Kilimanjaro Günceli

ATG 116 - ANINDA ÖLÜM

Eylül 04, 2016
Çeviri için Useless, düzenleme için Rising Grey, kontrol, edit için Rising Grey arkadaşımıza teşekkürler. Keyifli okumalar..


BÖLÜM 116 - ANINDA ÖLÜM
Gözlerin önünde aniden ortaya çıkan Yun Che’yi gördüğünde Lan Xueruo’nun gözleri bulanıklaştı. Tüm bunların sadece bir illüzyon olmadığına ve hayal görmediğine inanmasından önce ona şaşkınca bir süre baktı. Dudaklarının köşeleri sıcak/samimi bir açıyla yükseldi ve bakışları şaşkınlık, mutluluk, rahatlık….ve o anda idrak edemediği hassas duygu parçalarıyla titredi.
“Küçük Kardeş Yun….Sen hala yaşıyorsun….Bu çok iyi…” O nazikçe gülümsedi. Her ne kadar bu ilk kez bir erkek tarafından sıkıca kucaklandığı zaman olsa da kalbinde hiç reddetme belirtisi yoktu. Bunun yerine gergin zihinsel durumu tamamen rahatladı. Yun Che’nin hayatta olduğunu anladığında bedenindeki tüm endişe, korku ve acı yerini tamamen mutluluğa bıraktı. Yun Che tarafından bu şekilde kucaklandığında daha önce hiç hissetmediği ferahlık ve rahatlık hissetti.
“Kıdemli Kız Kardeşime daha önce hayatıma en büyük hazinem gibi baktığımı söylemiştim yani nasıl bu kadar kolay ölebilirim…Hadi bunu yut…” Yun Che bir tane Cennet Geri Kazandırıcı Hap çıkardı ve nazikçe Lan Xueruo’nun ağzına yerleştirdi. Lan Xueruo tereddüt etmeden yuttu ve derin bir şaşkınlık bakışı sergiledi. Çünkü hapı yuttuğu an sıcak bir akımın tüm bedenini sardığını hissetti. Tüm yaraları acımayı kesti ve son derece hızlı bir şekilde iyileşmeye başladı.
“Cennet Geri Kazandırıcı Hap?”
Böyle kısa sürede iyileştiren bir ilaç en değerli malzemelerden yapılıp son derece hassas arıtma tekniklerine ihtiyaç duyar ve çok uzun bir arıtma işlemi gerektirir. Hap ağzına girdiğinde Lan Xueruo şaşkınlıkla birlikte bunun her derde deva olan ilaç Cennet Geri Kazandırıcı Hap olduğunu fark etti ayrıca bu sadece yüksek seviye Cennet Geri Kazandırıcı Haptan daha düşük olan bir orta seviye Cennet Geri Kazandırıcı Haptı. Eğer bu hapı birinci sınıf tarikatlar elinde bulundursaydı bile bu hapı son derece değerli birinci sınıf bir ilaç olarak düşünürlerdi.
Yun Che hafifçe gülümsedi ve Lan Xueruo’nun kalkmasına yardımcı olurken yavaşça konuştu. “Kıdemli Kız Kardeş bir süre dinlen. Bu itleri bana bırak.”
(Ç.N: Kötü adamları vs diyordu ama böyle daha iyi oldu gibime geldi :D )
Öteki tarafta önceki patlama anında 13 tane Kara İblis Paralı Asker Grubu üyesini öldürünce Kara İblis düşüncesizce korkmuştu. Onun yanındaki Kara Kurt konuştu. “Kaptan panik yapmayın! Bu bir ay önce kullanılan sıra dışı silah olmalı. Ayrıca bu silahtan sadece bir tane kalmış olmalı aksi halde kullanmak için şimdiye kadar beklemezdi.”
Kara Kurt’un açıklamasını duyduğunda Kara İblis’in kalbindeki korku hiç iz bırakmadan kayboldu çünkü bu en mantıklı açıklamaydı. Ölene kadar dayak yiyecek olsa bile Başlangıç Kaynak Alemindeki bir kaynak uygulayıcısının böyle bir güç açığa çıkaracağına inanmazdı. İleri doğru büyük bir adım atıp Yun Che’ye bakarken öfkeyle uludu. “Seni küçük piç sen gerçekten de bir düzineden fazla kardeşimi öldürmeye cesaret ettin! Senin canlı canlı derini soyacağım! Gidin onları benim için halledin ancak ikisi de canlı olmalı!”
Çevredeki Kara İblis Paralı Asker Grubu üyeleri kükrediler ve kılıçlarını sallayarak aynı anda saldırdılar. Lan Xueruo’nun sakinleşen kalbi acelece konuşurken yeniden gerildi.“Küçük Kardeş Yun çabuk kaç! Böyle güçlü bir kaynak hareket yeteneğin var yani kesinlikle kaçabilirsin. Sen kaçtıktan sonra ben de hemen kaçmak için bir yol bulacağım ve seninle sonra buluşacağım!”
(Ç.N: Kaçmak :D şakacı seni kamera nerede nereye gülümsüyoruz :D )
Yun Che kafasını sallarken gülümsedi. “Eğer Kıdemli Kız Kardeşin kaçmak için bir yolu olsaydı demin neredeyse yakalanacak olmazdın. Ben kaçmayacağım ve kaçmama da gerek de yok… Nerede olursam olayım Kıdemli Kız Kardeşimin en küçük yaralanmadan acı çekmesine bile asla izin vermeyeceğim!”
Sesi solarken elindeki Kaplan Ruhu Kılıcı aniden ileri doğru sallandı. Bir metrelik kılıç havada ilerlerken aniden 3 adım boyunda alevler püskürttü. Alevler kılıcı terk etti ve doğrudan yatay bir şekilde ona doğru koşan Kara İblis Paralı Asker Grubu üyelerine gitti.
“AHHH!!”
Çırpınan alevler aynı öfkeli bir alev ejderi gibi kükredi ve Paralı askerlerin bedenlerine çarptı. Kan donduran çığlıklarla beraber 5 paralı asker uzağa uçtu ve şiddetle kan püsküren 15 santimetrelik yaralardan acı çektiler. Yaraya yakın olan tüm deri ve kıyafetleri yanmıştı….En öndeki paralı askere gelirsek onun yarasının çevresi çoktan yanarak kararmıştı.
Beşi acı içinde bağırırken yerde yuvarlanıyordu. Bağırmaları hayalet ve kurtların inlemeleri gibi duyuluyordu.
Lan Xueruo genişleyen gözleriyle bakakaldı. Bir süre boş boş baktıktan sonra şaşkınlık ve sevinçle bağırdı.“Küçük Kardeş Yun…..Senin Kaynak Gücün gerçekten de….10.seviye Başlangıç Kaynak Alemine mi ulaştı!?”
O Yun Che’nin şuan ki kaynak gücünü hissetse de sesi derin bir inançsızlık taşıyordu.
Sadece 1 ay geçmişti! O gerçekten 1. seviye Başlangıç Kaynak Aleminden şuan ki seviyesi olan 10.seviye Başlangıç Kaynak Alemine atlamıştı! Ve neredeyse bütün büyük alemi sadece 1 aylık sürede geçmişti! Sadece bu da değildi demin gösterdiği alev saldırısı daha önce gösterdiği ateş kaynak sanatından kıyaslanamayacak şekilde güçlüydü.
“Doğru! Çünkü ben başarıyla Anka’nın testini geçtim! Ödül olarak şuan ki gücüme kavuşmamı sağlayan mistik bir İlahi Anka Hapı aldım!”Vücudunun yarısıyla Lan Xueruo’yu örterken gülümseyerek konuştu. O başlangıçta hapın 5-6 seviye yükselteceğini düşünse de tam 9 seviye yükselteceğini tahmin etmemişti. Bu olay bedenindeki Kötülük Tanrısının Ateş Tohumunun İlahi Anka Hapını %100 oranında emmesiyle ilişkili gibi görünüyordu.
Kara İblis ve diğerleri Yun Che’nin tek harekette ortalama kaynak güçleri 5. seviye Başlangıç Kaynak Aleminde olan 5 kişiyi bu hale getirdiğini gördüklerinde beyinlerinden vurulmuşa döndüler. Alevlerle yanan Kaplan Ruhu Kılıcını gördüğünde Kara Kurt  yüksek sesle bağırdı. “Demek sen Xiao Tarikatından değil Yanan Cennet Klanındansın.”
Yun Che’nin deminki saldırısıyla onlarda Yun Che’nin kaynak gücünün —— 10.seviye Başlangıç Kaynak Aleminde olduğunu kavradılar. Ve Başlangıç Kaynak Aleminde böyle bir alev saldırısını Yanan Cennet Klanından biri haricinde kimsenin yapamayacağını düşünüyorlardı.
“Yanan Cennet Klanı….O Yanan Cennet Klanı yada Xiao Tarikatından olsa da fark etmez o kesinlikle ölmeli! Eğer o ölmezse kesinlikle ölen biz oluruz!” Kara İblis ciddi bir suratla konuştu. Ancak yüzünde hiç korku izi yoktu. Sonuçta Yun Che sadece 10.seviye Başlangıç Kaynak Alemindeydi ve tehdit sayılmazdı. O olmasa bile 3 yardımcı kaptandan herhangi biri onu yenecek yeteneğe sahipti.
“Bu veledin çok kibirli bir yüzü var…Ben onu sakat bırakacağım!!”
Kara Kurt homurdandı ve bedeni kaynak enerjisi ile kaplandı. İleri doğru adım attı ve elindeki sivri dişli gürzü sallayarak Yun Che’ye doğru atıldı… Belli ki Yun Che’nin genç ve gözle görünür şekilde çekici beyaz küçük yüzü onun kıskanmasına neden olmuştu.
Kaşlarını örüp kollarıyla Lan Xueruo’nun belini sardıktan sonra Yun Che hafifçe sallandı.
Öfkeyle sallanan gürz kolayca Yun Che’nin yüzüne vurdu….Ancak daha Kara Kurt gülümsemeden surat ifadesi değişti. Çünkü gürz durmamıştı ve Yun Che’nin “bedeninin” içinden geçmişti. Ardından Yun Che’nin yanılsaması kayboldu.
Bu arada Lan Xueruo’ya sarılan Yun Che’nin gerçek bedeni Kara Kurt’un arkasında ortaya çıktı. Arkasına dönmeden yada yanına bakmadan Yun Che aniden sol eliyle Kara Kurdun arkasına vurdu ve geri çekilmeden önce acımasızca onun belini parçaladı. Onun tüm hareketleri hareketli bulutlar ve akan su gibi akıcıydı.
Kaynak gücündeki artışla beraber Yıldız Tanrısının Kırık Gölgesinin mesafesi ve hızı da büyük ölçüde artmıştı. Demin gösterdiği anlık hareketleri bırak Kara Kurdu, Kara İblis ve Lan Xueruo bile açıkça görememişti… Ve o bu hareketleri hala Lan Xueruo’yu kucaklarken gerçekleştirmişti.
Yun Che’den darbe aldıktan sonra Kara Kurt yere gömülmüştü.
Kara Şeytan ve Kara Kaplan hayretler içinde kalmışlardı. Kara Kaplan derin bir nefes aldı ve konuştu. “Hmph. 4 ana Tarikattan olan birinden beklenildiği gibi bu hareket yeteneği dikkate değer.”
“Tch! Yani ne olmuş!” Kara Şeytan hor görürken ağzı seğirdi. “O sadece 10.seviye Başlangıç Kaynak Aleminde. Kara Kurt biraz acı çekmiş olabilir ama onu gerçekten yenmek isterse bu en fazla 3-4 hareket sürecektir….Hey Kara Kurt neden hala kıçını göstererek yerde yatıyorsun? Kalkıp bu veledi sikmeyecek misin…Kara Kurt? Kara Kurt!”
Kara Şeytan artarda birkaç kez bağırsa da Kara Kurt cevap vermedi ve hareketsiz bir şekilde yerde yatmaya devam etti.
“Bağırmana gerek yok.” Yun Che’nin ağzının köşeleri yukarı doğru kıvrıldı ve derinden güldü. “Bu hayatında bir daha sana cevap veremeyecek.”
“Ne?” Kara Şeytan ve Kara Kaplanın ifadeleri battı ve aynı anda oraya koşup tekmeye Kara Kurt’u çevirdiler. Bir anda ifadeleri büyük ölçüde değişti. Kara Kurt’un yüzü çoktan solmuştu ve ağzının kenarları kanla karışmış bir köpük ile köpürmüştü ve gözleri son derece genişlemişti. Göz bebekleri portlamıştı ama yine de odağını ve ruhunu kaybetmişlerdi ve geriye sadece ölüm gibi gri bir alan bırakmışlardı.
Ölmüş!
O gerçekten….Ölmüş!!!
“İmkansız! İmkansız! Nasıl bu veletten sadece 1 darbe aldıktan sonra bu şekilde ölebilir. Bu imkansız!” Kara Kurt’un durumunu gördüğünde Kara Şeytan’ın korkudan beti benzi atmıştı ve gözleri önündekine tamamen inanamıyordu. 10. Seviye başlangıç Kaynak Alemindeki birinden bir darbe alan bir 1 seviye Gerçek Kaynak Alemindeki kaynak uygulayıcısı nasıl böyle ölebilirdi? Aralarındaki sadece bir seviye değildi tüm bir alem bölgesiydi.
Lan Xueruo bile güzel gözlerini genişletmiş ve şaşkına dönmüştü. Ancak önceden sadece 1. seviye Başlangıç Kaynak Alemindeyken 10.seviye Başlangıç Kaynak Alemindeki Xiao Luocheng’i sakatladığını düşündüğünde aniden daha doğal hissetti.
10.seviye Başlangıç Kaynak Alemindeki birinin darbesinin 1.seviye Gerçek Kaynak Alemindeki birini bu şekilde doğrudan öldürmesi doğal olarak imkansızdı. Ancak her ne kadar Yun Che’nin kaynak gücü 10.seviye Başlangıç Kaynak Aleminde olsa da “Kötü Ruh”‘un etkisi altında kaynak gücünün gücü bundan çok daha yüksek oluyordu. Buna ek olarak o sayısız insan öldürdüğünden insan bedeninin yapısıyla son derece bilgi sahibiydi ve tüm önemli hayati noktaları tamamen biliyordu. Bir vuruşta en ufak bir hata payı bile olmadan öldürebildi!
“Sen….sen gerçekten bizim 3. kardeşimizi öldürdün! Ben senin cesedini binlerce parçaya ayıracağım!”
Kara Şeytan ve Kara Kaplan aynı anda hiddetlendi ve bedenlerinden öfke ve öldürme niyeti yayıldı. İkiside aynı anda Yun Che’ye doğru koştu. Gürzleri şaşırtıcı derecede kaynak enerjisi fırtınasıyla karışarak şiddetle Yun Che’ye doğru ilerledi.
Yun Che nazikçe Lan Xueruo’yu geriye doğru itti. O bu sefer sıyrılmadı. Bunun yerine hafif bir nefes aldı ve içinden bağırdı. Bedenindeki Kötü Ruh ve elindeki Kaplan Ruhu Kılıcıyla birlikte kılıcının ağzı alevlerle yanmaya başladı. O açıkça 2 tane Gerçek Kaynak Alemindeki kaynak uygulayıcısının saldırısını kafa kafaya karşılamayı amaçlıyordu.
(Ç.N: Heeeeeyt gelin lan vurun bana :D )
“Küçük Kardeş Yun dikkat et!” Lan Xueruo aniden telaş içinde haykırdı. Başlangıç Kaynak Alemindeki biri nasıl doğrudan 2 tane Gerçek Kaynak Alemindeki insanın saldırısını karşılayabilirdi.
(Ç.N: Canlılar 5 e ayrılır. 1 mikroskobik canlılar. 2 insanlar. 3 bitkiler. 4 hayvanlar. Ve 5 Yun Che. :D :D )
Çınlama!!!
Kaplan Ruhu Kılıcı 2 gürzle sıkıca çarpıştı ve uzun süre devam eden kulak delici metal çarpışma sesi duyuldu. O anda Kara Şeytan ve Kara Kaplanın yüzünde alaycı bir gülümseme oluştu. Eğer rakipleri önceden kullandığı gizemli hareket tekniğini kullansaydı bu onlara baş ağrısı yaratabilirdi. Ancak rakipleri pervasızca saldırılarını karşılamayı deneyince olası tek sonuç rakiplerinin kollarının şoktan dolayı kırılması yada yaralanması olacağından eminlerdi. Ancak onların alaycı gülümsemeleri tamamen dona kalmadan önce sadece bir an sürdü. Çünkü aslında kollarından yukarı seyahat eden inanılmayacak kadar güçlü bir geri tepme vardı ve bu geri tepme her an kollarında büyük bir acıya ve başparmakları ile işaret parmakları arasındaki derinin yırtılmasına neden olabilirdi.
Yun Che’nin kolları da bir an için içine gömüldü. Ama hemen sonra derin bir haykırış çıkarırken alnındaki Anka mührü hafifçe parladı. 2 gürz tarafından bastırılıp bir an için duran Kaplan Ruhu Kılıcı aniden kulak delici bir kaplan kükremesi ortaya çıkardı. Kavurucu sıcak alevler taşıyarak gürzleri göz bebekleri aşırı derece açılmış Kara Şeytan ve Kara Kaplana doğru süpürdü.
Sssssss!!!!
2 gürz kesildi ve o an Yun Che Yıldız Tanrısının Kırık Gölgesini aktive etti. Yanan ışıklar taşırken yıldırım gibi onların bedenlerini deldi ve bir anda onların 5 metre arkasında ortaya çıktı.
Kara Kaplan ve Kara Şeytanın göz bebekleri genişlerken ifadeleri dondu. Ölümcül bir sessizliğin altında kafaları temizce boyunlarından düştü ve kuru zemine yuvarlandı…
—-ÇEVİRMEN NOTU—–
Savaş mı istiyorsunuz ? Kamooon :D Yun Che acımasızca devam et kim tutar be seni valla ben tutarım belki. Bu alemde zaten bi sen birde ben varız be hacı bizi tutan yok :D
Yun Che vs Kara İblis olacak mı? Olursa nasıl geçecek? Anka’nın alev teknikleri ne kadar güçlü? Yun Che kullanacak mı onları? Toplu burada bitti mi? Merak mı ediyorsunuz? O zaman bekleyin okuyun ve öğrenin…

Yorum Yap "ATG 116 - ANINDA ÖLÜM"