben bile bilmiyorum ama anlamadığımıza göre güzel bir şeydir :D )
Onu kuşatan insanlar Yun Che’nin bir darbesiyle uzağa uçmuşlardı. Arkasında yaklaşan rüzgar ve boynuna doğru sallanan balta sesleri geliyordu. Arkasına bile dönmeden sol eliyle yumruk oluşturdu ve rüzgara çarptı.
BANG!!
Yun Che’ye sinsi saldırı yapmaya çalışanların göğüs kemikleri aniden parçalandı ve kan kusarlarken uzaklara uçtular.
“GEBER!!”
Bu insanların karşısında Yun Che hiç acıma yada merhamet hissetmiyordu. Zıplayarak 3 paralı askerin saldırısından kaçındı ve arkadaki paralı askeri ezip göğsünde kanlı bir delik açılmasına sebep oldu. Geri tepmenin gücünü kullanarak aceleyle dışarı doğru fırladı ve alevlerle 3 kişiyi süpürüp gökyüzüne fırlattı. Yere indiğinde başka bir 3 kişi daha gökyüzüne uçtu.
Her taraftan daha çok paralı asker saldırmaya başladı. Yun Che kalabalıkta bir gelgit dalgası gibi çevrilmişti. Yun Che sakin bir şekilde kendine hakim olarak Yıldız Tanrısının Kırık Gölgesini kullanarak kalabalığın arasında fırtınanın içinde ki bir kara sağan gibi zikzaklar çizdi. Kaplan Ruhu Kılıcı nereye inerse insin bir darbede silahlar kırılıyor ve insanlar ölüyordu. Kaplan Ruhu Kılıcının karşısında bu Başlangıç Kaynak Alemindeki insanların koruyucu kaynak enerji bariyerleri ince bir kağıttan farksızdı.
Çok geçmeden Yun Che’nin bedeni büyük kan yamaları ile yıkanmıştı. Ancak o bunu algılamaktan tamamen yoksundu. O basitçe hayatında çok fazla kişi öldürmüştü. Onun için öldürmek buğday hasat etmek kadar sıradan bir şeydi. Bu kalbinde en ufak bir dalgalandırma bile yaratmıyordu.
Uzaktaki Kara İblis Yun Che’nin etrafının sarılmasından faydalanarak ona gizlice saldırmak ve işini tamamen bitirmek istiyordu. Ancak onun kanla kaplı bedenini izleyip etraftaki paralı askerleri buğday gibi kestiğini gördüğünde kalbinde derin bir ürperti sel gibi taşmaya başladı…O açıkça bir çocuktu ama yine de hiç tereddüt yada isteksizlik yaşamadan temiz ve hızlı bir şekilde insanları öldürüyordu. Ayrıca insanları öldürürken ifadesi ve bakışları çok sakindi. O kadar sakindi ki sanki insanları öldürdüğünü hiç hissetmiyordu…
O da hayatında oldukça fazla insan öldürmüştü yine de insanları öldürürken bu kadar sakin olması imkansızdı.
(Ç.N: Bulaştığın adamı iyi seçeceksin kardeş. Yun Che kardeş sevdiğine karışana karşı pek iyi şeyler hissetmiyor. Ya öleceksin. Yada ….)
O sadece Başlangıç Kaynak Aleminde ama yine de böyle korkunç bir gücü var…Bu şok edici alevler, kime dokunursa dokunsun ölüm bahşeden tüyler ürpertici kılıç….Kara İblisin kalbi gittikçe daha hızlı atıyordu. Yun Che’ye sinsi saldırı düzenleme düşüncesi yok olmuş ve kalbinde derin bir korku büyümeye başlamıştı. Bedenini döndürüp çılgınca kaçmaya çalışmadan önce ayakları geri çekildi.
“Kaçmaya mı çalışıyorsun?” Onun hareketleri tamamen Yun Che’nin gözündeydi. 30 metre yükseğe zıplamak için yeri tekmelemeden önce etrafındakileri Kaplan Ruhu Kılıcını savurarak zorla uzaklaştırırken bakışları karardı. Bakışları Kara İblise kilitlenirken bedeni yanmaya başladı.
“Anka Kanadının Gök Kubbe Dansı!!!”
Yun Che’nin bedenindeki alevler çılgınca ateşlendi ve sırtından 2 alev kanadı yayıldı. Tüm bedeniyle aşağı doğru atıldı. Uzaktan gökyüzünden aşağı saldıran ve beraberinde Anka haykırışı getiren minyatür bir Anka kuşu gibiydi.
Anka Kanadının Gök Kubbe Dansı [Anka Kuşunun Dünya Şiiri]’nde 5. aşamada olan alev tekniğiydi. Kullanıldığında kullanana kişinin sırtından alev kanatları yükselip cesur ve güçlü bir saldırıyla düşmana gidiyordu. Ardından büyük ölçekli bir alev patlamasını tetikliyordu. Aslında bunu kullanmak için kullanıcının Anka ateş gücünün 5. seviyede olması gerekliydi ama Yun Che’nin son derece yüksek algılama yeteneği ve Kötülük Tanrısının Ateş Tohumunun sahip olduğu güç tarafından bu gereklilik ortadan kalkıyordu. Bu eylemi gerçekleştirmek için Anka alev gücüyle Kötülük Tanrısının alev gücünü karıştırıyordu.
Gökyüzünden gelen şiddetli baskı ve yakıcı sıcaklık Kara İblisin bilinçsizce arkasına bakmasına neden oldu ancak daha önce fark etseydi bile Anka Kanadının Gök Kubbe Dansının ona doğru ilerleyen güçlü saldırısından kaçınması temelde imkansızdı.
BOOM!!
Ufukta yüksek sesli bir patlama sesi yankılandı. Kuru zeminde hızlı bir şekilde aynı bir örümcek ağı gibi bir çok çatlak yayıldı ama onlar bir anda delice yanan alevler tarafından sarıldı. Yanan alevlerin içinden siyah bir şekil çıktı ve yere yıpranmış bir çuval gibi düşmeden önce büyük miktar kan püskürttü ve bir toz bulutu kaldırdı.
Tüm paralı askerler oldukları yerde donmuşlardı. Gözleri fal taşı gibi açılmıştı ve alevlerin arkasında seğiren siyah şekle korku içinde bakıyorlardı. Lan Xueruo da boş boş bakıyordu. Küçük elleri ağzını kaparken bakışları bulutlu ve şaşkınlıkla doluydu.
Yun Che yavaşça Kara İblisin önüne yürüdü. Onun yere yayılmış ve kalkmaktan aciz bedenine soğuk bir kayıtsızlıkla baktı. Anka Kanadının Gök Kubbe Dansı her kullanıldığında büyük miktarda enerji tüketiyordu ve bugün 2. kullanışıydı. Ayrıca Kötü Ruh kaynak kapısını uzun süredir açtığından bedeni büyük ölçüde zayıflamaya başlamıştı. Ancak bu darbenin etkisi açıktı ve kolayca gözüktü. Önceki etki sırasında Kara İblisin belkemiğinin kırılma sesini açıkça duymuştu.
Bel kemiği kırıldığından Kara İblis tamamen sakat olarak düşünülebilirdi. Bu yarayla hayatta kalsa bile geri kalan hayatını felçli olarak geçirecekti.
“Bağışla beni…lütfen bağışla beni….henüz ölmek istemiyorum…”
(Ç.N: Aklın önceden neredeydi lan..)
Yun Che’nin yaklaştığını hissettiğinde Kara İblis acı içinde affedilmek için yalvarmaya başladı. Kendi hayatına değer vermek bir insan içgüdüsüydü. Hayatının yarısını özgür ve çekinmeden yaşadıktan sonra bile yeteri kadar tatmin olmayan onun gibi bir saf kötü için bile bu geçerliydi. Yun Che yakınlaştı ve elindeki sarı uzaysal yüzüğü kaldırırken soğukça cevapladı.“Senin hayatının zaten bir değeri yok!”
Sesi solarken Yun Che avucuyla Kara İblisin boynunu kırdı.
“Çatlama” sesiyle birlikte Kara İblisin boynu doğrudan kırılırken gözler dışarı doğru şişti. O bir daha asla nefes almadı ve ses çıkaramadı.
—–ÇEVİRMEN NOTU——
Adam ezdi öldürdü yok etti :D Bitti mi? Hayır :D Devam beyler.
Yun Che birini öldürürken ne hissediyor? Öldürmek hakkındaki düşünceleri ne? Yun Che 6. aşamada ki yeteneği kullanacak mı? Yun Che şuan ki seviyesi ile ne kadar güçlü birine denk? Merak mı ediyorsunuz? O zaman bekleyin okuyun ve öğrenin…
Useless’dan fazladan özlü sözler…
“Barış için gereken şeyi artık biliyorum.MUTLAK BİR YIKIM ” Lelouch Lamperouge – Code Geass

Yorum Yap "ATG 117 - ANKA KANADININ GÖK KUBBE DANSI"