Tankların Tarihi Günceli

Ari 1.6 - Bahemoth

Eylül 22, 2016

Çeviri için Yusaince00, kontrol / düzenleme için Bora arkadaşımıza teşekkürler. Keyifli okumalar…



Köprünün iki yanında da, kızıl ışıkla parlayan bir büyü formasyonu ortaya çıktı. Büyü çemberi 10 metre civarındaydı.
Merdivenlerin üstünde çok sayıda 1 metrelik büyü çemberleri oluşmuştu. Küçüklerden kılıç tutan iskeletler çıkıyordu. Bunlar “Traum Askerler” diye çağırılırdı. Onların gözleri büyü çemberiyle aynı renkteydi, etrafa baktıklarında parlıyordu.100 Traum Askeri çoktan çağırılmıştı ve sayıları hala artıyordu.
O tarafta çok fazla iskelet askerler olmasına rağmen, diğer taraftaki canavar Hajime’ye tehlike duygusunu yansıtmıştı. 10 metrelik büyü çemberinden, Dört ayaklı 10 metre uzunluğunda kafasında kaska benzer bir şey olan canavar ortaya çıkmıştı. Bunu tanımlamak için en yakın hayvan Triceratops olurdu. Ancak ondan farklı olarak Keskin pençeleri ve dişleri vardı, gözleri parlıyordu ve alevler onun kaskı ve boynuzlarında toplanıyordu. (Ç.N: Triceratops, otobur bir dinozor türüdür. Ayrıntılı bilgi için google’a başvurun.)
Meld ‘’Behemoth’’ diye fısıldadı. O anda Behemoth derin bir nefes aldı ve sağır edici bir kükreme yarattı.
Gurua~a~a~aaaaa!!”
Tsu!?
Kükreme Meld’in duyularını geri getirdi. Hızla herkese komutları vermeye başlamıştı.
Alan! Öğrencileri Traum Askerlerinden olan merdivene yönlendir! Kyle, Ivan, Gale! Sizin yapabileceğiniz en iyi bariyeri yaratmanızı istiyorum! Durdurun şunu! Kouki, acele et ve merdivenlere doğru git!
Bekle bir dakika Meld-san! Biz de yardım edeceğiz. O dinozorumsu canavar en tehlikelisi mi? Biz de…
Aptal! Bu gerçek bir Behemoth, şuan ki gücünle bu imkansız Bu bir 65. Seviye canavar.Uzun zaman önce En Güçlü olarak bilinen maceracı bununla savaştı ve onu yenemedi.Acele et ve git! Sizin ölmenize izin veremem.”
Meld’in ifadesi bile yıldırıcı canavarın önünde bir anlık duraksadı.”Ben sizleri terk edemem!” Kouki’nin yanıtı buydu. O anda Meld, Kouki’yi geri çekilmeye ikna etmeye çalıştığı anda Behemoth kükredi ve onlara doğru ilerlemeye başladı. Bu gidişle geri çekilmeye çalışan öğrenciler ezilerek ölecekti.
Bunu önlemek için Haihiri’nin en güçlü askeri tam gücüyle engel koydu.
Tüm Kötülük ve Düşmanlık, Tanrı’nın Oğlunun Kesin Takdiri, Burada Sığınarak, Sen Geçmemelisin, ‘Mutlak Fazilet’ “
Bu büyü için Büyü formülü 2 metre genişliğinde en kaliteli kâğıttan hazırlanmıştı. Büyü 4 deyişe sahipti, Bu büyü formülü canavarı en fazla bir dakikalığına durdurabilirdi. Yarı Küresel Bariyer Behemoth’un atağını durdurarak saf beyaz tuttu.
Behemoth’un bariyerle çarpıştığı an şok dalgaları ikisi arasında patlak verdi. Bütün Köprü şok dalgaları ve Behemoth’un adımları yüzünden sarsıldı. Geri çekilen öğrenciler çığlık attı ve yapay deprem de yuvarlandı.
Traum askerler 38. Seviyede canavarlardı. Onlar karşılaştıkları en güçlü canavarlardı. Öğrenciler korkudan paniğe kapılmıştı. Onlar özen göstermeden, sıra tutmadan sadece merdivenleri hedeflediler. Alan öğrencileri sakinleştirmeye çalıştı fakat hiçbiri onu terör yüzünden dinlememişti. Bir kız öğrenci arkadan itildi ve düştü. Kılıç Sallayan Traum Askeri düşen kıza kalkmaya çalıştığı gibi kılıcını salladı.
Ah.”
Asker ona aşağı doğru kılıç sallamıştı. Kız o anda öleceğini düşündü, ama aniden Traum Asker’inin ayakları yukarı doğru kalktı ve dengesini kaybederek yere düştü. Bu arada kız ayağa kalkmıştı. Ayrıca Traum Askeri ayaklanana kadar köprünün sonuna kadar dalga devam etti. Bu olay bazı askerlerin uçuruma düşmesine yol açmıştı.
Çömelmiş pozisyonda olan Hajime 2 metre boyutunda zemine sürekli transmutasyonlaşma kullanıyordu. Zemin çöktü ve kayganlaştı. Köprüdeki canavarlar uçuruma düşmek zorunda kaldı. Habersiz bir şekilde onun transmutasyon yeteneği daha da iyi olmaya başlamıştı. Transmutasyonlaşma yeteneğinin alanı büyümüştü.
Bir mana iksiri içerken Hajime hemen düşen kıza yaklaştı ve ona merdivenlere çıkması için yardım ederken kıza; ‘’Acele etmelisin. Bir şeyin yok gibi. Sakinleşirsen iskeletler hiçbir şey değil. Çünkü benim dışımda herkes hilekar!’’(Burada herhalde saçma sapan şeyler diyerek kızı sakinleştirmeye çalıştı)
Hajime güvenli bir şekilde kızın sırtına pat diye dokundu, bir sonraki anda kız enerjik bir şekilde Hajimeye ’’Teşekkür ederim.’’ Dedi.
Hajimeyi çevreleyen Traum Askerler dengelerini kaybetmişti. Hajime bu anı kullanarak kurtulmaya çalıştı. Herkes panik içindeydi ve özensiz şekilde savaşıyorlardı. Bu gidişle herhangi birisi ölecekti. Alan, hala onları organize etmeye çalışıyordu fakat bu iyiye gitmemişti. Büyü çemberinden daha fazla Traum Asker geliyordu.
‘’Bizi yönlendirecek güçlü bir lidere ihtiyacımız var, Amanokawa-kun!’’
Hajime Kouki’nin partisine doğru yaklaşmaya başladı.
Behemoth hala bariyere durmadan saldırarak güçlü şok dalgaları yaratıyordu. Bariyerde çatlaklar oluşmaya başlaması an meselesiydi. Meld Bariyerinin güçlendirilmesine katıldı ama bu kovaya bir damla ekleme gibi boşunaydı.
‘’Ah, Lanet olsun! Bu çok uzun süre daha tutamayacak! Kouki acele et ve geri çekilin! Siz de gidin!
‘’Hayır! Sizi Terketmeyeceğim! Hepimiz bundan kurtulacağız!’’
‘’Ku, şu anda bu kadar bencil olmak…’’
Meld konuşurken yüzü ekşimişti. Böyle dar bir alanda Behemoth’u önlemek çok zordu. Bu nedenle en iyi seçenek çiğnenerek ölmek yerine geri çekilmekti. Durumun böyle ince bir algı olması Kouki ve partisinde son derece farklı idi.
Meld geri çekilin diye bağırıyordu ama Kouki onun dediklerini reddetti ve terk etmeyi reddetti. Ayrıca Kouki‘nin gözlerindeki bakıştan Behemoth’a meydan okumak istemesi belliydi. O ergen aklına uymuştu ve o kadar çok övgü onun kibrini yükseltmişti.(Kısaca götü kalktı arkadaşın.)
‘’Kouki! Meld’in dediğini dinle ve geri çekil!’’
Shizuku durumu anladı ve Kouki’nin kolunu yakaladı.
‘’Bu Kouki’nin ilk mantıksız davranışı değil. Sana destek vereceğim.’’
‘’Teşekkürler Ryutaro!’’
Ryutaro’nun açıklaması Kouki’nin tutumunu güçlendirdi. Shizuku onun dilini tıkadı.
‘’Bu durumla sarhoş olma! Bakamono(Seni aptal)!’’
’Shizuku-chan’’
Kaori tahriş edilmiş sesini duyunca Shizuku için endişelendi.
Bir çocuk Kouki’nin önüne zıpladı.
‘’Amanokawa-kun’’
‘’Nagumo!?’
‘’Nagumo-kun!?’’
Herkes Hajime’nin bu kadar ciddi olmasına şaşırmıştı.
‘’Acele et ve geri çekil! Herkese yardım etmelisin!’’
‘’Neden bu kadar ani? Hatta burada ne yapıyorsun? Burası senin olman gereken bir yer değil! Sadece bunu bize bırak, Nagumo…’’
‘’Bu tür şeyleri söylemek için bir durum kaldı mı?’’
Hajime Kouki’yi durduracak beklenmedik şeyler söylemişti. Şimdiye kadar hiç kimse Hajime’nin böyle sert tonlu konuştuğunu görmemişti. O her zaman bir gülümserdi fakat şimdi böyle bir görüntü görenler şok olmuştu.
‘’Ne olup bittiğini görebiliyor musun? Herkes panik içinde çünkü onların lideri eksik!’’
Hajime öğrencileri işaret ederken Kouki’nin göğsünden tutuyordu. İşaret ettiği yerde sınıf arkadaşları şaşkın bir şekilde Traum Askerler ile çevriliydi. İster istemez öğrenciler savaşıyordu. Onlar çok verimsiz olduklarından boğulmuş gibi hissediyorlardı. Yüksek istatistikleri şimdilik onları korumasına rağmen kısa sürede bu da yok olacaktı.
‘’Onları uçuracak bir darbeye ihtiyacımız var! Herkesin kalbindeki korkuyu silmek için! Böyle bir güce sahip kişi sesin! Sadece önüne bakma arkana da bak!’’
Kaos içindeki sınıfı görünce Kouki başını salladı. ‘’Anladım! Hemen gideceğim! Özür dilerim Meld-san!’’
‘’Git!’’
Meld arkasına bakıp Kouki’nin geri çekildiğini görünce nihayet bariyer Behemoth’un son saldırısı sonucu düştü. Şok dalgası bariyerin çökmesine sebebiyet vermişti ve Hajimelere doğru şok dalgası ilerledi. Hajime hızla öne çıktı ve bir duvar oluşturarak kolayca kenara fırladı. Bu zayıflamış olduğunu gösteriyordu Behemoth bir kükreme ortaya çıkardı.
Yerde Meld ve inleyen 3 şövalye vardı. Onların vücutları şok dalgası yüzünden hasar almış gibi gözüküyordu. Hareket edemiyorlardı. Kouki ve partiside düşmüştü fakat hemen iyileştiler. Hajime’nin duvarı Meld’in arkasında işe yaramıştı.
‘’Ryutaro, Shizuku bana biraz zaman kazandırabilir misiniz?’’
Bazı acılar içinde olmalarına rağmen Kouki’nin ısrarını red etmediler.Meld hareket edemediğinden beri bir şeyler yapmak onlara kalmıştı.
‘’Ben ne yapabilirsem onu yapacağım!’’
‘’Nasıl olursa olsun, Ben yapacağım!’
Her ikisi de Behemoth’a atıldı.
‘’Kaori, Meld ve adamlarını iyileştir.’’
‘’Tamam!’’
Kaori hemen işe girişti. Hajime çoktan Meld’in yanındaydı. Hemen taştan bir duvar yarattı. İşe yaramaz gibi görünse de hiç yoktan iyidi. Kouki o anda en iyi becerisini gerçekleştirmek için ilahi söylüyordu.
‘’İlahi irade! Bütün Kötülükleri ışığınla yok et! Tanrı’nın nefesi! Uğursuz bulutları uçur ve dünyayı arındır! Tanrı’nın Rahmeti! Bütün Günahları bu vuruş ile bağışla! ’’Cennet’in Kudreti’’
Bir aura ilahi sonrası ‘’Kutsal Kılıç’’dan dışarı fışkırdı. Bu yetenek Yükselen Yıldırıma benzerdi ama onun gücü farklı. Bir seviyedeydi. Gücü köprüde bir oymak açtı Behemoth’a doğru saldırdı.
Köprü bunun sonucu sallanıyordu. İlahiden sonra Ryutaro ve Shizuku ortalığı temizlemişti. Ancak Behemoth ile çarpıştıktan sonra 2 si yorgun durumda idi. Bu kadar kısa sürede bu kadar fazla miktarda hasar vermek için çarpışmışlardı.
Işık bombardımanı Behemoth’a çarptı. Işık iblisin etrafını doldurdu ve bir deprem gibi köprünün her yerinde çatlaklar oluştu.
‘’Eğer bu… Ha-a ha-a’
‘’O bunun işinin bitirdi mi ?’’
‘’Öyle umuyorum.’’
Ryutaro ve Shizuku Kouki’nin yanına döndü. Kouki bu kadar büyük miktarda büyü kullandıktan sonra nefes aldı. Önceki yetenek, onun koz kartıydı. Onun büyüsünün çoğu bunu kullanmak için harcanmıştı. Kaori düşmüş askerleri tedavi etmeyi bitirmiş Meld ayağa kalkmaya çalışıyordu.
Işık ve tozun birleştiği yerde… İşte oradaydı, Yarasız bir Behemoth vardı.
Canavar Kouki’ye bir ölüm bakışı gönderdi ve homurdandı. Kafasını kaldırdı, orada boynuzları kızıl rengine büründü ve parıldamaya başladı. Magma. Bu sözcük Behemoth’un kaskının nasıl gözüktüğünü çok iyi anlatıyordu.
‘’Sadece orada durmayın! Hareket edin!’’
Meld’in sesi duyularını yeniden kazandırmıştı ve hareket etmişlerdi. Behemoth en yakınındakine güçlendirilmiş kaskı ile koştu. Düşen göktaşı gibi Behemoth, Kouki’ye doğru başı aşağıda koşuyordu.
Kenara kaçarak savurma şansları olmadı. Şok dalgası onlara doğru patladı. Durduklarında, vücutlarında ağır yaralar vardı. Hareket edebilen Meld koşmaya başladı. Diğer şövalyeler hala Kaori tarafından tedavi altındaydı. Kendini kuvvetlendiren, Behemoth kafasındaki sıkışmış kaskı çekmeye çalıştı.
‘’Siz hareket edebiliyor musunuz?’’
O tepkilere karşılık vererek homurdanıyor. Muhtemelen şok dalgası ile Kouki tekrar felç oldu. İç organları zarar görmüştü.
Meld, Kaori ye seslendi. Kaori’yi aradığı zaman gözü Hajime’ye çarptı.
‘’Bozu(Veled)! Kaori’yi al ve Kouki’yi taşıyarak geri çekilin!’’
Meld için Hajime’ye verdiği talimatlarla o sadece Kouki’yi taşıyabilirdi. Bu talimat ile herkesin kaçışı mümkün olacakdı. Meld dişlerini sıktı ve kalkanını hazırladı. O canavarı geride tutmak için bu durumda hayatını tehlikeye atmayı seçmişti.
Meld için umutsuz bir anda. Hajime bir öneri yaptı. Bu yöntem herkesin hayatta kalabileceği bir yöntemdi fakat başarı şansı çok düşüktü. Hajime en tehlikeli konumda olacaktı.
Meld tereddüt etti, ama Behemoth çoktan mücadeleye hazırdı. Kaskı kızıl cızırtı yapmaya başladı. Zamanları yoktu.
‘’Gidip yapacak mısın?’’
‘’Bunu yapacağım.’’
Meld rahatlıkla Hajime’nin kararlı bakışlarını görebiliyordu ve gülümseyerek kendini tutamadı. ‘’Bunun için sana güvendiğime inanamıyorum. Seni kesinlikle kurtaracağım. Bu işi sana bırakıyorum!’’
‘’Hai!’’
Meld, Behemoth’a doğru yöneldi. O basit bir büyü yaparak Behemoth’u provoke(tehdit ederek canavarın kendisine saldırmasını sağlamak) etti. Behemoth ona kim saldırırsa onu hedefleme alışkanlığı vardı. Meld ve Canavar göz göze geldiler.
Kask sonunda tutuştuğunda, atladı ve saldırdı. Meld son ana kadar onu kışkırtmaya çalışıyordu. O anda küçük bir sihir duyuldu.
‘’Darbe’’Rüzgar Duvarı!’’
Geri adım atarak çekildi. Bir kuyruklu gibi, Behemoth çekildiği bölgeye indi.Rüzgar Duvarı etkisinden şok dalgası ve enkaz saptırmayı başardı.Bu sadece basit bir saldırı olduğundan bu yetenek onu engellemeyi başardı. O tamamen Kouki’yi korumak istiyordu yoksa herkes imha olurdu.
Yeniden Behemoth başını tutarak sıkıştı. Hajime bunu düşünmüştü, ama yanan ısı kalıntıları onu yine de yakmıştı. Acıya dayandı ve terennüme başladı. Gerçekten sadece büyü adını söyledi.
‘’Transmute’’
Behemoth’un hareketlerini çevreleyen taş başını toprağa çevirdi. Behemoth özgür olmak için ne kadar taş yok ederse etsin Hajime bunu büyüsüyle yeniden oluşturdu. Behemoth zorla kendini kurtarmaya çalışıyordu. Ama Hajime bu sefer ayaklarını taşa çevirmişti. O sürekli taşları sertleştirdi ve trasmutasyonlaştırdı. Sonunda canavarı 1 metre aşağı taşlarla birlikte batırdı. Behemoth’un gücü korkutucuydu eğer o bir an için bırakırsa çatlaklar oluşarak Behemoth’un dışarı çıkması sonucu sağlanırdı. Bunu önlemek için Hajime sürekli dönüştürmekle kalmadı. Onu yer altına gömerek çıkmasını engellemeye çalıştı. Başkası için bu çok saçma görünüyordu.
Bu arada Kaori şövalyeleri iyileştirdi ve Kouki’nin partisini geri taşımıştı. Traum Askerli tarafta, öğrenciler soğukkanlılığını geri kazanmıştı ve işbirliğine başlamıştı. Bunun nedeni Hajime’nin kurtardığı kız oldu. Hajime’den küçük basit bir katkı.
‘’Bekle Nagumo-kun hala orada.’’
Kaori çekilmekte olan Meld’i protesto etti.
‘’Bu onun planı! Biz Askerleri temizleyerek kendimize güvenli bir bölge yaratacağız ve sonra büyü ile canavarlara bombardıman yapacağız. Tabii ki geri çekilmemizi o sağlayacak. O canavarı büyüsüyle tuttuğu sürece üst kata doğru merdivenlerle çıkabiliriz.
‘’O zaman ben burada kalıp ona yardım edeceğim!’’
‘’İmkânı yok! Senin şifa gücün bizim için gerekli!’’
‘’Ama!’’
Meld protesto eden Kaori ‘ye bağırdı.
Onun çabasının boşa olmasına izin verme!’
‘’Tsu!?’’
Meld’i sayarsak yüksek güce sahip ikinci kişi Kouki’ydi. O büyü gücünü verimli kullanmazsa, Behemoth’u durdurmak için güç eksikliği olurdu. Onu, geri çekilme grubuna katılmasının sebebi buydu. Onları durdurmak ve iyileştirmek için zaman yoktu. Hızlı olmazlarsa Hajime’nin manası tükenecekti.
‘’Cennet’in Nefesi, Ağzına kadar doldur, Arındır ve İyileştir, ‘’Cennet’in Kutsaması!’’
O ağlamaya istekli bir yüzü olsa bile sözleri söylemeye devam etti. Bir soluk ışık Kouki’yi sardı. Onun büyüsü restoratif özelliği ile sararak yaralarını iyileştiriyordu. Meld, Kaori’nin omzuna elini yerleştirip başını salladı ve Kaori de ona geri salladı. Yine, Kaori Behemoth’a karşı Hajime dönüştürmekle uğraşırken ona döndü. Hepsi bundan sonra geri çekilmeye başladı. Traum Askerlerin sayısı hala büyüyordu. Şimdiden onlar 200 kadar olmuştu. Hepsi merdivenleri ve köprünün kenarlarını doldurmuştu. Fakat bir yolla bu iyi bir şeydi. Bir boşluk mevcut olursa öğrenciler onları aşağı doğru iterek atabilirdi. Bu öğrencilerin için iyi bir şeydi.
Şansları yaver gitmişti ve hiç kimse ölmemişti. Çünkü şövalyeler onları koruyordu. Şövalye desteğini kaybederlerse bütün öğrenciler paniklerdi ve onlar dakikada darmadağın olurdu. Umutsuzluk öğrencilere yüz tutmuştu. Grubu toplayan kız(Hajime’nin önceden kurtardığı)şövalyeler cesurca savaşsalar bile onlarda neredeyse sınırlarındaydı. Onlar bunun bittiğini düşündüklerinde…
‘’Yükselen Yıldırım!’’
Beyaz bir çizgi Traum Askerlere doğru gitti. Askerler uçuruma yakındı. Kesişten sonra kalan askerler boşluğu doldurdu ve yetenek oluşturdu. Onlar üste merdivenleri görmüştü fakat bunu görmek istediği için kılıç denizi kaplanmıştı.
‘’Herkes! Pes etmeyin, Ben bir yol açacağım!’’
‘’Bu zamana kadar ne yaptınız? Antremanı hatırlayın ve işbirliği içinde diğerleriyle birlikte başlayın! Aptallar!’’
Kouki’nin sözleri süper etkili olmuştu. İyileştirme özelliği olanlar herkesi iyileştirmeye başladı. Büyüye yatkın olanlar öncü oldular. İyileşmiş şövalyeler de aralarına katılmıştı. Kontra atak için hepsi hareket etmişti. Hile sınıfı dövüş sanatları ve büyü göstermeye başladılar. Canavarlar nihayet yavaşça azalmaya başladı.
Yakında, merdivenlere doğru yol açılmıştı.
‘’Herkes ileri! Merdivenlerden yukarı doğru çıkmamız gerek!’’
Kouki bağırdığı gibi koşmaya başladı. İyileşmiş olan Shizuku ve Ryutaro Kouki’ye eşlik etti. Onlar Traum Askerlerini kesti ve Kouki Traum Askeriyle dolu köprüden boşluğun kapanmasını önlemek için büyü yaptı.
Sınıf arkadaşları şüpheli görünüyordu. Önlerinde merdivenler vardı ve doğal olarak hızla emniyette olmak istediler.
’Herkes beklesin! Biz hala Nagumo-kun ‘u kurtarmak zorundayız! Kendisi tek başına iblisi bastırmaya çalışıyor!’’
Kaori’nin sınıfı şüpheli bir ifade ile onu karşıladı. Hepsi imkansız olduğunu düşündü, çünkü o yararsızdı. Sınıf arkadaşları köprüye baktıklarında Hajime gerçekten de oradaydı.
‘’O ne yapıyor?’’
Şeytan gömülü!’
Meld öğrencilerin sorusuna cevap verdi.
‘’Bu doğru. Bizim çekilmemiz onun şeytanı durdurması sayesinde oldu! Onun büyüsü bitmek üzere olduğundan Behemoth’a bombardıman atarken onun kaçma şansı olacak!’
Öğrenciler kendilerini hazırladı. Pişmanlık, hayır daha doğrusu şaşkınlık vardı. Bazı öğrenciler güvenlik için kalmak istedi fakat Meld’in bağırması ile onlarda savaş alanına geri döndü.
Orada Hiyama Daisuke vardı. Gerçekte o kadar korkmuştu ki mümkün olduğunca hızlı olmak istedi. O anda o günden sahne zihninde parladı. Horlad da kaldıkları gündü. Dün tuvalete yönelmişti ve dönerken Kaori’yi sabahlık içinde görmüştü. Böyle bir durumda onu görmüştü ve içgüdüsel olarak saklanmıştı. Kaori onu fark etmeden geçti.
Daisuke merakla onu takip etmişti. Onun geldiği kapıyı görünce Hajime olduğundan şaşırmıştı. O ancak kendisinin Kaori için yeterince iyi olduğunu düşünüyordu ve Kaoriyi seviyordu. Koukiyle kendini karşılaştırdığında o, onun başka bir seviyede olduğunu anladı ve vazgeçti.
Hajime farklıydı, Daisuke, Hajime’yi ondan aşağıda düşünüyordu. Yani Kaori’yi Hajime’nin odasında bulmak, onu bu durumda ne yapacağım diye düşündürmüştü. Daisuke kafasında her türlü şeyi düşündü. Hiyama bunu ciddi düşünmüştü. Hajime’ye karşı memnuniyetsizliği her zaman nefret içindeydi. O Kaori Grantz Kristal tarafından büyülendiğinde duygularıyla ona hediye için onu çıkarmak istedi.
Hiyama bunun hepsini hatırladı. Behemoth’u bastıran Hajime’ye baktığında, Kaori Hajime’ye endişeli bir şekilde bakarak onun için dua ediyordu… Karanlık bir gülümseme Daisuke’nin yüzünde ortaya çıktı.
Hajime manasının bitmekte olduğunu hissetti ve iksirlerinin bittiğini de. O hızla etrafını araştırdı ve herkesin çekildiğini fark etti. Rütbeler oluşturulmuştu ve büyüler planın son safhası için hazırlanıyordu.
Behemoth hala dönüştürme ile durduruluyordu. Hajime birkaç saniye mola verdi. Teri gözüne giriyordu. Hajime kalbinin attığını duyabiliyordu. Zamanlama önemliydi.
Onlarca Çatlak Behemoth için düzenlenen sınırlar içinde başarısız oldu. Aynı anda Hajime kaçmaya başladı. Hajime kaçmaya başladıktan 5 saniye sonra Behemoth tamamen serbest kaldı ve kükredi. Öfke gözünü kırmızıya boyamıştı. Hızla düşmanı aradı ve Hajime’yi buldu. Behemoth tekrar öfkeyle kükredi ve Hajime’yi kovalamak için kendi ayakları içinde gücünü topladı. Ancak büyü saldırıları onu durdurdu.
Kayan yıldızlar gibi sayısız renk büyü Behemoth’a doğru bombalandı. Ona hiç hasar vermedi ama ilerlemesini engelledi. Hajime başını eğdi ve düşmemeye dikkat etti. Tüm bu ölümcül büyüler başının üzerinden geçiyordu. Hajime hayatı için korkmuyordu. Bu hilelerle kaçmak mümkün olabilirdi. Behemoth ve onun arasındaki mesafe 30 metre olmuştu.
Hajime rahatlamıştı. Fakat onu donduran bir şey oldu.
Ateş toplarından birisi doğruca onun üzerine geldi. Bu açıkça ona vurmak için amaçlanmıştı.(Niçin?!)
Beyni şüphe ve şaşkınlıkla dolmuştu. Hajime kaydı ve Ateş topu için kendini hazırladı. O doğrudan isabeti önlemişti fakat dengesi bozulmuştu. Semisirküler damarı hasar görmüş gibiydi.
Ayağa kalkmak da zorlandığı için biraz şaşırdı. Hajime kalkarken canavar tekrar kükredi. Hajime Behemoth’a baktı ve delici gözleri görünce şaşırdı. Üçüncü kez bu boynuzlarını kullandı ve bu Hajime’ye doğruydu. Behemoth da baş gösteren kararsız kafa, puslu görme, sabırsızlık ve mesafe onun sınıf arkadaşlarına kükremesine neden oldu.
Hajime uzağa atlamak için güçle umutsuzca çaba gösterdi. Behemoth’un öfkeli bir şok saldırısının gücü tüm köprüyü yıkmıştı. Çatlaklar merkezden etrafa doğru yayılıyordu. Son olarak nihayet köprü çöktü.
Köprü nihayet eşiğe ulaştı.
‘’Guaaaa!!’’
Behemoth üzerinden tutmak için bir yer bulamadan umutsuzca her yeri pençeledi. Ancak köprü bağı bile çatlaklar yüzünden çökmüştü ve uçuruma düşüyordu. Ölüm sancısı Behemoth tarafından duyuluyordu.
Hajime bir şekilde kaçmak için çökmüştü ve sürünmeye başlamıştı.
‘’Ah, Bu iyi değil…’’
Böyle düşünürken bakışlarını sınıf arkadaşlarına çevirdi. O anda Shizuku’yu gördü ve Kaori’nin sırtından tutuyordu, sanki o onun arkasından zıplamak istiyordu. Onun diğer sınıf arkadaşları soluk ve elleri ağızları ya da gözlerinin üzerindeydi. Meld ve Şövalyeler yüzlerinde depresif bir ifade vardı.
Hajime, karanlık uçuruma doğru düşerken ışığı kavramaya çalıştı.
(Ç.N: Abuk subuk bölümler bitti ve artık pısırık olan Hajime ilerde psikopat olacak.)

Yorum Yap "Ari 1.6 - Bahemoth"