Otto Von Bismark Günceli

Ari 4.7 - Haulia’ nın Ani Değişimi

Eylül 24, 2016

Çeviren ve düzenleyen AsitPetix

Kitap 4 Bölüm 7:Haulia’ nın Ani Değişimi

Ehehehe, uhehe, huhuhuhu”
İğrenç!”
Yue buna daha fazla katlanamadığı için böyle fısıldamıştı. Shia mükemmel tavşan kulakları sayesinde Yue’ nin ne dediğini duydu.
Ne! Kim iğrenç!? Neden bana iğrenç diyorsun? Çok mutlu olduğum için elimden bir şey gelmez. Hepsinden önce, bu Hajime’ nin iyi tarafını ilk kez görmem değil mi? Sen de görmedin mi? Hajime’ nin evvelki tavırları…  Birden kalbim sıkışmaya başladı. Onun çaresizce bana olan aşkını…”
Shia çok sevinçliydi ve daha da ileri gidiyordu. Shia’ nın bu halini gören Hajime ile Yue beraberce mırıldandı:
… Sinir bozucu tavşan!”
N-Ne! Neden bana sinir bozucu diyorsunuz? Lütfen bana bundan sonra ismim ile hitap edin. Bundan sonra yolumuza beraber devam edeceğiz. Bana ismimle hitap etmeniz konusunda rahatsız olduğunuzu söylemeyin. Değil mi? Değil mi?”
…”
Neden sessizce duruyorsunuz? Hadi ama bu çok kolay, Shia Shi-a. Benden sonra tekrar edin: Shi-a.”
Shia çaresizce Hajime ve Yue’ ye ismini söyletmeye çalışırken onlar gözlerini başka yöne çevirip geleceğe dair plan yapmaya başladılar. Sonra Shia onlara yapışıp, “ artık beni göz ardı etmeyin daha fazla ihmal edilmek istemiyorum!” dedi. Artık onların yol arkadaşı olsa da ona geçmişteki gibi kırıcı davranmaya devam ettiler.
Birileri curcuna etmeye devam ederken(Shia) sisin ardında Haulia kabilesinden birkaç kişi göründü. Hajime’ nin verdiği görevi yerine getirmek için gittikleri yerden dönüyorlardı. Görev ise şeytani canavarları yok etmek ve dönerken ellerinde buna dair kanıt bulundurmaktı. Dikkatli bakıldığında bunlardan birinin Kam olduğu görülebiliyordu.
Shia onları görünce gülümsedi. Ailesini görmeyeli 10 gün olmuştu. Onları  son olarak, eğitim başlamadan önce nasıl hissettiğini söylediğinde görmüştü. Sadece 10 gün geçmesine rağmen eğitimler çok zor geçmişti. Eğitime olağanüstü bir şekilde konsantre olmuştu. Bu yüzden geçen 10 gün Shia’ ya sanki onları aylarca görmemiş gibi geldi.
Shia orada babasıyla hemen konuşmaya başladı. Söyleyecek çok şeyi vardı. Bununla beraber henüz bir şey söyleyemeden kelimeleri boğazında düğümlendi. Kam ve diğerlerinde tuhaf bir atmosfer hissetti.
Shia’ yı gören Kam ona hafifçe gülümsedi ve Hajime’ ye yöneldi ve…

Patron. Şeytani canavarları zamanında avladık mı?”
Pa-patron? Ba-ba-baba? Ses tonun bir şekilde, yani oldukça… Hem davranışların…”
Shia babasının ses tonundan ve davranışlarından dolayı kekelemeye başladı. Bununla beraber bir süre göz ardı edildi. Kam ve diğerleri yüksek rütbeli sayılabilecek şeytani canavarlara ait çok sayıda pençe çıkardı.
Sanırım bir tane yeterli olur demiştim.”
Hajime’ nin mezuniyet ödevi her takımın, yüksek rütbeli şeytani canavarlara ait bir tane pençe getirmesiydi. Fakat orada her takım için yaklaşık on tane pençe vardı. Hajime’ nin sorusuna acımasızca gülümseyerek yanıt verdiler:
Evet, bizden istediğin buydu, değil mi? Fakat görevimizi yerine getirirken davetsiz misafirler çıkageldi. Öldürme arzularını küstahça bize karşı kullanmak istediler. Biz sadece kibarca karşılık verdik. Değil mi? Öyle değil mi arkadaşlar?”
Bu doğru patron… Onlar şeytani canavarlar için fazla küstah davranıyorlardı.”
Onları tamamen bozguna uğrattık. Hem de bir tane bile kaçırmadan…”
Çok fazla gürültü yapmalarına rağmen havlayan sesleri oldukça iyiydi huhuhuu!”
Bu, uyarmak için iyi bir hizmetti.”
Onları dilim dilim doğrayıp parçalara ayırdık. Yoksa bu yeterli değil mi?”
Bunlar gösteriş yapmak için rahatsız edici sözlerdi. Onların hiçbirinde nazik ve barışsever Tavşan Kabilesi üyelerinin izleri yoktu. Mücadelelerinin sonuçlarını parlayan ve acımasız sözlerle Hajime’ ye bildirdiler.
Buna çok şaşıran Shia, aklından geçenleri tek bir kelime ile ifade edebildi:
Kim?”
***
Ne- ne oldu? Hajime-san, babamı ve diğerlerini bu kadar değiştirecek neler yaşandı dünyada?”
Sa- sakin ol. Hiçbir şey olmadı. Bunlar sadece verdiğim eğitimin sonuçları…”
Hayır, onu demek istemedim. Onların böyle davranmasına sebep olan şey ne? Tamamen farklı insanlara dönüşmemişler mi? Bekle, başka tarafa bakma lütfen. Bana bak!”
Hmm, onlarda pek de büyük bir değişiklik yok gibi, değil mi?”
Gözlerin budak deliği diye mi orada duruyor! Lütfen şunlara bir bak! Bir süre önce sadece bıçağa bakarak bile korkudan ölüyorlardı. Fakat şimdi! Bıçaklarına bir kıza bakar gibi bakıyorlar. Normalde bu korkutucu değil mi?”
Shia’ nın hayal kırıklığıyla dolu öfkeli sesi Ağaç Denizi’ nde yankılanıyordu. Yeryüzünde neler yaşanmıştı? Shia ve Hajime birbirlerine şaşkınlıkla bakarken Kam ve diğerleri bunun sebebini anlamaya çalışıyordu. Diğer Haulia kabilesi üyeleri gelene kadar bu şekilde bakışmaya devam ettiler. Onların hepsi… Doğrusu… Çok vahşi görünüyorlardı. Sadece erkekler değil; Kadınlar, çocuklar hatta yaşlılar bile…
Shia bir açıklama yapması için Hajime’ ye yaklaşırken ailesindeki büyük değişime dikkat etti. Hajime Shia tarafından sorgulanırken başını sakarca başka yöne çevirdi.
Belki de Hajime’ yi sorgulamasıyla bir aşama kaydedemeyeceğini düşünen Shia bu kez Kam ve diğerlerine yöneldi.
Baba! Ve diğerleri! Yeryüzünde neler oldu böyle? Neden bu kadar tuhaf davranıyorsunuz? Deminden beri sadece ürkütücü şeyler söylüyorsunuz. Lütfen artık kendinize gelin!”
Shia’ nın paçasına yapıştığı Kam dik dik bakmayı kesti ve rahat bir ifadeyle Shia’ ya baktı. Shia bu değişiklikten dolayı biraz olsun rahatlamıştı.
Fakat…
Neler söylüyorsun Shia? Bizler iyiyiz. Sadece dünyadaki gerçekleri görmek için gözlerimizi açtık. Bunların hepsi patron sayesinde oldu.”
Ge-gerçek? Gerçek olan ne?”
Bu konuda kötü hisleri olan Shia yanakları seğirerek bu soruyu sormuştu. Rahat bir tavır takınan Kam ise soruya yanıt verdi:
Bu dünyadaki problemlerin 90% ı şiddet ile çözülür.”
Bu tamamen farklı bir insan mı? Benim nazik babam ölmüş galiba! Uwaa!”
Şokun sebebi, Shia’ nın ağlayarak koşup oradan uzaklaşmasıydı. Fakat sisin içine girdiğinde hemen önünden bir gölge geçti ve yere düşmesine sebep oldu. Bu gölgenin sahibi dengede kalıp düşmeden durabildi. Sonra kalkması için Shia’ ya elini uzattı.
Ço-çok teşekkür ederim.”
Önemli değil Shia anego( resmi bir dille abla demek). Bu, bir erkek için normal bir durum.”
A-anego?”
Sisin içindeki kişi henüz çocuk sayılabilecek bir Haulia üyesiydi. Omuzunda bir yaylı tüfek vardı ve belinde ise iki bıçak ile bir sapan taşıyordu. O, sürekli ifadesiz bir tavır takınan biriydi. Shia şimdiye kadar kendisine hep“Anego” yerine “Shia-oneechan” diyen çocuğun bu değişikliğini gördükten sonra çok şaşırdı.
Shia’ nın şüpheli bakışları arasında küçük adımlarla yürüdü ve mükemmel bir şekilde Hajime’ yi selamladı.
Patron! Boş elle döndüğüm için özür dilerim. Fakat şimdi rapor etmem gereken bir şey var. Konuşmak için izin istiyorum”
Pekâlâ, nedir?”
Hajime bu küçük askerin olgun bir asker gibi takındığı tavırlardan sonra Shia’ yı haklı buldu. Bu biraz abartılı olmuştu fakat artık çok geçti. Biraz kekeledikten sonra kayıtsızca raporunu sunmaya başladı.
Olumlu. Şeytani canavarları kovalarken bir problem ortaya çıktı. Tam donanımlı bir Ayı Adam kabilesi ortaya çıktı. Rotaları tam olarak Ağaç Denizi yönündeydi. Muhtemelen bizi pusuya düşürmek istiyorlar.”
Aah, beklediğim gibi buraya geliyorlar. Daha erken gelmelerini beklesem de… Bizi kendi mevkiimizde yenmek istiyorlar. Bir şekilde güzel bir durum… Sonra?”
Olumlu! Uygun görürseniz bu adamları bize bırakmaya ne dersiniz?”
Hmm, ne dersin Kam? Söyleyecek bir sözün var mı?”
Bu durum zaten Kam’ ın istediği bir durumdu. Olumlu yönde cevap vererek başını salladı. Ardından acımasızca gülümseyerek yanıt verdi:
Elbette ki, onları bize bırak. Onlarla kıyaslandığında hangi seviyede olduğumuzu görmek istiyoruz. Utandırıcı bir şeye mahal vermeyeceğiz.”
Şeflerinin sözlerini duyduktan sonra Haulia Kabilesi kavgaya hazır bir hale büründü. Silah numarası söylenen herkes silahını alırken gözlerindeki azim hissedilebiliyordu. Shia’ nın yüz ifadesi ümitsizlikle doluydu.
Bunu başarabilir misiniz?”
Olumlu!”
Hajime’ nin sorusunu cevaplayan kişi raporu veren çocuktu. Hajime içine derin bir nefes çekti, gözlerini kapadı ve aniden gözlerini genişçe açarak sesledi:
Beni dinleyin! Haulia kabilesinin tüm üyeleri! Hepiniz cesur ve dirençli savaşçılarsınız! Bu gün aşağılık yaratıklar olmaktan çıkıp mezun oldunuz. Artık elenmek için yaşayan değersiz varlıklar değilsiniz! Adaletsizliği gücünüzle ezin, düşmanlıkları bilgeliğinizle kontrol edin! Sizler, En güçlü savaşçılar…!! Bizi bu duruma getiren ayılara öfkelendiğimiz zaman neler olacağını gösterin. Bu adamlar bir hiç…!! Onlar sadece üzerine basılacak adım taşları…! Onlar kuru gürültü çıkaran yaratıklardan ibaret!! Buna kanıt olarak onların cesetlerinden dağlar; kanlarından nehirler yapın!! Yeniden doğduğunun kanıtı olarak… Ağaç Denizi’ndeki herkese yeniden doğduğunuzu kanıtlayın!!”
Ç.N: Çok güzel konuştun çok gaza geldim, ben de gidebilir miyim Hajime?? ?
Evet efendim!!!”
Şimdi cevap verin! Herkes! En büyük ve en güçlü askerler!! İsteğiniz nedir?”
Onları öldürmek!! Onları Öldürmek!!”
Uzmanlığınız nedir!?”
Öldürmek!! Öldürmek!! Öldürmek!!”
Düşman gördüğünüzde yapmanız gereken nedir!?”
Hepsini yok etmek!!”
Bu doğru, hepsini yok edin! Bunu yapabilirsiniz. Yaşama hakkınızı kendi elinizle alın!”
Evet efendim!”
İşte istediğim ruh budur. Haulia’ nın her üyesi! Siz tek bir şey emrediyorum: Araştır ve yok et! Marş!!!”
YAAAAAAHAAAAAAAA!!!”
Uwaa! Artık ailem birer ölü sayılır!”
Hajime’ nin emrindeki Haulia şiddetle ilerledi ve sisin içinde kayboldu. Daha önceleri kibar, nazik ve barışsever bir toplum olan Haulia nereye gidiyordu? Shia’ nın aklındaki tek soru buydu. Ailesindeki bu denli değişimi gören Shia’ nın hıçkırıkları Ağaç Denizi’ nde yankılanıyordu. Beklendiği gibi buna daha fazla dayanamayan Yue onun başını okşayıp rahatlattı.
Hıçkıra hıçkıra ağlayan Shia’ nın yanındaki çocuk gitmek üzereyken onun seslenmesiyle durdu.
Pal-kun! Lütfen bekle, oradaki güzel flower-san’ ı görmüyor musun? Gitmesen de… Burada onee-chan ile beklemeye ne dersin? Tamam mı? Ne dersin?
Görünüşe göre Shia bu çocuğu eski haline döndürmeye çalışıyordu. Onu ümitsizce ikna etmeye çalışırken açan çiçekleri gösteriyordu. Çiçekleri kullanmasının sebebi bu çocuğun çiçekleri çok sevmesiydi. Hatta bu yüzden Hajime’ nin hışmına uğramıştı.
Shia tarafından durdurulup orada kalması için telkinde bulunulan Pal sadece “yare yare daze”* diyerek başını salladı. Bu Avrupalıların ve Amerikanların tepki gösterme şekline benziyordu.
* Ç.N.:Beni rahat bırak anlamında kullanılmıştır.
Anego, lütfen böyle şeyler söyleyip yaralarımı deşme. Şu andan itibaren geçmişimi sildim. Artık çiçeklerin güzelliklerini seven bir aklım yok.”
Bu arada Pal henüz 11 yaşında bir çocuktu.
Ç.N.: Oğlum sen ne yaşadın ki geçmişin olsun??
Eski yara mı? Geçmişini silmek mi? Tam olarak anlamadım ama artık çiçekleri sevmeyecek misin?”
Evet, bu düşünceleri geçmişimle birlikte attım.”
Onları çok sevmene rağmen…”
“ Hah, bu gençliğin vermiş olduğu bir hataydı.”
Tekrar etmek gerekirse Pal 11 yaşındaydı.
Daha önemli, Anego.”
Daha önemli olan ne?”
Shia önceleri sevinçle çiçek toplayıp kendisine “ onee-chan, onee-chan” diye seslenen Pal’ deki değişimi fazlasıyla fark etti. Neredeyse şuurunu yitirmek üzereydi. Pal’ in söylediği şeylere güç bela yanıt veriyordu. Bununla beraber bilinci gerçeklerden kaçmaya devam ediyordu.
Geçmişteki zayıflık kokan adımı da değiştirdim. Bundan sonra adım Baltoferd. Şu andan itibaren bana ‘kesin ölüm Baltoferd’ şeklinde hitap et lütfen.”
O da kim? Baltoferd nereden gelmiş? Kesin ölüm de neyin nesi?”
Oh, özür dilerim. Arkadaşlarım beni bekliyor. Şimdi gitme zamanı… Pekâlâ!”
Hey! Pekâlâ demekle neyi kastediyorsun? Hala çok hızlı konuşuyorsun! Bekle, lütfen bekle!”
Bir kadın olarak geride sadece sevdiği kişiyi bıraktı. Elini sisin diğer tarafına uzatırken yere yığıldı. Hiç kimse ona cevap vermedi. Ailesi ve diğerleri öfkeyle savaş alanına gitti. Shia bir daha hıçkırarak ağlamaya başladı. Bildiği, tanıdığı ailesi artık yoktu. Gerçekten elim bir manzaraydı.
Shia’ nın bu hali sessizce bekleyen Yue tarafından fark edildi. Sessizce bekliyordu çünkü söyleyecek bir şeyi yoktu. Bunu fark eden Hajime ise yine tuhafça etrafa bakmaya başladı. Yue bakışlarını ona yönelttikten sonra açıkça mırıldandı:
Tam da Hajime’ den beklendiği gibi kimsenin olamayacağı kadar sakince kalmayı başarabiliyor.”
Daha önce de söylediğim gibi, bu materyali getirdiğin yer…”
Bu gizemli büyüyü kullanabilmek için, beyin yıkaması… Hayret verici!”
Dürüst olmak gerekirse bunun biraz fazla olduğunun farkına vardım. Her ne kadar etkilenme ya da pişmanlık olmasa da…”
Bir süre, Haulia kabilesinin ardında bıraktığı yerde Shia’ nın ağlama sesi ve hafif atmosfer havaya yayıldı. 

Yorum Yap "Ari 4.7 - Haulia’ nın Ani Değişimi"