Otto Von Bismark Günceli

Ari 3.10 - Hulia Kabilesi ve Karşılaşma

Eylül 22, 2016

Çeviri için Febris ,Düzenleme ve Kontrol için Yusaince00’a Teşekkürler.Keyifli Okumalar…


Haulia Kabilesi kanyondaydı mücadele sesleri Yükselen Büyük Kanyon’un içinde yankılanıyordu.
Tavşan Adamlar çaresizce kayaların arkasına saklanmaya çalışıyordu .Kayaların arkasında  saklanmış 20 Tavşan Adam vardı ve  onlarla birlikte   gizlenmiş 40 kişi daha olmalıydı.
Gökyüzünde, nadir görülen uçan şeytani hayvanlar vardı hatta  korkmuş Tavşan Adam kabilesi bile görünebiliyordu .  Canavara benzeyen şeyleri ejder denilebilirdi.. Boyutları 3-5 metre arasındaydı,keskin diş ve pençeleri vardı ayrıca  sabah yıldızına benzeyen uzun şişmiş kuyruğu dikenlerle kaplıydı.
 “Hy-hyveria …”
Shia omzunun üstündeki titreme seslerini duyabiliyordu. Ejder-benzeri yaratıklar “Hyveria”  ‘ı  diye çağırıyorlar .  Altı tanesi gökyüzünde daire çizerek  Tavşan Adam kabilesini yakalamaya çalışıyor.
Nihayet Hyveria’lardan birisi aksiyona katıldı. Gökyüzünde döndükten sonra, bazı Tavşan Adam kabilesinin üyelerine büyük kayalarla dalışa geçti ve merkezkaç kuvvetiyle bazılarını vurdu. Sağır edici ses ile ezilmiş Tavşan Adamların çığlıkları duyuldu
“Bunu bekliyordum” dedi, Hyveria çenesinin yardımıyla avlarını yiyip bitirmeye başlıyordu. İki tanesini hedefledi.Birisi çoçuk diğeri ise yaşlıydı. Yaşlı olan ölme pahasına  çocuğu korumak için  örttü
Bu sahneyi görünce, diğer kabile üyeleri umutsuzluğa kapıldı.çünkü kim bilebilirdi sıradaki avın ailelerinden biri olmayacağı. Ancak, olan bu değil.
Nedeni, uçuruma kaçan canavarları onlara yakalayacak sözleşmeli birinin var olduğuydu …
DOPANn !! DOPANn !!
İki flaş ve tabanca sesi kanyonda duyuldu. Bu saldırı Hyveria başının ortasını hedefleyen bi atıştı.kafasında bir delik ile, toz bulutu yaparak iki çömelmiş tavşanın yanına düştü,kükreme  sesi durdu.
Aynı anda, muazzam bir ses arkadan duyuldu.Vakit geçmeden arkalalarına döndüklerinde kolunu kaybetmiş hyveria nın acı içinde kıvrandıklarnı gördüler.Tavşan Adam  kabilesinin bazı üyeleri güçlerini kaybetmeye başlıyordu. Herkes ilk Hyveria’ya odaklandığında ikincisin geldiğini kimse farketmedi. İki mermi sıkıldı birisi ikincinin koluna isabet etti. Dengesini kaybederek düştü, acı içinde kıvranıyordu.
 “Ne  …”
Çocuğu korumaya çalışan adam gördüklerini kendi kendine tekrarlıyord kafasından vurulan hyveri anın acı içinde düşmüştü
Silah sesini duyduğu anda sadece flaşın gelişini görebilmişti. Aniden Hyveria’nın sebep olduğu yer sarsıntıları durdu,  Hyveria yere düştüğünde çoktan ölmüştü.
Yoldaşlarının öldğünü gören gökyüzündeki Hyverialar acı içinde kükredi. Kabile daha önce duymadığı muazzam bi ses duymuştu. Aynı anda tiz bi “Kiiiiiii” sesi duyuldu.Başka sesin geldiği tarafa baktıkların  siyah bi araç gördüler aynı anda kendilerine doğru süer hızlı 3 figür geldikleri görüldü
Bu üçlüden birini çok iyi biliyorlardı.ilk etapta sabahleyin aniden kaybolan kızı arıyolardı.Tüm olanların kendi suçu olduğunu düşünüyordu  neşeli görünmeye çalışıyordu ama yüz ifadesi her şeyi belli ediyordu. Aniden kaybolurken pervasızca düşünüp herkesi endişelendirmişti. Haulia  kabilesi onu arıyordu, düşünmek istemeseler bile ölmeden önce onu bulmayı  …
Tavşan kulaklı kız gökyüzünde yüksek hızla hareket ediyordu. Shia’nın çığlığı kanyonda yankılandı. Tavşan Adam kabilesi Shia diye çığlık atıp inanılmaz görüntüye baktılar. Hyveria kükreyerek gelen avını yakalmaya çalışıyordu, ama gergin ve gökyüzüne bakan Shia bir anda gözlerinden kaybolmuştu.
Siyah araçtan onlara el sallayan kızın Neşesi yüzünde görülüyordu.Tavşan Adam kabilesinin yüzünde gördüklerine inanamayan bi ifade vardı.
“Herkes ~, bana yardım etsin!”
Onlar onun sesini duyduklarında niyahet olanların gerçek olduğunu anladılar ve ona seslendiler.
“” “” “” “” “” Shia! ? “” “” “” “” “”
Yüksek hızlı sihirli motorunu süren Hajime tedirgin bi ifade takındı . Ailesinin güvende olduğunu doğrulayan Shia motorda ayakta mutluca sallandı. Bu güzel olsa da, yüksek hızdaki motordan düşmemeli, Shia  zayıf vücudu ile Hajime’nin ağır öldürücü silahına aşağı yukarı şıçrarken,başını çarptı. Çünkü ikinci Hyveria yı vurmak için ateşlendi.
Hajime  “pyokopyoko” ile yukarı ve aşağı  sıçramasını durdurmak için Shia’nın elbiselerini kavradı. Ona tekrar soru sormak istiyordu. Fakat Hajimenin yüzünü göremiyordu ve atmosfer farklıydı ürkekçe sordu.
 “, Hmmm Hajime-san? Ne oldu? Neden elbiselerimi kavradınız? “
 “Eğer saldıraları karşılayacak kadar enerjiksen belki sana bir iş verebilirim.”
 “İ iş mi …  N ne yapmalıyım?”
Çok kolay, sadece bu aç şeytani hayvanların önüne git. Çok kolay  değil mi.”
“!? Ne, “~   N e yapıyorsun ah beni sallama, ~ beni kaldırma!’’
Sinirli mücadele ifadesini takınarak 10.000’den fazla gücüyle(STR) ile Shia’ yı kolaylıkla kaldırdı.
Bir yandan iki tekerlekliyi  (motor)  tek  eliyle süren  Hajime,  konuşmaya gerek olmadığını belirten bi ifadeyle, merkezkaç kuvvetinin yardımıyla  Shia’ yı fırlatır.
“Git! Hayal kırıklığı Tavşan! “
 “Iya-aaa ~~ !!”
Hajime kaçırma şansı yoktu.Uçan Hyverialar kolay hedefti. Dört  el silah sesi duylduğu anda  mermiler çenelerine nüfuz etti ve kafalarını ezdi.
Çığlığa zaman olmadan, Hyveria gücünü kaybedip yere düştü.   Hyveri lar şeytani canavarlar olarak bilir saldırılarına direnmek zordur  ve Shia ‘ya saldıran iki başlı  tyrano “Daihedoa”dan  daha güçlüdür. Yırtıcı gözlerine baktıklarında, Tavşan Adam kabilesi gerildi .
Kulakları kızın çığlığını duydu.
 “A-aaaaa ~  ~, ~ Hajime-san bana yardım et!”
 Hajime düşen Shia yı yakalamak için kabilenin içinden geçti ve  motoruyla yaptığı görkemli bi drift ile Shiayı yakaladı. Hemen ardından Shia’yı ‘Pei’ sesi ile attı.
“Afun-! Uu ~, biraz centilmen olabilirsin. Daha iyi muamele istiyorum.  Bana Yue-san kadar önemli davranmanı  istiyorum .’’
 Shia hıçkıra hıçkıra protesto ederken. Bu Hajime’nin sevdiği Shia değildi. O an , umutsuzluk içinde umudu görür, Hajime; gizemli bir güven duygusu doğar. Nezaketsiz karakteriyle bile, o sözünü ihanet etmez. Hajime ve Shia ‘nın benzer bir durumda olduklarını sözlerine ekledi.“Benzer” çünkü ona karşı tanıdık şeyler hissediyordu  “aynı”   Yue ‘ye Hajime’nin hissettiği gibi. Kısa bir süredir olduklarını biliyor.Umarım ‘’bende’’ onun gibi muamele görürüm diyordu.
Yakalamak etkisiyle hırpalanan  elbiseleriyle ağlayarak etrafı tekmeleyen Shia  zavallı görünüyordu. Beklendiği gibi ona fazla geldi…   deposundaki hazineden ceket çıkartarak Shia’nın kafasına koydu. Artık bhiçbir şeye dahil olmak istemiyorum, hiçbir pişmanlık duymadan düşündü.
Ancak, Shia mutluydu. Aniden kafasının üzerine konan ceketi görünce gülmeye başladı. Onu  hemen giyer. Bu Yue’nin ceketin mavi tonuyla aynıydı. Yue  ve Hajime için çift görünümü oluşturmak için yapılmıştı
 “Mo, mou! Hajima-san hiç dürüst değil  .Aynı Yue nin giysileri.. Kadınsılığı nerde ? Berbet düşünüyorsun.Senin düşündüğün gibi ucuz değilim Biraz daha ilgi lütfen.’’
Shia ceketi kenarından kavradı “Iyaniyan” gibi dedi. Hajime yeniden tedirginleşti sessizce Donner i çıkarttı ve Shia’yı hedefleyerek ateş etti.
“Hakyun!”
Öldürücü olmayan atış şeytani yaratık kauçuk-kürküne  isabet  etti. Bu ateş gücüyle Shia geri sıçradı ve zemine düşüp yuvarlandı. Kafam kafam diye bağırdı. Ama dayanıklılığından beklenildiği gibi hemen ayağa kalktı. Tavşan Adam kabilesi Shia’yı tedavi etmek için etrafına toplandı.
“Shia! İyi misin!?”

“Baba!”
Orta yaşlı, kısa koyu mavi saçlı tavşan kulaklı bir adam. Bu açık olan tavşan kulaklı yaşlı adam o değil. Bu  gerçek üstü bir his verdi , Shia , babası ve diğer tavşanadamlar olanlar hakkında konuşmaya başladı . Güvende olduklarına emin olduktan sonra, Hajime’ye baktılar.
“Seni Hajime-dono olarak çağırabilir miyim ?’ Ben Kam, Shia’nın babası ve aynı zamanda Haulia kabilesinin şefi Sana Shia’yı kurtardığın ve  kabileyi çıkmazdan çıkardığın için ne kadar teşşekkür etsem az. Hatta  kaçmamızda da yardım ettin … Bir baba ve şef olarak şükranlarımı sunuyorum.’’
Kam kendini kabile şefi olarak tanıttı ve ona selam verdi.Kam’ın arkasındaki kabile üyeleride selam verdi
“Eh,  Lütfen kafanı kaldır. Bittiğine göre bizim Deniz Ağacına rehberlik edeceksin. Bilmediğini söyleme? Ayrıca, bize çok kolay güvenmeyen sensin .  Böyle osa bile,yarı- insanlar ve insanların birbirleri iyi ilişki içinde değil gerçi…’’
Bu dünyada, Shia gibi yarı insanlara ayrımcılık yapıldığını hatırladı. Aslında onlar insanlardan endişe duyar. Öyle olsa bile, açıkça bir Hajime’ nin insan olduğunu kabul etti ve Hajime  nin yardımını kabul etti. Basitçe bu yargıdan ayrıldı? Hajime onun nefretini gizlediğinden şüphe etmeye başladı.
Kam alaycı bir gülümseme ile cevap verdi.

“Shia sana güveniyor. O zaman bizde sana güveniyoruz. Çünkü biz bir aileyiz … “
Duyduğu cevaplar Hajimeyi  yarı şaşırtı yarı hayran bıraktı.Bir kabilenin anayurtlarından sadece tek bir kız için ayrılması  ve az önce tanıştıkları bir insana güvenmeleri… gerçekten tedbirleri çok zayıftı. Bu kişiliklerinin çok nazik olduğunu gösterebilirdi.
“Ehehe, tamam baba. Öyle olsa bile Hajime kadınlaran nazik değil , diğerlerini önemsemeden hareket eder kolaylıkla acımasız tuzaklar kurabilir , sözünü tutar  o bir pislik değil  o ezilenlerin umudu. O bizi mutlaka koruyacak. ‘’
“Ha ha ha, böylece . Başka bir deyişle, o utangaç . Eğer öyleyse, “ona inanıyorum
Shia ve Kam kulaklarıyla işiterek  diğer kabile üyelerinin  Hajimeye samimi gözlerle kafa sallayarak bakıp ‘Ne kadar utangaç biri’ dediklerini  duymuştu.
Hajime’nin başında bir damar belirginleşmişti ve Donner’ı çıkartmıştı.Fakat  tam o anda ona tuzak kurulmuştu.
“… N, Hajime  utangaç biridir.(yatakda)”
D.N: L Yue bu Hajime için Harem kurmazsa  yalancı çıkartın beni ! Canım Yue’m ❤.Tuzağa bak ya 😀
 “Yue !?”
Hajime şok olurken, şeytani canavarlar toplanmaya başladı. Böyle devam ederse zorlaşacaktı, harekete koyuldu.
Yükselen Büyük Kanyon’un çıkışına doğru yöneldi.
D.N: Bu bölüm kısaydı.Benim yüzümden falan değil japtemde ne yazdıysa o yazıyor 😀 .Çeviri kalitesi biraz kötü olabilir kusura bakmayın.Mağlum arkadaşlar yeni başladılar.Zamanla alışırlar inşallah.Sonunda Cuma geliyor.Çeviriye geri dönmeyi planlıyorum. 😀 😀 😀 .Biraz coştururum siteyi.
Bir kitap daha bitti sonunda 😀 . Darısı 4. kitabın başına 😀 .
Bugün başka bölüm yok.Büyük ihtimalle…

Yorum Yap "Ari 3.10 - Hulia Kabilesi ve Karşılaşma"