Otto Von Bismark Günceli

Ari 3.2 - Hainlerin İkametgahı

Eylül 22, 2016

Çeviri için Yusaince00, YuuSHA, kontrol / düzenleme için Wertyul arkadaşımıza teşekkürler. Keyifli okumalar…


Hajime vücuduna sarılmış sıcak ve yumuşak bir şey hissetti. Çok nostaljik bir histi. Bu bir yatağın hissiydi. Bir yastık nazikçe başını ve sırtını yakalamıştı. Tüylerin yumuşaklığı vücudu sarmıştı. Uykulu bilinci karmaşa içindeydi.
(Bu ne? Zindan olması gerekiyordu… Neden bir yatak var…)
Bilinci tamamen yerine gelmeden beceriksizce etrafını yokladı. Fakat, sağ elini kımıldatamıyordu. Yatağınkinden farlı bir yumuşaklık hissiyle kaplıydı. Avucunu sıktığında içinde yumuşak ve sıcak bir şey vardı.
(Bu ne?)
Hajime hala şaşkınken elini oynatdı. Parmaklarının arasında bir esneklik hisseti ve dokunduğunda yumuşaktı. Sadece meraklı bir şekilde hissediyordu ve tutmak bir alışkanlık haline gelmişti…
…Ahn…
(!?)
Bazı nedenlerden dolayı baştan çıkarıcı bir nefes alma sesi duyulabiliyordu. O anda aklına gelen ilk sima arkasındaydı.
Hajime panikle kalkarken gerçekten bir yatakta olduğunu fark etti. Rahat hissettiren yatakta temiz beyaz bir çarşaf ve bir gölgelik vardı. Yatağın bir teras avlusunda ki taş döşemelerin üstünde olduğu görülüyordu. Ferahlatıcı bir hava Hajime’nin yanaklarında ve gölgelikte esti. Etrafı yastıklarla ve ince bir perdeyle çevriliydi. Bir Parthenon tapınağının merkezinde bir yatak olduğunu hayal edebilir misiniz? Tüm alan uzun zamandır görmediği sıcak bir ışıkla doldu.
Aklı karıştı, daha bir süre önce zindanda Hydra’ya karşı amansız bir savaşın içindeydi.
(Burası neresi? Bu yer…Sakın öteki dünya olduğunu söyleme…)
Bu yerde çok ciddi hissederken aklından uğursuz bir düşünce geçirdi. Hajime‘nin düşünceleri yanındaki aşıkhane bir ses tarafından kesildi.
..Hn..Hajime..Au…
!?
Hajime’nin kafası karışırken çarşafı kaldırmıştı. Tek bir kıyafet dahi giymeyen Yue tamamen çıplak bir şekilde Hajime’nin koluna sarılarak uyumuştu. Sonunda çıplak olduğunu fark etti.
Gerçekten de …. Bu sabah cıvıl cıvıl.. Değil mi?
Ç.N: Hajime’nin namus gitti Hahahahaha. Geçmiş olsun Hajime Yue namusu aldı herhalde HAHAHA
Kafası karışan Hajime aptalca düşünceleri için kendine tsukkkomi yaptı. Yue biraz uyanmaya başladı.
Yue, uyan Yue
Hn-..”
Onu uyandırma çalıştığında Yue başını çevirdi ve endişeyle başını salladı. Hajime’nin sağ kolu Yue’nin baldırları arasında ve tehlikeli bir bölgeye yakındı.
Ku..Sakın söyleme burası öteki dünya…Cennet mi?
Hajime bu aptalca şeyleri söylerken sağ kolunu kurtarmayı denedi, ama her seferinde…
“...Hn….Hn..
Yue Baştan çıkarıcı bir şekilde soludu.
Ku, sakin olmalıyım. Kaç yaşında olduğu önemli değil, görünümü hala bir çocuk gibi. Bunun için heyecanlanmam imkânsız. Kesinlikle bir lolicon değilim.”
Hajime suratının şekli bir sapığınkine benzerken kendini kandırmaya çalışıyordu. Sağ kolunu kurtarmaya çalışmaktan vazgeçti ve onun yerine uyandırmaya çalıştı çünkü başka şansı yoktu.
Git gide sinirlenmeye başladı. Bu durum ve karmaşada yutkunamazdı ve O orda uyurken alnındaki mavi bir damar patlamak üzereydi.
Siniri doruğa ulaştığında…
Bu kadarı yeter, kalk! Doğal erotik vampir prenses!
Ç.N: Hajime mi sapık Yue mi anlamadım yoruma yazın pls.
Yıldırım Örtüsü” yeteneğini kullandı. Elektrik deşarjı sağ elinde toplanmaya başladı.
!? Ababababababa
Yue deşarjla çarpılmıştı. Hajime’nin kolunu bıraktı ve sonunda biraz titrerken gözlerini açtı.
“...Hajime?
Evet. Hajime-san. Uykucu, uyan.
Hajime
!?
Uyandı ve Hajime’yi görünce gözlerini açtı. Sonra aniden Hajime’ye doğru atladı. Çıplaktı. Hajime ürperdi.
Yue Hajime’nin boynuna yüzünü gömdü ve onu kokladığını fark etti. Yapabileceği bir şey olmadığına karar verdi ve sadece gülümserken kafasını okşadı.
Ç.N: Aha yine kan emilecek. Anadan doğma ikinizde çıplaksınız bide sarılıyonuz.
Benim hatam. Seni epey endişelendirmişim gibi duruyor.
Evet… Endişelendim…
Görünen o ki bir süre daha sarılmayı bırakmak istemiyordu. Memnun olana kadar ona izin verdi çünkü onunla ilgilenmişti. Hajime kafasına nazikçe okşamaya devam etti.
Bir kaç dakika sonra Yue sakinleşince, Hajime ne olduğunu sordu. Bu arada çarşafla Yue’yi örtmüştü.
Yani, o zamandan beri ne oldu? Burası neresi?
“...Ondan sonra…
Savaştan sonra olanları anlattı, Büyüsü tükendiğinden sersemlemiş hissetti ve yanında Yığılmış olan Hajime’nin sağına sarılmıştı. Sonra odadaki çift kapı otomatik olarak açıldı. Destek? Yue uyanıktı ama elinden bir şey gelmiyordu. Azar azar iyileşmeye başladığında kapıdan girmeye karar verdi.
Kutsal su Hajime’yi biraz biraz iyileştiriyordu. Ciddi yaralarından dolayı hala tehlikeli bir durumdaydı. Ama Yue kutsal suyun zehire ne zaman kaybedeceğini bilmiyordu. Yeni bir canavar belirseydi ikisinin de işi bitmiş olacaktı. Bu nedenle kontrol etmek zorundaydı.
Ve kapının derinliklerinde.
…Hainlerin ikametgahı.
İçerde geniş bir alanın ortasında iyi görünen bir ev vardı. Sonra tehlikesiz olduğunu onayladı. Bir yatak odası olduğunu onayladı ve bilinçsiz olan Hajime’yi getirdi ve ona bakıcılık yaptı. Son zamanlarda tanrının kristalinin özü büyük ölçüde azalıyordu. Hajime kutsal suyu içmeyi sürdürüyordu.
Kutsal su sonunda toksinleri atmıştı ve her zamanki iyileştirme yeteneklerini göstermeye başlamıştı. Yue sonunda bitkin düşmüştü.
“...Anlıyorum, Benimle ilgilendin. Teşekkürler, Yue.
Hn!
Hajime teşekkürlerini kelimelerle ilettiğinde. Yue’nin gözleri kalbinden gelen bir neşeyle parladı. O ifadesizdi ama gözleri her şeyi söylüyordu.
Bu arada… Neden çıplağım?
Ç.N: Çünkü namus gitti Hayırlı olsun artık bir adam oldun Hajime Hahaha.
Merak ediyordu. Sabahki cıvıltı seslerini bilmek istiyordu.. Hajime Yue’den nefret etmiyordu… Sadece kalbini hazırlamak istiyordu. İçinden kendi kendine mırıldandı.
Ç.N: O cıvıltı sesleri hiç hayra alamet değil.
…Kirliydin… Seni temizledim…
“...Neden dudaklarını yalıyorsun?
Ç.N: Tövbe tövbe aklıma kötü kötü şeyler geliyor Yue valla adamı korkutur. Bu yüzden en iyi kız Yue!
Yue de kanını emerken ki gibi büyüleyici bir gülümseme vardı ve dudaklarını yaladı. Nedense vücudu titredi.
Yue neden yanımda uyudun? Ayrıca… Çıplaksın…
“..Fufu…
Bekle, neye gülüyorsun? Bir şey mi yaptın? Dudaklarını yalama!”
Ç.N: Hajime hala anlamadı… O cıvıltı sesleri… o temizleme… o dudak yalama… Oğlum adam oldun adam. Welcome to Adult World.
Hajime sorularını sıralarken, Yue cevap vermedi ve şehvelti bir şekilde Hajme’ye baktı.
Ç.N: Yue tamam beyler. Mişyın kompileyt.
Hajime bir süre sorular sordu ama o sessiz kalırken yüzünde mutlu bir ifade vardı. Soru sormaktan vazgeçip konutu araştırmaya arar verdi. Yuenin elinde bulduğu bir kaç yüksek kaliteli kıyafet vardı. Erkek kıyafetleriydi.
Hainlerinkine benziyordu. Kıyafetleri giydikten sonra sağlığının iyi olduğunu onayladı ve ekipmanlarını hazırladı. Tuzaklar yada aldatmacalar olabilirdi, bu yüzden kendini her ihtimale karşı hazırlamalıydı.
Hazırlığını tamamladığında arkasına baktı ve giyinmiş Yue’yi buldu. Yue,
…Tek parça bir bluzun içindeydi.
Yue, neyi amaçlıyorsun?
?…Boyu uymuyor.”
Ç.N: Hajime’nin bunu sorması bile hata ben olsam bu görüntüyü gözlerime kaydederim.
Oh, erkeklerin boyutları elbette uymazdı Yue sadece 140cm boyunda. Fakat ona uygun göğüs ölçüleri ve temiz beyaz bacakları görülüyordu. Çocuksu görünümünün aksine görüntüsü çok heyecan vericiydi, Yue’nin kendini tutması ve hareketleri yüzünden Hajime rahatsız olmuştu.
“...Doğalsa, o zaman oldukça korkutucu…
Bir şey mi amaçlıyor yoksa sadece doğal mıydı emin değildi. Hajime çeşitli şekillerde korkunç olabileceğini biliyordu.
Yatak odasından ayrı ve çevresindeki manzaradan şaşırdı.
İlk olarak güneş ışığı gözlerine girdi, gerçek değildi çünkü yer altındaydılar. Tavana koni şeklindeki gövdeyle bağlı bir küre vardı ve orada ışık yayıyordu. Hafif bir sıcaklık hissetti çünkü floresan ışıkları gibi yapay hissettirmiyordu. Hajime istemeden “Güneş” olduğunu düşündü.
Gecede bir ay gibi oluyor.
Ciddi misin?
Sonra kulaklarına suyun hoş sesi geldi. Odanın arka tarafında küçük boyutlu bir stadyuma çıkan kapı vardı. Bu odanın arka tarafında bir şelale vardı. Büyük miktarda su tavandaki duvardan aşağı düşüyor ve arkadaki mağaraya akan nehre katılıyordu. Şelale iyi bir duygu sağladığından serin rüzgâr tüm olumsuz iyonları uçurdu. Suya daha yakından baktığında orada yüzen balıklar vardı. Balıklar dolaştığına göre yeryüzünden bir nehir olması mümkündü.
Nehirden biraz ilerde büyük bir tarla vardı. Şuanda orada bir şey ekilmiş gibi görünüyordu. Çevreye baştan başa yayılmıştı. Bir hayvan kafası olabilirdi. Hayvanlardan bir iz yoktu ama kendilerine bakmaya yetecek kadar imkânları vardı. Burada da çok çeşitli bitkiler büyümüştü.
Hajime nehir kenarının ve tarlanın karşındaydı. Yatak odasına komşu olan binaya yürümek için teşvik olmuştu. İnşaat olmuş bina sanki konut ve yerleşim için değildi.
Biraz etrafı kontrol ettim, Açılmayan çok oda var.
Anlıyorum… Yue, Sakın gardını indirme.
Peki…
Taş ev beyazdı ve dokusu kireç gibiydi. Her şey çok temizdi. Girişte tavandaki bir kaidenin ucundan çıkıntı yapan bir ışık küresi vardı. Hajime’nin gözü kamaştı çünkü uzun süredir karanlıktaydı… Orada 3 hikâye var gibi gözüküyordu ve üst kısımda bir avlu vardı.
İlk olarak zemin kata bakmak istediler. Bir şömine, yumaşak jalı, bir kanepeyle oturma alanı, bir mutfak ve tuvalet buldular. Bu eşyalara kaç yıldır bakılmadığına dair bir iz dahi yoktu. Yaşam belirtisi yoktu… Ama bir yolculuktan sonra eve dönmüş gibi hissettiriyordu. Hajime buranın uzun zamandır kullanılmadığı bir hava hissetmişti. Burada kimse yaşamıyordu ama hala bakımı yapılıyordu.
Hajime ve Yue dikkatle araştırmalarına devam etti. İçeriye doğru gittiklerinde tekrar dışarı çıktılar. İçeri girdiklerinde tekrar açık havadaydılar. Büyük yerde bir delik vardı ve aslandan bir heykel derin suda duruyordu. Heykelin yanında bir büyü oluşumu vardı. Oluşuma büyü koyduğunda aslanın açık ağzından sıcak su dışarı aktı. Aslan dünyanın her yerinde suyu düzenleyebilirmiş gibi görünüyordu.
Bir banyo. Bu iyi. Duş aldığımdan beri kaç ay geçti?
Yanakları içgüdüsel olarak gevşedi. ilk başta vücudundaki kir hakkında endişelenmiyordu. Kaşıntı hakkında endişenene kadar, içine girdi. Büyük bir büyü oluşumu kullanarak suyu topladı suya hasretti ve suyla vücudunu temizledi.
Fakat Hajime japondu. Duşa düşkünlüğü bir istisna değildi. Bölgeyi güvene aldıktan sonra elinde olmadan gülümsedi.
Hajime’yi izlerken Yue söyledi…
“...Beraber… Girelim mi? 
Ç.N: Benle beraber girebilirsin Yue!
Beni sadece yalnız bırak.
Ç.N: Bu fırsatı atan Hajime’ye tebrikler.
Mu…
Ç.N  :Yue hala teklifim geçerli.
Yue yalın ayaklarıyla sıcak suyu tekmeliyordu. Hajime reddetti çünkü beraber girselerdi rahatlayamayacaktı. Kızın yüzünde hoşnutsuz bir ifade göründü.
İkinci katta ikisi de kısa sürede bir çalışma odası ve bir atölye buldu. Fakat bu odaların kapıları açılmasını önlemek için mühürlenmiş gibi görünüyordu. Araştırmaya devam etmekten başka seçenekleri yoktu.
İkisi 3. katın arkasındaki odaya yöneldiler. Üçüncü katta tek bir oda vardı. Kapıyı açtıklarında içinde odanın ortasında yere kazınmış 7-8m genişliğinde hassas ve zarif bir büyü oluşumu vardı. Tasarımı daha önce görmedikleri bir şeydi. Oldukça muhteşem geometrik şekillere sahip bir oluşumdu ve sanat eseri gibi görünüyordu.
Fakat daha öneli bir şey vardı. Büyü oluşumunun diğer tarafında krallara layık koltukta oturan bir figür vardı. Bu figür bir cesetti. Çoktan iskeletleşmiş ve üzerinde altın işlemeli çarpıcı bir siyah elbise vardı. Tek bir leke bile yoktu ve perili bir evden eşya olabilirmiş gibi görünüyordu.
Ceset koltuğa yaslanırken kafası asılıydı. Duruşu bozulmuştu. Bu kişi sadece bir sihirli oluşumla bu odada neyi düşünüyordu? Niçin yatak odası ya da oturma odası yerine bu yeri seçti?
…Şüpheli… Ne yapmak istedin?
Yue de ceset hakkında meraklanıyordu. Bu kişi belki de hainlerden biriydi. Koltuktaki figürde hiç bir acı belirti görünmüyordu. Figür birini bekliyormuş gibi görünüyordu.
İyi, yüzeye çıkmak istiyorsak bu odanın anahtar olduğunu düşünebilirim. Kütüphanedeki ve atölyedeki mühürler dönüştürmeme karşı koydu…Bu yüzden denemek zorundayız. Yue burada bekle, ve eğer bir şey olursa sana bırakıyorum.
Tamam… Dikkatli ol.
Hajime büyü oluşumuna doğru adım attı.Büyü oluşumunun merkezine adım attığı anda, aniden karbeyazı bir ışık parladı ve odayı ışıkla boyadı.
Yoğunluğu nedeniyle Hajime gözlerini kapadı.Hemen sonra kafasını birşey işgal etti ve uçurumdan düştüğü zamandan bu zamana kadar herşeyi Revolving Latern gibi hatırladı.
Kısa bir süre sonra ışık yatıştı ve Hajime gözlerini açtı; gözlerinin önünde … Siyah kıyafetin içinde genç bir adam vardı.
Ç.N : Revolving lantern in anlamı için 1.ktaip 9. bölüme bakınız.
Ç.N ::Bu bölüm çok fazla Ç.N koyduğumun farkındayım o yüzden yarıda bıraktım bölüme Ç.N koymayı.Umarım Ç.N ler güldürmüştür. İçimden ne geldiyse bu bölümde yazdım. Neyse bu bölüm biraz erotik, cinsel şakalar yapıyor başka bir şey yok. Yani rahatcana okuyun .Bu bölüm sonu Çevirmen notunu kısa tutuyorum. Yorumlarınızı duyalım. Nasıl hissettiniz bu bölüm. Yue mi sapık Hajime mi ?Yorumlara koşun bakalım ! Hahahaha

Yorum Yap "Ari 3.2 - Hainlerin İkametgahı"