Dünyanın Oluşumu Günceli

Ari 4.2 - Shia’nın Hisleri ve Ağaç Denizi

Eylül 24, 2016

Çeviri için AsitpeTix-chan’a, Düzenleme, Kontrol ve Edit için Sir dö la Ratel sempai’ye teşekkürler. Keyifli Okumalar…


7 büyük zindandan biri olan deniz ağacı, yarı-insan olan Faea Balgaen’in yaşadığı yerdi.Hajime ve grubunun 2 tekerli motor, 2 büyük vagon ve düzinelerce at sayesinde hızlı bir şekilde ilerlemeleri mümkündü.
Çift tekerli motorda Hajime Yue’ nin arkasında oturdu;Shia ise Hajime’ nin arkasındaydı.Başlangıçta Shia’ya vagona oturması söylendi fakat o, motora binmek için ısrar etti.Yue Shia’yı tekmelemesine rağmen Shia bir zombi gibi yapışmıştı ve sonunda Yue onu tekmelemekten vazgeçti.Kendisiyle ‘‘aynı’’*olan 2 kişiyle tanışan Shia, onlarla birçok konuda konuşmak istiyordu.Hajime’ye sıkıca sarılıyordu.Çift tekerlide Hajime’nin arkasına oturmaktan memnun görünüyordu ve bacaklarını onun etrafında sallıyordu. Bu, Yue’nin düşündüğüydü.
Ç.N : Bu Shia’nın düşüncesiydi
Ç.N:Yue’nin içi  kıskançlıktan fitne fesat dolmuş ??
Aksi huylu Yue ile güler yüzlü Shia arasında sıkışan Hajime dalgınca çift tekerliyi sürüyordu.
O esnada Hajime Yue’nin sesini işitti:
Hajime, neden tek başına savaştın?
N?
Yue’nin sorusu İmparatorluk askerleriyle yapılan savaş hakkındaydı.O zaman onun büyü kullanmasını durdurduktan sonra, Hajime yalnız savaşmıştı. Askerlerin erken öldürülmesine Yue’nin çok fazla etkisi olmayacak olsa da*Hajime tek başına savaşmaya çok hevesliydi ve bu Yue’yi endişelendiriyordu.
Ç.N: ki Hajime birkaç saniyede ortalığı temizlemişti
Hmm… Sadece doğrulamak istedim.
Doğrulamak?
Yue şüpheyle sormuştu.Shia’nın da merakı uyanmıştı.
Aa bu…
Hajime basitçe böyle yanıtladı.
İlk önce Hajime Yue’yi durdurdu çünkü İmparatorluk askerleri ile bir “deney” savaşı yapmak istiyordu.Onların hepsini başından vurmasına rağmen aslında zırhlarına da ateş etmişti.Bunu yapmasının sebebi, insanlara karşı silah kullanmak aşırı güç kullanmaktı,  şehirde veya onların bulunduğu herhangi bir yerde kullanmak silahın ezici gücünden dolayı çok tehlikeliydi. Eşkıyaları toza dumana gömmekte pek problem olmasa da evleri delip içindekileri öldürebilirdi. Hajime, olayla ilgisi olmayan insanları gelişigüzel öldürmek istemiyordu. Bu nedenle, uygun miktarda güç kullanmak için ölçmek gerekiyordu. Deneyin sonucuna baktıktan sonra kuvvetini hassas bir şekilde ayar verebilirdi. (Ç.N : Yani bundan sonra nabza göre şerbet verecekti ?? )
Diğer bir sebep ise insanları öldürmekte tereddüt yaşayıp yaşamayacağını görmekti. Bazı doğal özelliklerinin değişmesinden sonra henüz insan öldürme deneyimi yaşamamıştı. Bu nedenle askerleri öldürmeden önceki ve öldürdükten sonraki reaksiyonunu görmek istedi. Sonucunda “Bu konuda hiçbir şey hissetmedi”.Beklendiği gibi, onlar düşman ise onları merhametsizce öldürebilirdi.
Ve mm.., ilk cinayetim olmasına rağmen değiştiğimi düşündüm çünkü hiçbir şey hissetmedim.Bu beni bir şekilde düşündürüyor.
..Bu..İyi misin?
Ah, problem yok. Bu anlık bir durum. Bundan sonra tam anlamıyla savaşabileceğim için memnunum.
Shia Hajime’nin hikayesini duyduktan sonra, bunun Hajime’nin ilk cinayeti olmasına çok şaşırdı. Aynı zamanda, Hajime’deki küçücük bir değişikliği görebilen Yue’ye hayran kaldı ve bir daha kendisini biraz yalnız hissetti çünkü onlar hakkında hala bir şey bilmiyordu.
Bu! Hajime-san ve Yue-san hakkında daha fazla şey öğrenebilir miyim?
Şu anda bunun hakkında konuşmuyor muyuz?
Ah, bilmek istediğim şey yetenekleriniz hakkında değildi, aşağı yukarı neden uçurumdasınız? Ya da amacınız ne? Veya şimdiye kadar neler yaptınız? İkiniz hakkında daha fazla şey öğrenmek istiyorum.
Öğrendikten sonra ne olacak?
Sadece bilmek istiyorum. Durumumdan dolayı, aileme birçok problem getirdim. Çocukken bundan nefret ediyordum fakat elbette herkes bunu kafama takmamamı söyledi ve artık kendimden nefret etmiyorum. Yine de hala bu dünyada kendimi tuhaf hissediyorum.
Bundan dolayı mutluyum.İkinizle tanıştığımda, benim gibi benzer bir varlık bulmak için ve yalnız olmadığımı bilmek için bu taşkın duygu…   …bencil olmama rağmen a-arkadaşınız olmayı i-istemek için….  bu yüzden bana kendiniz hakkında daha fazla şey…   ne hakkında  olursa olsun…
Shia kendi söylediklerinden utanmış görünüyordu, sesi kısılmaya başladı ve Hajime’nin arkasına saklanmaya çalıştı.Hajime ve Yue, Shia ile ilk karşılaşmalarını düşündüklerinde onun inanılmaz derecede mutlu olduğunu hatırladılar. O zaman, Yue karmaşık duygular içindeydi ardından Haulia kabilesini şeytani canavarların saldırılarından korudular ve o, onların büyü kullanmakta ne kadar becerikli olduklarını anladı. Herhalde, Shia o zamandan beri merak içindeydi.
Elbette bu dünyada şeytani canavarlar ile aynı yapıda olanlar kabul görmeyecekti.Dostluk anlayışı imkansız değildi.Böyle olmasına rağmen, Hajime ve Yue için dostluk hissi yoktu.Fakat… ağaç denizine ulaşmak zaman alacağından, gizlenecek bir şey olmaması nedeniyle ve biraz zaman öldürmek için hikayelerini anlattılar.
Ve sonuç…
Ovvv! Acımasız, ne kadar da acımasızca…~Hajime-san ve Yue-san çok zor şeyler yaşamışlar.Onlara kıyasla ben kutsanmışım.Hiçbir şeye ihtiyacım olmadı.~
Shia ağladı.O ağlıyorken bazen  “Çok safmışım.” veya “daha fazla şikayet etmeyeceğim.” dediği duyulabiliyordu.Sonra tabiatıyla, yüzünü Hajime’nin paltosuyla sildi. Görünüşe göre kendi durumunun en kötü olduğunu düşünüyordu fakat Hajime ve  Yue ‘nin durumuyla kıyaslandığında, böyle düşündüğü için kendini çok kötü hissediyordu.
Bir süre ağladıktan sonra, kararlı bir şekilde yumruklarını sıktı:
Hajime-san! Yue-san! Karar verdim.Sizin yolculuğunuza katılacağım.Şu andan itibaren, ben Shia Haulia, bu güneşin altında yemin ederim ki size yardım edeceğim!Ayrılmaya gerek yok.Üçümüz dostuz.Umudu bulmak için hep beraber zorlukların üstesinden gelelim!
Shia ’nın ani beyanından sonra Hajime ve Yue ona soğuk bir bakış attılar.
Korunmaya muhtaç ,zayıf tavşan demin ne dedi?Sadece ayak bağı olacaksın.
“ ‘Dost olmak istiyorumdan ‘Dost’ a dönüştü.Utanmaz tavşan!
B-bu soğuk bakışlar neden? Etkilenmediniz mi?Şimdi ondan ( tavşandan)bahsediyorsunuz. Lütfen beni doğru dürüst ismimle anın.
Shia titriyordu çünkü hevesi onların soğuk bakışlarıyla sonuçlandı.Ek olarak, bir darbe daha vuruldu:
…Sen, sadece bir gezi arkadaşı istemiyor musun?
!?
Ç.N :Güzelim kızın kalbi bu kadar da kırılmaz ki.Zalım Hajime ??
Shia bu sözlerle şok oldu.
Bir kere kabilenin güvenliği sağlanmış durumda, sen, sen onlardan ayrı kalmak istedin değil mi? ‘Aynı’ olan biz çıkageldikten sonra iyi duruma gelip bizimle gelmeye mi karar verdin? Elbette saç rengi tuhaf olan bu tavşan kadınla yolculuk yapmak yolculuğu zorlaştırır.
B…Böyle desen bile… İstediğim sadece…
Shia kelimeleri kekelemesiyle belki de turnayı gözünden vurdu. Hajime’nin iş birliğini kazanması ve kabilesinin güvenliğinin teminat altına alınmasının (kabileden) ayrılmasına bağlı olduğu kati bir gerçekti. Çünkü Shia orada bulundukça kabilesi tehlike altında olacaktı. Şimdi bile birçok kabile üyesi kayıptı. Kim bilir, belki de tamamen yok olacaklardı.Shia buna katlanamazdı. Elbette onun kabilesi böyle düşünmüyordu ve (ayrılışı nedeniyle) o kabilesine ancak ihanet ediyormuş gibi görünecekti.Buna rağmen gitmeye karar verdi.

// Alın size music : Anna rf hang drum

En kötü ihtimalle yalnız gidecekti fakat kabilesi (bu durumda) daha çok endişelenirdi. Öte yandan bunun, baskın gücü olan Hajime ve Yue’ye olan borcu olduğunu söylese onların iznini almak için daha ikna edici olacaktı. “Umutsuzluk” Shia’nın davranışlarında ve konuşmasında açıkça görülebiliyordu.
Elbette Shia’nın Hajime ve Yue ile ilgilendiği gerçekti.Hajime’nin demiş olduğu gibi, kendisiyle “aynı” olduğunu düşündüğü Hajime ve Yue’yi ilk  gördüğünde, onlarla güçlü bir dostluk duygusu hissetti. Hatta kabilesinin durumunu düşündüğünde onlarla karşılaşması Shia için “kader”di.
Böyle düşündüğün için seni suçlayamam.Yine de hiçbir şey bekleme. Amacımız yedi büyük zindan. Büyük ihtimalle zindanların içi uçurumda olduğu gibi canavarla dolu. Hemen öldürülürsün ve bu sonun olur. Bu nedenle bizimle gelmene izin vermeyeceğim.
….  …
Hajime’nin acımasız sözleri Shia’ nın sessiz kalmasına neden oldu.Bu konuda fütursuz olan Hajime ve Yue saldırılarına devam ettiler.
O zamandan sonra Shia yüzünde anlaşılması zor bir ifadeyle çift tekerlinin üzerinde oturdu.
Grup birkaç saat sonra “Haltina Ağaç Denizi” sınırlarına ulaştı.Ağaç denizi dışında, sadece sık bir orman görmediler fakat girer girmez bir sis tabakası ile kaplandılar.
Peki o zaman Hajime-dono, Yue-dono. Lütfen burada bizden asla ayrılmayın.İlerlemeniz için mümkün olsa bile, burada kaybolursanız problem olacaktır.Hem gideceğimiz yer bu ormanın derinlikleri, Büyük Ağaç’ın altı değil mi?”
Bu konuda tek duyduğum, orada gerçek zindana giden tek yol olduğudur.
Kam, Hajime’nin Ağaç Denizi’ndeki güzergahını onayladı.Kam’ın bahsettiği “Büyük Ağaç”, Haltina Ağaç Denizi’nin derinliklerinde bulunan koca bir ağaçtı. Yarı-insanlar tarafından “Büyük Ağaç Ua Alt” olarak da adlandırılıyordu (Biliyorum çok saçma bir ifade ama ingilizceye bu şekilde çevrilmiş) ve sanki kimsenin yaklaşmaya cesaret edemediği kutsal bir yerdi. Bu, kanyondan kaçtıklarında Kam’dan duydukları bir hikayeydi.
İlk Önce, Hajime “Haltina Ağaç Denizi”ni geniş bir zindan sanıyordu fakat bu doğru olsaydı gezinen şeytani canavarlar uçurumdaki kadar güçlü olurlardı, bu durumda yarı-insanların orada yaşaması imkansız olurdu.Hatta onlar  ‘Orcus Zindanı’nda sadece doğru girişin yerini tahmin edebilirlerdi.Bundan dolayı, Kam’dan duyduğu ‘Büyük Ağaç’tan daha sonra şüphelenmeye başladı.
Hajime’nin sözlerini başıyla onaylayan Kam, kabilenin diğer üyelerine merkezde Hajime ile dizilmeleri için işaret etti.
Hajime-dono, lütfen mümkünse varlığını yok et. Büyük Ağaç kutsanmış bir yer. Bu nedenle orada kimse yok ve yanına yaklaşılması yasaklanmış fakat orada Faea Belgaen’den biriyle veya diğer köylülerle karşılaşabilirsin. Nihayetinde biz aranan kişileriz.Bundan dolayı bizi bulmaları problem olabilir.
“ Aah bunu yapacağım.Yue ve ben, bir yere kadar, bunu yapacağız sorun yok.
Hajime “varlık gizleme” yeteneğini kullandı.Yue de uçurumda oluşturduğu varlık inceltme metodunu kullandı.
!?Bu.. Hajime-dono, kendini Yue-dono gibi ayarlaman mümkün mü?
N?  Bunun gibi mi?
Kendini biraz önceki kadar gizleseydin izini kaybedebilirdik. Ah, hayır, senden beklendiği gibi!
İlk yerde özellikleri daha düşük olmasına rağmen gizli operasyonu ve arama operasyonu daha başarılıydı. Yue’nin uçurumda oluşturduğu gizlenme yeteneği yeryüzünde kullanmak için oldukça iyiydi. Bununla beraber Hajime’nin ‘gizlenme yeteneği’ daha güçlüydü.Tipik bir yerde onları bulabilirlerdi fakat Ağaç Denizi’nde Tavşan Adamların özellikleriyle bile onları bulamazlardı.
Onun kabilesinin özelliği insanlar tarafından aşıldı.Kam sadece alaycı bir şekilde gülebildi.Onun yanında Yue göğsünü gururla kabarttı.Shia karmaşık duygular içindeydi, muhtemelen Hajime’nin gösterdiği yetenek farkındandı.
O zaman gidelim mi?
Kam’ın sözleriyle grup ilerlemeye başladı.Kam ve Shia Ağaç Denizi’ne karmaşık duygularla gittiler(karamsar).
Bir süre sonra yolu daha fazla  göremediler.Kalın sis tabakası hemen onları kuşattı ve görüşlerini kesti.Bununla beraber Kam’ın adımlarında hiç tereddüt yoktu. Bulundukları yeri ve gittikleri yönü tamamen biliyor gibiydi. Nedeni bilinmemesine rağmen sadece yarı-insanlar onların şimdiki yerlerini bilebilirdi ve doğruca Ağaç Denizi’ne gittiler.
İlerliyorlarken, Kam ve grubu aniden durdular ve etrafa bakmaya başladılar. Şeytani canavarların varlıkları oradaydı. Doğal olarak bunu Hajime ve Yue de hissetti. Görünüşe göre şeytani canavarlar tarafından kuşatılmışlardı. Tavşan adamlar, Ağaç Denizi’ne girerken Hajime’nin verdiği bıçakları çıkardılar. Normal şartlarda yetenekleriyle kaçabilirlerdi fakat şu anda bunu yapamazlardı. Tüm kabile üyelerinin yüzünde gergin bir ifade vardı.
Ve aniden Hajime sol elini hızla salladı.Hafifçe uçan bir şeyin sesi ardı ardına yankılandı.
Aniden!:
DOSA-,DOSA-,DOSA!
Kliiiiiiii!?
Üç sesle beraber çığlık sesleri duyulabiliyordu. Sisli alanda panik hissedilebiliyordu. Yaklaşık 60 cm boyunda ve her biri 4 kollu 3 maymuna benzer yaratığın hareketleri görünebiliyordu.
Yue kolunu kaldırdı, onlardan birini hedef aldı ve fısıltı gibi bir sesle:
Rüzgar Bıçağı
Büyünün ismini söyledikten sonra bıçak rüzgarı göründü ve hızla, bir dirençle karşılaşmaksızın maymunsu yaratığı havada parçalara ayırdı. Çığlık atmaya bile fırsatı olmayan maymunsu yaratık yere yığıldı.
Diğer ikisi ayrı ayrı hareket ediyordu. Onlardan biri keskin pençelerle donanmış elini Shia’ya hedeflerken, diğeri ise bir çocuğa yaklaşıyordu.Shia ve çocuk içgüdüsel olarak hareket edemiyordu. Bu arada yetişkin insanlar bağırıyorlardı fakat bu, yersiz bir endişeydi.
Hajime yine sol kolunu salladı ve PASHUU!Bu ses Shia ve çocuğa yaklaşmaya teşebbüs eden, başına 10 cm’den uzun sayısız iğne isabet eden maymunsu yaratıktan geliyordu.
Hajime’nin kullandığı, yapay sol eline donatmış olduğu bir ‘İğne silahı’ydı. İpucunu Akrebe benzer yaratıkla savaşırken elde etmişti. Daha sonra İğne silahını yaptı. Ateşlemek için Donnerve Schlag seviyesinde olmayan Yıldırım örtüsü kullandı.10 metre menzili olmasına rağmen sessizdi ve öldürmesi kolay olsun diye zehir eklemişti. Gizli silah serisinin bir parçası denilebilirdi.Çünkü Ağaç Denizi’nin içindeydiler ve Donner-Schlag kullanarak dikkat çekmek istemiyorlardı.
Te-teşekkürler Hajime-san.
Onii-chan, teşekkürler.
Shia ve çocuk ona teşekkür etti. (Hajime) Onlara sorun değil der gibi jest yaptı. Shia’nın omuzları düştüğünde çocuk Hajime’ye parlayan gözlerle bakıyordı. Shia birşey yapamadığında ve afalladığı zamanlarda böyle yapardı.
Kam, alaycı bir şekilde ona gülümsedi.(Kam denen adam ne ayak ya hep alaycı gülümsüyor ?? ) Hajime onları çağırdıktan sonra rehberlik etmeye devam ettiler.
Daha sonra birkaç şeytanı canavar onlara saldırmasına rağmen Hajime ve Yue onların icabına baktı. Ağaç Denizi’ndeki boyutları itibariyle zahmetli sayılan canavarlar bile onlar için sorun değildi.
Bununla beraber Ağaç Denizi’ne vardıklarından  şimdiye kadar tahmin ettiklerinden çok daha fazla yaratıkla karşılaştılar, Hajime ve grup onların ilerlemesini durdurdu. Onların öldürme arzuları ve takım çalışmaları daha önce karşılaştıkları şeytani canavarlarla kıyaslanamazdı. Kam ve kabilesi durmaksızın bulundukları yeri araştırmaya başladılar.
Daha sonra yüzlerinde dalgın bir ifade göründü.Shia’ya gelince, onun da yüzü solmaya başladı.
Grubun tutumuna dikkat eden Hajime ve Yue, problem yaşayacaklarını hissettiler.
Siz…Neden insanlarla berabersiniz!Şimdi bize hangi kabileden olduğunuzu söyleyin!
Bu, kulakları ve kuyruğu kaplanınkine benzeyen kaslı bir yarı-insandı.
*    *   *
Ç.N. : Evet dostlarım, Hajime’nin maceralı yolculuğuna bundan sonra beraber devam edeceğiz.Çeviri yapmaya yeni başladım.Güzel zaman geçireceğimize inanıyorum. Önerilerinizi veya diğer yorumlarınızı yazarsanız sevinirim. Sağlıcakla kalın ??
Ratel Notu
Genşşler nassınız? Süpürüx geliyo zaaa xdxd

Yorum Yap "Ari 4.2 - Shia’nın Hisleri ve Ağaç Denizi"