Tankların Tarihi Günceli

ATG 105 - KARA İBLİS

Eylül 04, 2016

Çeviri için mercanerr, düzenleme için Rising Grey, kontrol, edit için Rising Grey arkadaşımıza teşekkürler. Keyifli okumalar..

BÖLÜM 105 - KARA İBLİS
Yavaştan başlayalım topluya iyi okumalar 107 sıkıntılı bolumdu gecikme sebebi o bölüm bu arada o gelince hızlıca gelir alayı :D


İki dağın duvarları arasında sıkışıp kalmış bu dar vadi yolu dünya ile ilişkisini kesmiş bu köyün tek giriş yeri olmuştu;yine de şu anda bu bir tek geçit vahşi bir kurda benzer bir aura salan bir grup insan tarafından engellenmişti.Onların her biri önlerindeki korkudan ezilen kalabalığa korkutucu ve alaylı bir bakış gönderdi.
“Ben zaten bir çok kez normal küçük bir köyden başka bir şey olmadığımızı söyledim.Sizin aradığınız insan şöyle dursun hazine olarak adlandırılabilecek de hiç bir şey yok.”
Feng Baichuan öfkesini kontrol altına almaya çalışırken yumruklarını sıkıca sıktı.Önlerindeki her bir kötü insan onların klanındaki her bir kişiden üstündü;bu basitçe onlara karşı gelmesi imkansız bir grup kötü niyetli insandı.
“Normal bir küçük köy?Hahahahha,On Bin canavar Sıradağının kalbine yerleşmiş normal bir köy gerçekten normal bir köy olabilir mi?Böylesine garip bir mührü koruyor olabilir mi?Benim gözlerimde siz çocuklar açıkça koruyucu ailesiniz!”
Çılgın bir kahkaha dalgası sonrasında,şiddetli bir görünüşe sahip siyah bir şapka giyen bir adam Siyah Şeytan Paralı Asker grubundan dışarı yürüdü.Onun arkasından takip eden üç adamın yüzlerinde kötü niyetli bir gülümseme vardı ve Feng Baichuan’ı soluk soluğa bırakmaya yetecek kadar kaynak enerji ortaya çıkarmışlardı.O Feng Baicuan’a şüpheyle baktı ve alay etti:
“Babacık,Siyah Şeytan Paralı asker grubunun Kaptanı Kara İblis burada.Bizim çöpleri katletmeye en ufak bir ilgimiz yok bu yüzden size bir şans vereceğim.Yapmanız gereken tek şey hazineyi ve güzelliği teslim etmek. Kaptan olarak yemin ederim ki buradaki tek bir kişiye bile dokunmadan ayrılacağız.Yine de, iyiliğimin değerini bilmezseniz,”
Kara Şeytan elindeki Sivri Dişli Kurt Gürzünü salladı ve alay edercesine güldü:
“Biz başka bir yüz insandan fazlasını öldüremeye aldırış etmeyiz.
Düşük dehşet çığlıkları yankılanıyordu.Feng Baichuan’ın arkasındaki herkesin korku ve öfke dolu gözleri vardı;bazı küçük çocuklar korkarak  onların annelerinin kucağında büzülmüşlerdi  ve korku dolu yüksek seslerle haykırıyorlardı.Yaşlıların bazıları devamlı olarak sinirlenirken öfkeden titriyorlardı:”Sizi sefil hırsızlar….. intikam kesinlikle alınacak.”
Feng Baichuan sıkıca sıktığı dişlerinin arasından cevap verdi:
“Ben hiçbir şey olmadığını söylediğimde gerçekten hiç bir şey yok.Hatta biz bile o mührün ne olduğunu bilmiyoruz!Hepimizi öldürsen bile yine de bizim için hala imkansızdı.”
“Oh ho!Senin ağzın baya sıkı.Biraz kan dökmeden  dürüst olmayacaksın gibi görünüyor.Problem değil,bizim seninle oynamak için daha çok zamanımız var.”
Siyah iblis kötü niyetle güldü ve daha sonra bir balta taşıyan orta yaşlı adama bir bakış fırlattı:”Zenci,git ve benim için onları eğit!Lütfen onları öldür yada sakatla!
“Anlaşıldı ! Kaptan! “Zenci olarak çağrılan biri büyük bir balta taşıyordu ve gösteri yapmak için yük kılıcını etrafta sallayarak öne doğru yürüdü ve sanki bir karınca grubuna bakarmışçasına hor görür bir şekilde bakarken dudaklarının kenarını yaladı(ç.n:nasıl bir fantezi lan bu ).”
Konuşmayı bitirdikten sonra,onun kılıcı doğruca Feng Baichuan’a doğru uçtu.
“Sakın bizim klan liderimizi incitebileceğini düşünme!!”
Feng Baichuan’ın arkasındaki üç elder aynı anda fırladı ve Zenci ile karşı karşıya geldi.Üç elderin hepside onuncu seviye Temel Kaynak Alemindeydi bu sebeple  Feng Baichuan dahil olsa bile onların başlangıç kaynak aleminin altıncı seviyesinde olan Zencinin karşısında hiç bir şansları yoktu.Zencinin ilk saldırısı ilk elderin defansını onun sol göğsünün üzerinde uzun kanlı bir kesik bırakarak  onun zorba kılıç aurası ile kesti.
“Dağ Yaran Kılıç!”
Zenci soğuk bir kahkaha attı ve daha sonra onun kılıcının gücü giderek şiddetlendi.O bir tarikatta doğmamıştı bu sebeple doğal olarak herhangi bir kaynak sanatına sahip değildi.Yine de, onun kaynak yetenekleri en düşük seviyede olmasına rağmen onun derin gücünün seviyesi göz önüne alındığında kaynak yeteneği kullanmasa bile yine de Feng Baichuan ve diğerlerini kolaylıkla ezebilirdi.Onun kaynak yeteneğinin etkinleştirilmesi açık bir şekilde düşmüş yaprakları oradan oraya savuran son bahar rüzgarı gibiydi.Onun kılıcı her nereye inerse,elderlerin üstünde bir yara bırakıyordu.O  daha sonra Feng Baichuan’ın karnının altına ağır bir ani tekme yolladı ve ağzından büyük bir miktar taze kan fışkırırken otuz fit uzağa uçmasına sebep oldu.
“Klan Lideri!!”
“Baba!”
Feng Zu’er and Feng Xian’er ağlayarak annelerinin kucağından dışarı fırladı,kendilerini Feng Baichuan’ın yanına attılar ve onun bedenini ittirdiler.Üç elderin tamamı yere düştü.Onların yüzleri korkuyla doluyken yaralarından kan akıyordu.
“Hehe,bu iki velet senin oğlun ve kızın olmalı?”Zenci kılıcını sürükledi ve Feng Baichuan’a doğru uğursuz bir şey söylemek için  adım adım  ilerledi:”Kızının gözlerini oyduktan sonra yine bu kadar sakin olup olamayacağını göreceğiz!”
Feng Baichuan’ın küçülmüş göz bebeklerinin önünde,o aniden korkmuş bir şekilde bakan Feng  Xian’er i yakaladı.
“Dur!!”
Kızgın ve narin bir haykırış yan taraftan geldi ve aynı zamanda kar beyazı parıltı bir meteor gibi uçarak geldi.Zenci’nin tepkiside hızlıydı;Elini geri çekti ve  yeşime benzer kar beyazı bir uzun kılıç doğrudan onun daha önce durduğu pozisyona saplanırken panikli bir şekilde geri çekildi.Soğuk ter tüm bedeninden boşaldı.Takastan sonra(takas derken az önce ki olaydan bahsediyorlar) kar beyazı bir figür ortaya çıktı ve Zenciyi işaret ederek  öfke dolu soğuk bakışlarla  yeşim kılıcı yerden çekip çıkardı.
Lan Xueruo görüldüğü anda hemen soluk kesilme ve yutkunma sesi hemen Siyah Şeytan Paralı Asker Grubundan duyuldu.Her birinin gözü şaşkınlık içerisinde kocaman olmuşcasına hepsi Lan Xueruo’a dik dik bakıyorlardı;onların ifadeleri tembelleşti ve büyük bir miktar salya bilinçsizce aktı.
“Ka…Kaptan!Bu o!Bu o!”
Dünkü savaş baltalı adam heyecanlı bir şekilde Kara İblis’e bayıldı:
‘’Ben yanılmıyorum değil mi?O sanki bir peri değil mi!”
Kara İblis’in iki gözü de çoktan kocaman olmuştu ve iki eli de titremeye başlamıştı.Kararlı bir biçimde bir ağız dolusu salyayı yutkundu ve fısıldadı:
‘’Güzell!Gerçekten güzel!Lanet olsun,gerçekten bu dünyada böyle bir kadın var!Babacığın daha önce oynadığı kadınlar onunla karılaştırıldığında basitçe çirkindi!”
“Biz bu kadını elde etmeliyiz!Eğer ben bu tür bir kadınla bir gece bile olsa  birlikte uyuyabilseydim,hayatım eksiksiz olurdu.”
“Hehe,o çoktan ortaya çıktığı için zaten senin değil mi.”Savaş baltalı adam Kara İblis’in gururunu okşamıştı:
“Yine de,o çok genç görünmesine rağmen onun kaynak gücü gerçekten Gerçek Kaynak Alemine ulaşmış.Eğer grup lideri onu almak istiyorsa bunu yapmak için biraz efor sarf etmeli.”
“Gerçek Kaynak Aleminde olan bu babacık ve Kara Kaplan,Kara İblis,kara Kurt ve ek olarak yüzden fazla kardeş küçük bir güzellikle baş edemez mi?Hahhaaha.”Kara Şeytan ellerini ovuşturdu ve çekinmeksizin güldü.Onun tutkulu gözlerinde Lan Xueruo çoktan ona ait şeylerden biri olmuş gibiydi.
“Zenci,geri çekil.Ben bu küçük güzellikle kişisel olarak ilgileneceğim.”
Zenci itaatkarca geri çekildi.Siyah Şeytan Paralı Asker Grubundaki herkes Lan Xueruo’a şehvetle bakıyordu fakat onlar yalnızca kendi salyalarını yutabilirdi.Sadece fantezi kurabilirlerdi çünkü yalnızca Kara İblis böyle bir kadınla eğlenebilirdi.
“Hey tatlı şey,ismin ne? kaç yaşındasın?”
Kara iblis Sivri dişli kurt gürzünü taşırken ve tiksindirici kocaman sarı dişlerle dolu ağzını açığa vururken çapkın bir biçimde sordu.
Kara İblisin vücudundan yayılan kaynak gücü Lan Xueruo’un kaşlarını çatmasına sebep oldu….Üçüncü seviye Gerçek Kaynak Alemi,O gerçekten onunla aynı seviyedeydi.Lan Xueruo sessiz bir nefes aldı;soğuk bir şekilde bağırırken onun ifadesi ilgisizliğini koruyordu:”Siz çocuklar bir paralı asker grubusunuz.Siz sadece insanlardan komisyon aldıktan sonra işinizi yaparsınız,siz bir haydut grubu değilsiniz!Bu haksızlıklara daha fazla taahhüt edemem,daha da büyük olasılıkla sizin Cennetin gazabını çekmeniz kaçınılmaz.Burası sizin işkal edebileceğiniz bir yer değil.Hemen ayrılın!”
Onun kutsal aurası ve muhteşemliği direk olarak Kara İblisin duygularına saldırdı ve yakın mesafeden onu görünce kemiklerinin gevşemesine sebep oldu.Biz kere daha  tükürüğünü yutkundu ve çapkın bir biçimde güldü:”Buradan ayrılmak mı?Memnuniyetle,memnuniyetle.Küçük güzellik ağrını açtığı için bu sorun kolaylıkla çözülebilir.Eğer küçük güzellik benimle dönmeyi ve benim kadınım olmayı kabul ederse,ben,Kara Şeytan hemen ayrılacağıma ve hayatım boyunca buraya bir daha asla dönmeyeceğime dair söz veriyorum.Küçük güzellik buna ne diyorsun?”
“Bu ne küstahlık!”
Lan Xueruo öfkeyle kükredi daha sonra  söylediği şeylerin uygun olmadığını fark etti.Öfke üstüne öfkeyle,o bu gruptaki kötü niyetli insanlara herhangi bir şey söylemenin gereksiz olduğunu biliyordu ve Kara İblis’e direk olarak saldırdı…bu krizi çözmek için  onun düşünebildiği tek şey bu kara iblisi yenmek,onu ele geçirmek ve daha sonra Siyah Şeytan Paralı Asker grubunu geri çekilmeye zorlamaktı.
Kara Şeytan Lan Xueruo’nun aniden saldırmasını beklemiyordu  ve panikle bloklamak için Sivri Dişli Gürz’ü kaldırdı ve Lan Xueruo’nun ardarda gelen kılıç saldırıları sebebiyle bir an için telaşlandı.
Altın bir ışık, Lan Xueruo’nun kılıcını sardı.Kara İblisin gözleri kamaşırken kılıcın yansıması hızlı ve muhteşemdi.Vücudundaki hafif zırh ikiye ayrıldığında  sadece iki “rip rip” sesi duyulabildi ve bir et parçası uçup giderken onun koruyucu kaynak enerjisi bile kesilmişti.
Siyah Şeytan Paralı Asker Grubundaki tüm paralı askerler şok olmuştu.Sadece on yedi on sekiz yaşlarındaki bu kız gerçekten saldırdığı onların grup lideri kara iblisi yaralamıştı…..Kara İblis üçüncü seviye Kaynak Aleminde olan biriydi.Ne ağır ne de hafif olan kılıcın saldırısı geldiğinde Kara İblis’ın siniri patlamıştı.Yüksek bir kükreme çıkardı ve Sivri Dili Kurt Gürzünü savurdu;Yılan şekilli üç elektrik kıvılcımı garip bir şekilde gürzünü üzerinde belirdi ve tehlikeli bir güç hissi bir “bzzzzt ” sesi ile serbest bırakıldı.
Elektrik özellikli kaynak yeteneği?Lan Xueruo kalbinde hafifçe telaşlandı.Normal bir paralı asker grubunun lideri gerçekten bir elektrik kaynak yeteneğine sahipti.
“Acımasız Yılanın Gök gürültüsü Dansı!”
Büyük bir yıldırım kaplı sivri dişli kurt gürzü Lan Xueruo’nun etrafında dev bir dairesel yay çizdi.Lan Xueruo’nun kılıcı muhteşem altın bir ışıkla parlıyordu ve gerçekten saldırıyı kılıcının kabzasıyla karşıladı.
Ding!!
Kıvılcımlar her tarafa saçıldı;Lan Xueruo’nun yeşim kılıcı anında büyük oranda yamuldu ve devasa gücün etkisi Lan Xueruo’nun geri çekilmesine sebep oldu.Yine de,ayakları yere dokunduğu an,o tekrar Kara İblis’e doğru atıldı.Lan Xueruo sadece kendinin duyabileceği yumuşak bir ilahi mırıldanırken altın bir ışık onun güzel gözlerinde parladı….
“Kra…liyet Kılıcı…”
Kara İblisin hizaya sokulması problemin çözülmesinin tek umudu olduğu için Lan Xueruo’nun kendini geri tutmasını için artık herhangi bir sebep yoktu.O en güçlü kaynak yeteneğiyle doğruca Kara İblis’e saldırdı.
Kılıcı savurduğu an Yun Che aniden telaşlandı…Çünkü Lan Xueruo’nun şu anda kullandığı kılıç stili daha önce hiç görmediği türden bir kılıç stiliydi.O açıkça sıra dışı bir kılıç stiliydi yine de kılıcın yaklaşımı şiddetli yada zorba değildi fakat sanki dünyaya yukarıdan bakan ,yolunda rakipsiz ve durdurulamaz bir hükümdarmışçasına  gizlenmemiş bir gurur hissi taşıyordu.
Acımasız Yılanın Gök gürültüsü Dansı büyük ve müthiş bir güç olduğu için Kara İblis Lan Xueruo’nun gerçekten onun  Acımasız Yılanın Gök gürültüsü Dansını bloklayabileceğini ve bu kadar hızlı karşı atağa geçebileceğini  beklemiyordu.O Sivri Dişli Kurt Gürzünü kaldırdı ve önünü kapadı fakat kılıcın ucu Sivri Dişli Kurt Gürzüne değdiği anda Kara İblisin ifadesi aniden büyük oranda değişti;çünkü kılıcın kabzasından,karşı konulamayan şaşırtıcı bir güç geldi.Bir “ding” sesiyle beraber onun vücudu şiddetle geriye uçuruldu ve ayrıca çok çok uzaklara uçarken elindeki Sivri dişli Kurt Gürzü belenmedik şekilde avucunda patladı .Yine de Lan Xueruo’nun kılıcının momentumu zerre kadar zayıflamamıştı;kılıcın ucu doğruca sanki bir tofu kesermişçesine(tofuyu animelerde falan görmüşsünüzdür)onun koruyucu kaynak enerjisini yarıp geçerek  Kara Şeytanın sol omuzuna saplandı ve omuzunun arkasından çıktı….Net bir delik onun omuzunda açılmıştı.
Ç.N:yorumları bekliyorum arkadaşlar

Yorum Yap "ATG 105 - KARA İBLİS"