Dünyanın Oluşumu Günceli

ATG 107 - ANKA KUŞUNUN DÜNYA ŞİİRİ PARÇALARI (2)

Eylül 04, 2016

Çeviri için mercanerr, düzenleme için Rising Grey, kontrol, edit için Rising Grey arkadaşımıza teşekkürler. Keyifli okumalar..

BÖLÜM 107 - ANKA KUŞUNUN DÜNYA ŞİİRİ PARÇALARI (2)
Bu bölümü düzenleyici arkadaşın isteği üzere Hyoukaop arkadaşımıza adıyoruz :D


Yun Che mühür oluşumundan geçtikten sonra içeride gerçekten bir yassı taş odası olduğunu keşfettiğinde şaşırdı.Yassı taş odası doğal olmayan bir biçimde en azından 100 metre genişliğinde ve uzunluğundaydı.Yalnızca iki yüz insan bir yana bunun bile on katını kolayca sığdırabilirdi.Taş odasının her iki tarafında çok uzun taş merdivenler vardı ve sanki yukarıda başka bir kat varmış gibiydi.Taş odasının önünde yaklaşık bir kaç düzine metre uzunluğunda uzun bir patika  vardı.Salonun sonunda,dışarıdaki mühre benzeyen kibarca dönen kırmızı renkli bir mühür oluşumu vardı.
Mühür girişi, görüşü kesmişti ancak ses yalıtımını kesememişti.Kara Şeytan Paralı Askerilerinin uğultuları dışarıda yankılanıyordu.
“Bu oluşumu patlatın!” Bu Kara İblis’in sesiydi.
Dışarıdan gelen bir dizi ışık patlaması sesleri sonrasında aniden ölmekte olan bir domuza benzer bir ses çınladı.
“AH! ATEŞ! Ellerim yanıyor.AHHHHHH~~~”
“Geri çekilin!Hepiniz geri çekilin!Lanet olsun!Böylesine garip bir mühür oluşumuyla bir tür tanrısal hazine saklanmış olmalı! Hepiniz burada nöbet tutun ve onları burayı izlemeye devam edin! Ben onların asla çıkmayacaklarına inanmayı reddediyorum!”
Onlar güvenli bir sığınağa ulaşmış olsalar bile korkunun gölgesi hala Anka Kuşu Klanındaki herkesin üzerindeydi ve dışarıdan gelen sohbet onları daha da umutsuzlaştırdı.Yun Che kaşlarını çattı ve bir süre düşündükten sonra Lan Xueruo’a söyledi.
“Kıdemli Kardeş,Dev Kar Kartalının uyanması ne kadar sürer?”
Lan Xueruo endişeyle başını salladı:
“Benim hiç bir fikrim yok.Bu kez Minik Kar’ı bitkinleştiren şey sadece onun gücü değil aynı zamanda sağlığı.O uyanmadan önce bir süre dinlenmeli;bu belki bir hafta  belki bir ay  ya da  daha bile uzun sürebilir. ‘’
“Eğer o uyanırsa ne kadar insanı taşıyabilir?’’
“On insanı taşımak problem olmamalı.”Lan Xueruo konuştu.
“On insan….”Taş odasındaki iki yüzden fazla insanlık kalabalığı bakınca onun kaşları daha da çatıldı.Dev Kar kartalı uyandığında o Lan Xueruo ile birlikte hiç bir problem olmaksızın kolaylıkla kaçabilirdi.Fakat o onların hayatta kalması için en ufak bir sorumluluğu olmasa bile  Lan Xueruo’nun mizaç ve ilkelerine dayanarak bu insanları kesinlikle kaderlerine terk edemeyeceğine inanıyordu.
“Sonuçta biz burada saklanıyoruz.Umarım anka kuşunun kutsal ruhunu kızdırmayız.”
Feng Baichuan keder ve çaresizliğin yanında kasvet ve hayal kırıklığıyla dolu bir yüzle deliğin girişinde duruyordu.
“En azından sizin hayatlarınız şimdilik güvende.Anka kuşları kutsal ruhlardır,onlar bunun gibi birşey için muhtemelen sizi suçlamazlar.”Yun Che Feng Baichuan’a doğru yürürken söyledi.
“Öyle olmasını umuyorum.”
Feng Baichuan başka bir nefes daha aldı,
“Bu kadar yıldır bizim klanımız yerini bildi ve kendini tuttu.Biz dikkatlice asla anka ruhunu kızdırabilecek herhangi bir şey yapmaya asla cesaret edemedik çünkü biz basitçe çok korkuyorduk.Bugünün böyle bitebileceğini kim düşünürdü ki….Ve hatta bu sebeple bu sadece bizim geçici cennetimiz olabilir;sen bu kötü adamların söylediklerini duydun.Onlar belli ki mağaranın girişinde sürekli nöbet tutacaklar.Burada ne yiyecek nede içecek kaynağı yok;bizim bu durumu uzun süre için devam ettirme olanağımız yok.Bu özellikle çocuklar ve yaşlılar için doğru…..Sigh.’’
“Eğer sadece su ve yiyecekse bende aslında biraz var.Eğer idareli kullanılırsa iki yüz insan için iki hafta süresince  için yetebilir.” Yun Che söyledi.
“Sen?” Feng Baichuan Yun Che’e doğru güvensiz bir ifadeyle baktı.Yun Che açıkça temiz ve düzenli görünüyordu ve onun üzerinde herhangi bir şey yoktu,Nasıl iki yüzden fazla insana ondan fazla gün boyunca yetebilecek  yeterli su ve yiyeceğe sahip olabilirdi ki?
Yun Che açıklamakla zaman kaybetmedi;sol eline bir dokunuş ile Feng Baichuan’ın eline altı açık mavi renkte mekansal halka yerleştirdi.Bu mekansal halkalar Xiao Tarikatının hazinesinden alınmıştı.Onlar su ve her türlü yiyecekle doluydu.Besbelli,hazine sadece Xiao dış Tarikatının değerli eşyaları için bir depo olarak görülmüyordu. Ayrıca acil durumlar için bir sığınak olarak görülüyordu.Hazine önündeki güvenlik önlemlerinin ihlal edilmesi oldukça zordu.Bu sebeple eğer bir kaza gerçekleşirse onlar hazineye kaçabilirdi çünkü saklanan yemek ve özellikle su onlar felaketin üstesinden gelinceye kadar  bir süre için orada kalmalarına yeterliydi.
Bir süre için mekansal halkaları kontrol ettikten sonra, yüzü mutluluk ve şaşkınlık ifadesi açığa vurdu.O anda Yun Che’nin sesi Feng Baichuan’ın yanından geldi.
“Klan Lideri Feng benim anlamadığım bir kaç konu var.Sizin klanınız Anka Kuşunun soyundan ve Anka kuşu ilkel bir ilahi canavar.Anka soyundakiler ölümlü soyundakilerden daha güçlü ve daha asillerdir fakat niçin siz Başlangıç Kaynak Alemine geçemiyorsunuz? Ben sizin bir lanetten bahsettiğini hatırlıyorum,bunun lanetle ilişkisi olabilir mi?”
Feng Baichuan şok oldu ve bir süre için konuşamadı.
“Ben çok haddimi bilmezdim.Bu sizin klanınızın sırrı olmalı,ben bu konuyu çok fazla deşmemeliyim.”Yun Che Feng Baichuan’ın sessizlik içinde kaldığını görünce hemen söyledi.
“Hayır!” Feng Baichuan başını salladı ve kendini aşağılarcasına güldü.
“Bu tür bir şey klan sırrı olarak sayılabilir mi?Bu yalnızca ceza  ve bizim katlanmak zorunda olduğumuz intikam.”
“Ceza?İntikam?’’ Yun Che şaşırdı.
Feng Baichuan hafifçe gözlerini kapadı ve onun ifadesi kasvetli bir şekil alırken konuştu.“Anka kuşu bir ilkel ilahi canavardı.O daha önce ateşini Kaynak Gökyüzü Kıtasına bırakmak amacıyla Kaynak Gökyüzü Kıtasına inmişti ve bundan dolayı  geriye bir çok deneme(sınav,test )  yeri bıraktı.Bu sınavdan geçenler onun soyunu miras alabilirdi ve bu soy onların gelecek nesillerine aktarılabilecek bir şeydi.Bu sebeple Anka Klanı doğdu.Bizim atalarımızın anlattığına göre anka kuşu Kaynak Gökyüzü Kıtasında iki test yeri bıraktı.Onlardan biri İlahi Anka Kuşu İmparatorluğundan uzaktaydı  ve diğeri de tam buradaydı.Tek fark İlahi Anka Kuşu imparatorluğu herkes tarafından biliniyordu ve karşılaştırılamayacak kadar güçlü İlahi Anka Kuşu Tarikatını oluşturmuştu,oysa Mavi Rüzgar İmparatorluğundaki bu yer kimse tarafından fark edilmemişti ve bizim atalarımız tarafından tesadüfi keşfedilmişti.Kimse bu ıssız ve tehlikeli on bin canavar sıradağında aslında ilkel dönemin ilkel bir ilahi canavar tarafından bırakılan bir harabeye sahip olduğunu düşünemezdi.”
“Yani söylediğin şey bunun tek sınav yeri olduğu ve bu kötü niyetli hırsızların inandığının aksine herhangi bir hazine olmadığı mı?”
Yun Che çenesini tuttu.
“Aynen öyle.” Feng Baichuan başını salladı:
“Bizim atalarımız o zamanlar burada sınavı geçti.O zamanlar,İlahi Anka Kuşu İmparatorluğundaki İlahi Anka Kuşu Tarikatı çoktan İlahi Anka Kuşu İmparatorluğunun koruyucu tarikatı olmuştu ve o nüfuzu tanrılara ulaşmıştı.İmparatorluğun ismi bile İlahi Anka Kuşu olarak değiştirilmişti. Ayrıca deneme yeride sadece en yüksek seviye öğrencilerin girebileceği  İlahi anka Kuşu Tarikatının en yüksek seviye yasak bölgesi oldu. Hatta daha fazlası onları anka soyları en büyük gurur ve onurları olmuştu.Eğer onların yakaladığı anka soyunun rüzgarı başka bir yerde belirseydi Bizim karşılaşacağımız şey kardeşçe bağlar yerine yıkım ve mahvoluş oldurdu.”
Yun Che gizlice onu onaylayarak  başını salladı.İlahi Anka Kuşu İmparatorluğu orijinalde Büyük Asura Krallığı olarak biliniyordu.Fakat,İlahi Anka Kuşu Tarikatı iktidara geçtikten sonra yeni imparatorluk ailesi için destek sağlandı imparatorluğun ismi bile İlahi Anka Kuşu imparatorluğu olarak değiştirildi.Bu sebeple anka soyu İlahi Anka Kuşu İmparatorluğu’nun ihtişamının tek sembolü oldu.Eğer onlar gerçekten başka bir anka soyunun varlığı keşfederlerse kesinlikle onlardan kurtulmak için her türlü önlemi alacaklardır.
“Testi geçtikten sonra bizim atalarımız jenerasyondan jenerasyona anka soyuna geçmeye başladı.On ikinci nesile ulaşıncaya kadar onlar çoktan büyük kahramanlık tarikatı içinde yıldızları parlamıştı fakat asla kendilerini bir anka klanı olarak isimlendirmemişlerdi ve sürekli olarak alınlarındaki anka kuşunun işaretini saklamışlardı.Yine de bu jenerasyonda atalardan biri anka gücünü kullanarak biriyle dövüştü ve devasa alevle kazayla içindeki otuz iki bin masum insanın bulunduğu küçük bir köye yayıldı. ‘’
Yun Che: “…’’
“Bu derece canavarca bir suç test yerindeki anka kuşunun öfkesini uyandırdı ve zalim bir ceza başımıza geldi.Bu jenerasyondaki klandaki herkes onların anka soyunda lanet mührüyle işaretlendirildi. Bu klandaki herkesin kaynak enerjisi Başlangıç Kaynak Aleminin onuncu seviyesine yaşamları boyunca herhangi bir ilerleme sağlamaması için bastırdı.Ayrıca Anka İşareti koyu bir kırmızıya döndü ve artık gizlenemedi.Bu mühür sanki onlara devamlı olarak işledikleri suçları anımsatacak bir sembol olmuş gibiydi.”
“Bizim atalarımızın birçok güçlü düşmanı vardı.Onların güçleri böyle değersiz bir duruma bastırıldıktan sonra onların inzivaya çekilmekten  başka şansı kalmamıştı….Daha sonra lanetin gerçekten jenerasyondan jenerasyona geçtiğini keşfetti.Onların çocuklarının hepsinde doğduklarında alınlarında kırmızı bir anka kuşu damgası vardı.Benzer şekilde tüm hayatları boyunca onların kaynak güçleri asla Başlangıç alemine geçemedi.Atalarımız laneti kaldırmak için sayısız yol düşündü fakat o sonuçta ilahi anka kuşu ruhunun bıraktığı bir şeydi;Nasıl bu adamların müdahale edebileceği bir şey olabilirdi ki?Bu güne kadar bin yıl geçti fakat soyumuzdaki lanet hala devam ediyor ve  henüz gitmedi.Klanımız sadece on bin tanrı sıradağı içinde saklanabilirdi ve atalarımızın kefaretini ödemek için her gün dua ederek kendilerine bakabilirdi ve İlahi Anka Kuşu Ruhunun affı için yalvarabilirlerdi.”
Bugüne kadar klanımız şu anda olduğumuz duruma kadar geriledi;küçük bir paralı asker grubu bile umutsuzca köşeye sıkıştırabilir, heh …”
Feng Baichuan acı gülünç bir kahkaha attı.Ciddi ses tonu içinde çok fazla isteksizlik ve çaresizlik vardı.Normalde bu onun yabancılara anlatabileceği bir klan sırrı değildi. Ancak bugün böyle sefil bir durum karşısında sözde soy ve sözde klan sırları zaten tam bir şaka olmuştu.Belki de bu klan üyelerinin en çok özlemini çektiği şey anka soyuyla doğmak değildi fakat bunun yerine sıradan sıradan bir insan olarak doğmaktı. Ayrıca aniden Feng Baichuan’ın böylesine büyük bir tehlikeyle karşı karşıya olmalarına rağmen klanı niçin hemen anka tarafından bırakılan kalıntılara getirmediğini anlamıştı.Onlar gerçekten korkmuştu.Onların klanı af dilemek için rüyalarında bile anka kuşunun ruhundan af dileyerek bin yıl ve düzinelerce nesil harcanmıştı;Onlar nasıl İlahi anka kuşuna karşı birazcık bile saygısızlık etmeye cesaret edebilirlerdi ki?
O yolun üzerindeki kırmızı mühür kalıbına bakarak çevresinde döndü  ve söyledi:
“Klan Lideri Feng bir ihtimal bu mühür oluşumu anka kuşunun geride bıraktığı test yeri olabilir mi?”
“Aynen öyle”
Feng Baichuan başını salladı,
“bu iki mühür bizim atalarımızın bize bıraktığı şeyler.Yalnızca anka soyundakiler mührü bozabilir çünkü onun amacı yabancıların girmesini engellemek.”
Bir anda Yun Che kararını verdi ve söyledi:“O zaman bu mühür benim için açılabilir mi?”
“Sen gerçekten düşünü…?”Feng Baichuan yanına baktı
“Aynen öyle! “Yun Che başını salladı:
“Ben anka kuşuna ilkel ilahi bir canavarın geriye bıraktığı mührün ne tür bir şey olduğunu görmek istiyorum.Şu anda bir şansım olduğu için doğal olarak denemek istiyorum.”
Feng Baichuan hemen onu geri çevirmedi fakat bunun yerine sordu,“Küçük kardeş, sizin şu anki kaynak gücü seviyeniz nedir?”
“Başlangıç kaynak aleminin ilk seviyesi.”YunChe dürüstçe cevap verdi.
“Kesinlikle olmaz!!” Feng Baichuanın ifadesi hayal kırıklığına düştü ve ısrarla reddetti:
“Ben size izin vermeye isteksiz olduğumdan değil.Bu sadece…o zamanlar bizim atalarımız anka kuşunun eğitimini geçtiğinde onların kaynak güçleri çoktan ruhsal kaynak alemindeydi ve ayrıca onlar ateş özellikli kaynak yeteneklerine sahipti.Yine de onlar aşırı derecede zor bir teste dayandıktan sonra anka kanını ve İlahi Anka Topağını elde etmeyi başarmıştı.Eğitimi atlatan ve İlahi Anka Hapını elde eden bazı atalarımız vardı fakat bu atalarımızdan hiç kimse ruhsal kaynak aleminden düşük bir kaynak yetiştirmesinde değildi.”
‘’Soy laneti üzerimize düştükten sonra hiç kimse tekrar testi geçememişti.Hatta testin ilk aşamasını bile geçememişti.Sonuçta onuncu seviye Temel Kaynak Alemi gücü ile anka kuşu alevlerinin testine nasıl dayanabilirdik ki?Ve tüm bu yıllar boyunca testi zorla geçmek isteyen bazı klan üyeleri de asla geri gelememek üzere içeride öldü.Senin ilk seviye Başlangıç Kaynak Aleminle herhangi bir şekilde eğitimi başarmanın hiç bir yolu yok ve senin hayatın riske bile girebilir.”

Yorum Yap "ATG 107 - ANKA KUŞUNUN DÜNYA ŞİİRİ PARÇALARI (2)"